| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Çocukları dijital mecralarda korumak elbette çok önemli, dünya bunu konuşuyor ve çözmeye çalışıyor ancak herkesin gizliliğini tehlikeye atan bir gözetim altyapısı kurmayı düşünmeden, gerektirmeden çözmeye çalışıyor. Hepimiz aynı şeyi söylüyoruz; çocuklarımızı bu ortamlarda korumalıyız. Herhâlde bu salonda buna karşı çıkan tek bir kişi yoktur ancak böyle olmaz, bir torba kanunla apar topar "Yaptık oldu." zihniyetiyle olmaz arkadaşlar.
Ayrıca, bugün, özellikle Kahramanmaraş'ta, Şanlıurfa'da kaybettiğimiz evlatlarımızla ilgili yaşananlar, dijital mecraların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri için ortak bir araştırma komisyonu kurmuşken, onu beklemeden, Dijital Mecralar Komisyonunda bile tartışılması gereken bu konu bile konuşulmadan biz bu kanunu konuşuyorsak bu komisyona da gerek yok Sayın Başkanım. Değerli arkadaşlar, böyle çıkan bir kanun çocuklarımızı kaybetmemizi engelleyemez, sorunu da çözmez.
Çocuğu korumak elbette çok önemli. Eğer gerçekten korumak istiyorsak çok boyutlu, kompleks bir konuya çözüm bulmak istiyorsak bunu çok daha yönlü, çok daha ortak akılla hazırlanmış bir komisyon çalışmasıyla, Avrupa Birliğiyle beraber, benzer soruna odaklanmış ülkelerle iş birliği içinde, ebeveyn eğitimi, internet okuryazarlığı ve büyük teknoloji şirketlerinin sınırsız gücüne karşı ortak sınırlar ve sorumluluklar getirerek yapabiliriz. Sadece çocuklara yasaklar koyarak bunu çözemeyiz, koyamayız da bu çocuklara bu yasağı çünkü bu yasak, davranışı ortadan kaldırmaz, yalnızca görünür olmaktan çıkarır ve çocuğu daha denetimsiz ve daha karanlık bir alana iter. Şunu açıkça söylemek gerekir: Dijital mecralarda uzun zaman geçiren çocuk, genç ya da yetişkin kaybettiğimiz bir insanımızdır, kaybettiğimiz ama maalesef farkında olmadığımız insanlarımızdır. Sosyal medyadan olumsuz etkilenen çocuk çoğu zaman denetimi ve rehberliği zayıflamış bir aile, bir devlet düzeninden kaynaklanır. Bu noktada devletin görevi yasağı koymak değil ebeveyni güçlendirmek, çocuğa gerekli eğitimi vermek, eğitim sistemine dijital okuryazarlığı gerçek anlamda entegre etmek, platformları da şeffaf ve sorumlu davranmaya zorlamaktır.
Değerli milletvekilleri, bu kontrolle sizin asıl özetle niyetinizin çocuğu korumak olmadığını, asıl amacınızın ne olduğunu burada anlatmak istiyorum. Bu madde, devlete her vatandaşın sosyal medya kimliğini beyan etme zorunluluğu getirecek. Herkes, hepiniz, 85 milyon 15 yaşın üstünde olduğunu belgelendirmek zorunda olacak. Bu da herkesin dijital mecralarda kimliğinin bilinir ve denetlenebilir olmasını sağlayacak kamu açısından. Size daha net anlatayım, diyorsunuz ki "E-devlet üzerinden bir "token" sistemi kuruyoruz. Platforma sadece 'Yaşı uygun değil.' bilgisi gidecek." Ama "Yaşı uygun değil." bilgisini gönderebilmek için e-devlete girerek sosyal medya hesabınızın bu olduğunu beyan etmek zorunda olacaksınız ve devlet sosyal medya platformlarındaki tüm hesaplarınızı e-devletteki kimlik bilgilerinizle eşleştirerek bunu bir veri tabanında saklayacak ve tutacak. Dolayısıyla, tüm hesaplar daha görünür ve bilinir olacak. Burada daha sorulacak çok soru var; daha ortada ortam yok, platform yok, nasıl bir sistem, bilinmeyen bir konu ama niyetiniz kesin, aynı Sayın Konuralp'in de ifade ettiği gibi, fişleme. Sizin ifade özgürlüğüyle ilgili karnenizi hep birlikte bir bakalım. RTÜK 2025'te muhalif kanallara 92,7 milyon lira ceza kesmiş. İktidara yakın havuz medyasının sıfır TL ceza var. 39 gazetecimiz tutuklanmış, ne hikmetse bunların içinde muhalefeti eleştirip yalan söyleyenler, hatta yalan söylediğini ekranda itiraf edene bile işlem yok. Ayrıca, İBB süreciyle başlayan Cumhuriyet Halk Partili siyasetçilere, belediye başkanlarına başlatılan siyasi yargı operasyonlarında -gözaltına alınan arkadaşlarımızla ilgili- havuz medyasının sözcüleri; bulundukları kanalları mahkeme, kendileri de hâkim ve savcı rolünü üstüne alarak arkadaşlarımız daha gözaltında ifade vermeden mahkûm ediliyor ve karalanıyor. Bunlarla ilgili en ufak bir ceza veya soruşturma yok ama masumiyet karinesi anayasal güvence altında olan ülkemizde arkadaşlarımızın anayasal hakkını savunan gazeteciler tutuklanıyor. Dolayısıyla, sizin özgür basın karneniz ortada.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Bugün böyle bir karneye sahip iktidarın, 85 milyonun sosyal medya hesaplarını ve verilerini "15 yaş altı çocukların kontrolü" adı altında saklaması ve ulaşmasının asıl amacı "Kimliğinizle konuşamazsınız, eleştiremezsiniz, sadece beni alkışlayacaksınız." baskısını yaratmanın ta kendisidir. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, verileri toplamak, insanları fişlemek, kimsenin sesini çıkmamasını sağlamak hoşunuza gidebilir ama bu verileri korumak da gerekiyor. Koruma konusunda da siber güvenlik karneniz oldukça kötü, tüm vatandaşların kimlik bilgileri çalınmış vaziyette. Telegram'da, Discord'da satılıyor, e-devlet verileri ortada, e-imzalar kopyalanıyor, BTK Başkanının bile e-imzası kopyalanmış durumda. Dolayısıyla, bu hâliyle bu kadar sorun varken, e-devlet uygulamalarında ve siber güvenlik anlamında da bu kadar eksiğimiz varken bu kadar apar topar bir kanun teklifinin bu maddesine "hayır" diyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)