GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hobi bahçesi konusunda ortaya çıkan vatandaş mağduriyetlerinin araştırılmasını talep eden grup önerimiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

2020 yılında bu Meclis hobi bahçeleriyle ilgili bir kanun çıkarmış ve aynı şekilde 2026 yılında da yeni bir kanun komisyondan geçmiş, Genel Kurula gelmeyi bekliyor. Nedir bu hobi bahçeleri? Dünyanın her yerinde var, Rusya'da 60 milyon hobi bahçesi var. Almanya'da ve Avrupa Birliği ülkelerinde de bu hobi bahçeleri bizzat teşvik ediliyor, hatta buraların fideleri ve ağaçları da belediyeler tarafından ve hükûmet tarafından da vatandaşlara tahsis ediliyor. Bugün Türkiye'de 7 milyon kişinin -bu rakamlar tahminî rakamlar- böyle hobi bahçelerinin olduğu söyleniyor ve burada, bu hobi bahçeleri yirmi yıldır Türkiye'nin gündeminde. İnsanlar köyden şehre doğru geldiler arkadaşlar, köyden şehre doğru gelirken bu göçü de doğru yönetemedik ve bir arabesk oluştu. Bu şehirle köy arasında bir nokta oluşturduk, periferide ise bazı evler oluştu, bu evler gecekondulardı, bu gecekondular da Türkiye'nin ciddi şekilde problemiydi. Ardından buralardan imarlar geçti, betonlaştı, yeniden vatandaş toprağa hasret kaldı, suya hasret kaldı, çiçeğe hasret kaldı ve tekrar "Şehirlerin kenarlarında bu tür hobi bahçeleri oluşturalım." dediler, oluşturdular ve buradan şimdi şöyle söyleniyor: "Ne yani, bu binalar kaçak değil mi? Bu tarlalar tarım arazileri değil mi?" Tarım arazileridir, doğrudur. Peki, tarım arazilerine bu ülkede nasıl organize sanayiler yapıldığını, nasıl evler yapıldığını, nasıl oralara imar ve iskân izni verildiğini bilmiyor muyuz biz? Peki, o zaman tarım arazileri değil miydi buralar? Gelin, onlarla ilgili bir araştırma yapalım, hangisinin dekarı fazla; bunların dekarı mı fazla, bunların dekarı mı fazla? Sonra diyorlar ki: "Ne yapalım yani kanunu delmişler, kooperatif kurmuşlar." Bu 7 milyon kişi de kooperatiften mi istifade etmiş? Hayır, değil. "Selçuk Özdağ, sen -niçin- bu kaçak yapıları destekliyor musun?" Peki, siz niye imar affı çıkardınız? İmar barışını niye çıkardınız? İmar barışında kaçak değil miydi o evler, o binalar kaçak değil miydi hem de şehrin göbeğinde hem de deniz kenarlarında? Denize sıfır olan yerlerdeki evlere depreme dayanıklı mı değil mi, estetiği bozuyor mu bozmuyor mu demeyerek, imar affına "imar barışı" diyerek milyonlarca ev verdiniz. Bu evlere imar izni verdiniz, iskân izni verdiniz, ardından tekrar iskân izni verecektiniz, deprem olunca vazgeçtiniz. Eğer deprem olmasaydı 70 kişi ölmemiş olsaydı onlara da bir imar affı verecektiniz. Niye? "Hazineye para getirsin." diyerek. Yoksa o vatandaşları rahat ettirelim diye değil. Biz diyoruz ki: Yasakçı bir zihniyetle yaklaşmayın buraya, doğru bir zihniyetle yaklaşın. Gelin, bir araştırma komisyonu kuralım veyahut da Hükûmet gelsin, kanunları doğru yapsın ve paydaşlarıyla görüşerek yapsın. Bu insanlar buralarda evlerine elektrik taşımışlar. Siz görmediniz mi bu elektrikler gelirken, bağlanırken. Efendim, kooperatifler üzerinden geldi. Hepsi mi böyle geldi? Buralara sular bağlandı. Peki, bu sular belediyelerde daha çok 2019 yılı öncesinde AK PARTİ'li belediyelerdi, sonra da CHP'li belediyeler, MHP'li belediyeler, İYİ Parti'li belediyeler oldu. Görmediniz mi burayı? 11 milyon üyenizin olduğunu söylüyorsunuz, bu üyeler size haber vermedi mi? "Buralar tarım arazileri, buralara elektrik bağlanmaz, buralara su bağlanmaz." demediler mi sizlere, duyurmadılar mı? Duyurdular ama duymamazlıktan geldiniz. Şimdi, kalkmışsınız, diyorsunuz ki "Burada villalar yapıldı." Bu villalar yapılırken niye görmediniz? Görseydiniz.

Bir de şunu yapmak istiyorsunuz: "Efendim, belediyeler sorumlu." Bu imarlar, bu iskanlar yıkılırken belediyeleri sorumlu tutuyorsunuz. Peki, belediyeleri sorumlu tuttuğunuz zaman belediyeler burayı yıkmazsa ne oluyor bu belediyelerle ilgili? Ben size söyleyeyim mi ne olduğunu değerli arkadaşlar. Bakın, burada ne oluyor, söyleyeyim: "Görevi kötüye kullanma" "kamu zararı" "hizmet kusuru" diyerek İçişleri Bakanlığı tarafından bu belediye başkanlarına hemen soruşturma açılıyor. Diyorlar ki: "Siz bunları niye yapmadınız?" Hem de ağır suçlamalarla bunları yapıyorlar. O nedenle, ben diyorum ki değerli arkadaşlar, gelin, bu hobi bahçeleriyle ilgili tarım arazilerine zarar vermeden, bu insanların tarım yapmalarını hem de pestisitsiz gıdalar oluşturduklarını, sebzeler oluştuklarını düşünerek bunlara belli bir düzenleme getirin. Bu düzenlemeyle beraber de vatandaşlarımız buralarda yapmış olduğu bu elektrik bağlama, su bağlama masrafları, oraya binaların yapılmış olması, yıllarca tel örgülerin çekilerek, duvarların çekilerek buralarda yaşam standartlarını yükseltmiş olmaları veya kıraç yerleri verimli hâle getirmelerini engellemeyin diyoruz. Yasakçı bir zihniyet doğru değildir ve gelin, bununla ilgili olarak doğru bir düzenleme yapalım. Bu doğru düzenleme bellidir; hobi bahçeleri olacaktır ama bu hobi bahçeleriyle ilgili olarak da "Ben yaptım, yıktım, oldu." Olmaz, orada hayvanlar var, orada ağaçlar var, orada sebzeler var. Bu suları gelir keserseniz, oraları kıraçlaştırırsınız ve ciddi şekilde ülkenin ekonomisine zarar vermiş olursunuz. O nedenle, biz diyoruz ki bakın, görevi kötüye kullanma, kamu zararı ve hizmet kusuru üzerinden de belediyeleri suçlamayın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Teşekkür ederim efendim.

Bununla ilgili olarak da belediyeler mi kusurlu veyahut da İçişleri Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı mı kusurlu; gelin bunu da araştıralım. Belediyeleri dönüp vatandaşla karşı karşıya getiriyorsunuz. Neden? Çevre ve şehircilik il müdürlüğünün buraları yıkacak alet, edevatları yok, belediyelerin var, büyükşehirlerle ilgili var veyahut da diğer şehirlerle ilgili var. Bununla ilgili olarak da vatandaşla belediyeleri karşı karşıya getirmeyin. Eğer bu belediyelerin tamamını 31 Mart günü bu muhalefet partileri almamış olsaydı -daha çok Cumhuriyet Halk Partisi almıştı- bu kanunu getirmezdiniz, bunu tekrar yeniden bu Komisyona, buraya getirmezdiniz çünkü siz kalkıyorsunuz bir yörük sırtından kurban kesmeye çalışıyorsunuz; bunlar doğru şeyler değil arkadaşlar. Gelin, siyaseti doğru yapalım, siyaseti partimiz için değil, siyaseti milletimiz için yapalım, siyaseti milletimizin huzuru için yapalım diyoruz.

İnşallah araştırma önergemize "evet" oyu verir Adalet ve Kalkınma Partisi ve biz de deriz ki: Ha, yanılmışız, özür dileriz, doğru işler yapmış deriz ama kendilerinin yanıldıklarını millete göstereceğimizi bildikleri için de "hayır" oyu verecekler.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)