GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifi sosyal hizmetleri güçlendirme iddiası taşısa da içeriği itibarıyla sosyal devlet ilkesinin sistematik biçimde aşındırılmasının bir belgesidir. Bu teklif yoksulluğu ortadan kaldırmadığı gibi yoksulluğu yönetmeyi, eşitsizliği gidermediği gibi eşitsizliği kalıcılaştırmayı aslında hedefliyor ve yaklaşımın bir ürünüdür. Burada yapılan düzenleme sosyal hakları genişletmiyor, onları idarenin takdirine bırakan bir dönüşümü ifade etmektedir. Yurttaşın hakkı, yerini uygun görülürse sağlanan yardıma bırakmaktadır. Bu teklifin ruhunu anlamak için satır aralarına değil, kurduğu sisteme bakmak gerekiyor. Foucault modern iktidarı tanımlarken yalnızca yasaklayan değil, aynı zamanda izleyen, sınırlandıran ve normalize eden bir karakter taşıdığını, kazandığını ifade eder. Bugün, bu teklifle kurulan yapı tam da budur. "Sosyal hizmet" adı altında toplumu veri nesnesine dönüştüren, izleyen, yöneten bir mekanizma bu. Burada mesele çocukları korumak değildir. Burada asıl mesele toplumun tamamını denetlenebilir hâle getirmektir. Çocuk koruma söylemi ise bu geniş denetim mimarisinin meşrulaştırıcı aracına dönüştürülmektedir.

Gelin, bu tabloya bir de Hakkâri'den bakalım. Hakkâri'de sosyal hizmete erişim bir hak değil, bir mücadele alanıdır. Coğrafi engeller, kurumsal yetersizlikler ve yıllardır derinleşen yoksulluk yurttaşların en temel hizmetlere ulaşmasını dahi zorlaştırmaktadır. Bir anne düşünün, çocuğunu bırakacak bir kreş yok, çalışmak istiyor ama bakım yükü tamamen onun omuzlarında. Devlet ona ne diyor? "İzin sürenizi uzattım." diyor. İzin uzatılmalı elbette ki ama o annenin ihtiyacı sadece izin değil, kamusal destektir. Bir hasta düşünün, hastaneye gidiyor ama kendini Kürtçe anadilinde ifade edemiyor, sağlık hizmetine erişim var gibi görünüyor ama gerçekte erişim yok. Bir genç düşünün, iş yok, sosyal destek yok, gelecek yok, umut yok. Şimdi soruyorum: Bu teklif bu yurttaşların hangi sorununu çözüyor? Hiçbirini çünkü bu teklif sorun çözmeye değil sistemi yönetmeye odaklanmıştır.

Kadınlar açısından bu teklif açık bir çelişkidir. Evet, doğum izni artırılıyor fakat bu düzenleme kamusal bakım hizmetleriyle desteklenmediği için kadının üzerindeki görünmeyen emek daha da artmaktadır. Bu yaklaşım toplumsal cinsiyet eşitsizliğini azaltmaz, yeniden üretir. Hakkâri gibi bölge kentlerinde zaten sınırlı olan kadın istihdamı bu tür politikalarla daha da gerileyecektir çünkü siz kadınlara seçenek sunmuyorsunuz, siz kadınlara rol biçiyorsunuz.

Çocuk hakları meselesine gelince kamera sistemleri, dijital izleme mekanizmaları, bunlar tek başına çözüm değildir. Bu ülkede çocuklar sadece denetim olmadığı için değil cezasızlık olduğu için korunamıyor. Çocuğu korumak istiyorsanız önce sosyal riskleri ortadan kaldıracaksınız, yoksulluğu azaltacaksınız, eğitim ve sağlık hizmetlerini güçlendireceksiniz ama siz çocuğu korumak yerine onu izlemeyi tercih ediyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, bu teklif sosyal hizmeti bir hak olmaktan çıkarıp bir idari sürece indirgemektedir. Darülaceze mantığıyla kurulan bu yaklaşım sosyal devletin alternatifi değil onun yerine ikame edilmeye çalışılan bir modeldir. Ama biz şunu çok iyi biliyoruz: Sosyal devlet yardım dağıtan bir yapı değildir, sosyal devlet eşitliği sağlayan bir güvencedir ve en önemlisi, bu teklif Hakkâri'yi maalesef ki tekrardan görmüyor hiçbir şeyi görmediği gibi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

ÖZNUR BARTİN (Devamla) - Aslında gecenin bu saatinde burada tutulmamızın sebebi olan yine o torba yasalarla, kanun teklifleriyle doldurduğunuz, o ne idiği belirsiz kanun teklifleriyle toplumu oyalama, toplumu bir yerde farklı şeylere entegre etme, kendi istediğiniz o dizayna entegre etme girişimleriniz hâlâ devam ediyor ama halkın asıl gündemi hiçbir zaman bu Mecliste konuşulmadı, konuşulmuyor, ısrarla da konuşulmuyor fakat biz de aynı ısrarla devam edeceğiz, biz de halkın gündemini buraya taşımaya devam edeceğiz. Hakkâri'deki yoksulluk görülmüyor, eşitsizlik görülmüyor, işsizlik görülmüyor.

Bu teklif hakları daraltan, eşitsizliği büyüten ve toplumu denetim altına alan bir yönelimin ürünüdür. Biz bu yönelimi kabul etmiyoruz. Biz sosyal hizmetlerin hak temelli, kamusal, erişilebilir ve yerel ihtiyaçlara duyarlı bir biçimde yeniden inşa edilmesini savunuyoruz. Bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın hakkını bu Meclis korumak zorundadır. Bu sorumluluk lütufla değil hukukla yerine getirilir.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)