GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimiz, hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin başında, millî sporcumuz Rıza Kayaalp'in 13'üncü kez Avrupa Şampiyonu olmasının mutluluğunu hep beraber yaşadık dün, kendisini tebrik ediyorum. Emekle, sabırla, inançla yazılmış büyük bir başarı hikâyesi söz konusu. Finaldeki o net galibiyet hepimizin göğsünü kabarttı. Ay yıldızlı al bayrağımız gönderde bir kez daha dalgalandı. Bu vesileyle hem Rıza Kayaalp'ı hem de milletimize bu başarıları tattıran bütün sporcularımızı -yüce Meclisin çatısı altından tebriklerimle, teşekkürlerimle kendilerini- daha üstün başarılara inşallah namzet olarak görüyoruz.

Şunu ifade etmek isterim ki bazı konuşmalar ortaya kondu. Dün bu Mecliste yapmış olduğum konuşmadan bir bölümü okumak istiyorum: "Sözlerimin başında, geçtiğimiz hafta Siverek'te ve Kahramanmaraş'ta hepimizin yüreğini dağlayan elim hadiselerde vefat eden Ayla Öğretmenimiz ve yavrularımız başta olmak üzere, burada Rahmetirahman'a kavuşan bütün şehitlerimizi hürmetle yâd ediyorum, yaralılarımıza Allah'tan acil şifalar diliyorum, velilerine, anne-babalarına sabrıcemil niyaz ediyorum. Bu, hepimizin ortak acısıdır. Buna dair bu dijital bozgunculuğa feda edecek tek bir yavrumuz dahi olamaz. Bu ülkenin bütün çocukları bizim çocuklarımızdır, onlarla ilgili her türlü tedbirin alınmasına dair sağlam irademizi inşallah hem Hükûmetçe hem Meclisçe ortaya koymak için buradayız. Bugün de buna dair bir araştırma önergesiyle bu konuların mutlaka önlenmesine dair, ilgili tedbirlerin gözden geçirilmesine dair ortaklaşa irademizi hep beraber ortaya koyacağız. Şunu ifade etmek isterim ki: Biz bu konuda asla ve kata yasaklayıcı, özgürlükleri kısıtlayıcı bir yaklaşım içerisinde değil; koruyucu, düzenleyici ve bu konuda ailenin, annenin, babanın, çocukların, gerçekten, hem maddi hem manevi gelişimini sıhhatli bir şekilde geliştirmenin peşindeyiz; geçtiğimiz hafta görüştüğümüz kanun tam da buna dairdir." Dünkü konuşmam; tutanaktan okudum ve dolayısıyla, hiçbir olayı çarpıtmamak gerektiğini ifade etmek isterim. Hem milletvekillerimiz hem Bakanlarımız hem Sayın Cumhurbaşkanımız hiçbir kimseyi, istisnasız bir şekilde... Hem 8 yavrumuza gerekli taziyelerde bulunulmuş hem de fedakâr Ayla Öğretmenimizin ailesine başsağlığı dilekleri ifade edilmiş ve bu konuyla ilgili gereken özen, hakikaten, hepimiz tarafından açık bir şekilde, kamuoyunun da bilgisi dâhilinde gösterilmiştir.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Ama vefat eden 9 kişi Başkanım, 9 çocuğumuz var, 9 yavrumuz var. Başkanım, hâlâ "8" diyorsunuz, bakın, 9.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Olayların çarpıtılmaması ve istismar siyasetine...

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Hâlâ "8" diyorsunuz.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Acıyı, hakikaten, siyasetin merkezine yerleştirmemek gerekir.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Ya, hâlâ "8" diyorsun Sayın Başkan, hâlâ "8" diyorsun; 9. Bak, hâlâ söylüyorsunuz.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - 9 yavrumuzla beraber...

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Hah, şöyle!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Siz "8" diyorsunuz!

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Ya, "9" diyoruz. Ya, matematik...

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Biz 9 yavrumuza ve Leyla Öğretmenimize dönük Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu konuda, bakın, aileyi arayarak taziyelerini sunduğunu ifade ediyorum; milletvekillerimiz, İl Başkanımız, Bakanlarımız taziyede bulunmuşlardır diyorum; bunu hâlâ çarpıtarak, olayları çarpıtarak istismar siyaseti yapmamanız gerektiğini ifade ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Ya, Başkanım, neyi çarpıtması Allah'ını seversen? Hâlâ "8" diyorsun sabahtan beri, bir de bana "Çarpıtıyor." diyorsun ya! Bu kadar alenen yalan söylemek olmaz ya, yüzüme bakarak söylüyorsun ya!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Önergeyle, bakın, bütün hepsine...

BAŞKAN - Bir dakika.

Buyurun, tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Cumhurbaşkanımız sizin istisna tutulduğunu söylediğiniz yavrumuzun da babasını arayarak taziyede bulunmuştur. Bunu çarpıtan sizsiniz.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Burada cenaze listesi, burada, burada.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bu meseleyi böyle maalesef burada konuşmak gerçekten yakıcı bir durum. Bu yalan ve iftira...

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Yalan size yakışır ya, ne "yalan, iftira" ya! Burada liste, burada, burada. Biraz omurgalı olun ya, liste burada, biraz omurgalı ol Sayın Başkan!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - ...ve vicdanlara dönük, vicdanları karartan bir yaklaşıma bakmak ve görmek istiyorsanız lütfen aynaya bakın, bunu reddediyoruz.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - "Yalan, iftira" sözünü söylerken hâlâ yalan söylüyorsun ya, hâlâ yalan söylüyorsun!

HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar) - Dinleyin ya!

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bütün bu konuda milletvekili arkadaşlarımız en başından itibaren orada istisnasız bütün yavrularımızın yanında olmuşlardır, taziyelerine gitmişlerdir, yaralarını sarmak için onları kucaklamışlardır. Bütün yavrular bizim yavrularımızdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Laf salatası.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - "Bir tek kişiyi dahi feda edemeyiz." diyen de dün bizdik. Bunları kimsenin çarpıtmaya hakkı yoktur. Burada tam da bu yavrularımızla ilgili, 15 yaşını doldurmamış çocuklarla ilgili, sosyal medya, dijital mecralarla ilgili düzenlemeyle ilgili konuşmaları yaptığımız esnada ve aynı zamanda on altı haftadan yirmi dört haftaya analık izninin çıkartılmasıyla ilgili düzenlemeyi getirdiğimiz bir süreçte dün de yaşadığımız onlarca defa, hem maalesef karar yeter sayısı hem yoklamayla direnenler muhalefet olduğu hâlde, bu konuyla ilgili yansıtmayla, bu suçlamaların bize yapılmasını, grubumuza yapılmasını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Kurumumuza bu tür asılsız iddialar, bühtanlar ve iftiralarla ve Sayın Cumhurbaşkanımıza, Bakanlarımıza, milletvekillerimize, grubumuza dönük bu tür iftiraları, iddiaları reddettiğimizi ifade ediyorum ve inşallah, bugün görüşülecek kanunla ilgili geçici maddeye dair önergemizle kamuda ve özel sektörde analık izni süresini on altı haftadan yirmi dört haftaya çıkartan kanun teklifimizle ilgili, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış personele de bu hakkın getirilmesiyle ilgili önergeyi de sunacağımızı ve yüce Meclisin bu konudaki takdirini de milletimize arz ediyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.