GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 24'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sosyal politika reformu gibi sunulan değişikliklerden birisi de bu maddede yer alıyor. Yaptığınız değişiklikle Türk Silahlı Kuvvetleri, Sahil Güvenlik ve Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan kadın personelin doğum izinlerini teklifin 2'inci maddesine paralel olarak artırıyorsunuz. Bu artışı gerekli ancak eksik ve yetersiz buluyoruz. Sadece izin süresini artırmakla sorunun özüne dokunamaz ve çözüm üretemezsiniz. Buradan eşitlik çıkmaz, sosyal devlet hiç çıkmaz, güçlü aile politikası çıkmaz, hele hele kadının çalışma hayatını koruyan bir vizyon hiç çıkmaz. Yapılan değişiklik, çocuğun bakım yükünü yine kadının omuzlarına yüklüyor. Anlayış aynı, zihniyet aynı, yapılan sadece ambalajı değiştirmek ve günü kurtarmak. Çözüm var mı? Yok. Meseleyi en baştan doğru adlandırmak zorundayız. Bu konu sadece doğum ve analık izni meselesi de değildir, bu bir ebeveynlik meselesidir. Çocuğun doğumu, bakımı, gelişimi ortak sorumluluktur. Bu sorumluluğun anne ve baba arasında eşit ve birlikte paylaşılması meselesidir. Hükûmet düzenlemeyi çağın gerisinde kalmış bir aile anlayışıyla değil, günümüzün ihtiyaçlarını karşılayan bir perspektifle de ele alınmalıydı. Bunların hiçbiri teklifte görmüyoruz.

Ülke gerçekleri ortada. TÜİK verileri ne diyor? 25-49 yaş grubunda hanede 3 yaş altı çocuk yoksa kadınların istihdam oranını yüzde 58, erkeklerin yaklaşık yüzde 80 ama 3 yaşın altı çocuk olduğunda tablo değişiyor, kadınların istihdam oranını yüzde 27'ye düşüyor, erkeklerde ise oran yüzde 90 civar. Yani çocuk olunca kadın işten kopuyor, erkekse çalışmaya devam ediyor, bu tabloyu kabul etmiyoruz. Teklifte bu tabloyu değiştirmek için bir adım var mı? O da yok.

Değerli milletvekilleri, Hükûmetin çocuk bakımında babayı eşit bir özne yapmak gibi bir niyeti olmadığını görüyoruz. Kadının çalışması sorun, evde kalması ise çözüm olarak görülüyor. Kadının izin süresini uzatıp babaya göstermelik birkaç gün eklemekle eşitlik sağlanmıyor, toplumsal sorunlar çözülmüyor. Lafı dolaştırmaya gerek yok, çözüm net: Sadece anneye değil babaya da zorunlu ve eşit sürede doğum izni verilmesi.

Başka bir önerimiz de kreşlerin ücretsiz olması ve vatandaşın evine yakın bir yerde kreş bulunabilmesi. İvedilikle, kadınları işten koparmayan, hak kaybına uğratmayan çalışma modelleri hayata geçirilmeli, buna yönelik teşvikler uygulanmalı, iş yerinde ayrımcılığa karşı güçlü ve caydırıcı denetim mekanizmaları kurulmalıdır. Bırakın bunları hayata geçirmeyi, bu iktidar, kadınları güvencesiz, sosyal güvenceden yoksun ve en düşük ücretli çalışmaya mahkûm ediyor. Dilovası'nda bunu gördük, yaşadık ve acı sonuçlar doğurdu. Ne değişti? Hiçbir şey.

Değerli milletvekilleri, seçim bölgelerimizde yaptığımız çalışmalarda sık sık karşımıza çıkan şöyle bir temel sorun var: Kadınların iş hayatına başlamadan önce olan doğumlarının da sosyal güvenlik süresine dâhil edilmesi. Bu konudaki düzenleme bir an önce Meclis gündemine getirilmeli, eşit yurttaşlık adına bir haksızlık ortadan kaldırılmalıdır. Unutmayalım, güçlü bir ülkeyi güçlü kadınlar kurar.

Teşekkür ediyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)