GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aile kim, iktidar kim; bunu soruyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bakın, size, vicdanlarınıza bir fotoğraf sunuyorum: Enes Gıyas Leyla altı ay önce Hatay Dörtyol'da öldürüldü. Bir operasyonda polis yanlış eve girdi ve bir aileyi mahvetti. Şimdi, bununla ilgili ben soru önergeleri verdim ve Meclis İnsan Hakları Komisyonuna sorular sordum. Suriyeliler o kadar değersiz ki altı ay sonra cevap geldi ama gelen cevap arkadaşlar, o kadar vahim ki. Bakın, biz bugün altı yıl sonra Tunceli Valisinin bir aileyi nasıl mahvettiğini konuşuyoruz ya, anlaşılan bir müddet sonra Hatay Valisinin katledilen bir aile hakkında nasıl yalan attığını konuşacağız. İşte, size belgeleriyle burada açıklayacağım. İnsan biraz utanır yahu! Bakın, İnsan Hakları Komisyonuna bir cevap yollamış, İnsan Hakları Komisyonu da hiç incelemeden bana yollamış. Güya kapının önünde bir arbede yaşanmış ve Suriyeli vurulmuş. Oysa gerçek öyle değil. Bakın, kapıdan 3,5 metre ilerideki kan izlerini görüyorsunuz, kapının önünde bir boğuşma yok, 3,5 metre ileride. Bu delil yetmez. Bakın, aranızda hukukçular var değil mi? Arkadaşlar, şu ne? Balistik rapor. Balistik rapor ne diyor? "3,5 metreden uzak atış." diyor ve buna rağmen, 25 Aralıkta çıkan bu balistik rapora rağmen 8 Nisanda bakın, hiç utanmadan Hatay Valisi İnsan Hakları Komisyonuna "Bitişik atışla öldürülmüştür." şeklinde bir cevap gönderiyor. Allah'tan korkun ya! Ve sonra ne oluyor biliyor musunuz? Sizin aileye bakışınız bu işte. O Suriyeli aile değil mi? Değersiz gördüğünüz o insan değil mi? Polis şu anda elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Vicdanlı bir savcı çıktı, olası kasttan iddianame hazırladı ancak Hatay Valiliği soruşturma izni konusunda karar verecek. Sorarım size: Hatay Valisi nasıl karar verir? Hadi size soruyorum arkadaşlar. Bakın, bu ülkede böyle vicdansızlıklar yapılıyor. Ya, Derya Yanık burada mı? Ya, ayıptır, insan utanır ya! Sen eski Aile Bakanısın, Aile Bakanısın, şu cevabı bana nasıl yollarsın ya! Eskisi de yenisi de vicdansız! Yenisi ne mi yapıyor? Onu da söyleyeyim. Onun eşi var, Rahmi Göktaş, Yunus Emre Vakfında Başkan Yardımcısı. İsmail Arı'yı geçen Sincan 3 L Cezaevinde ziyaret ettim "Ömer Bey, Yunus Emre Vakfı hakkında, Bakanın eşinin görevli olduğu Vakıf hakkında haber yaptım, kendimi burada buldum ama işin ilginç tarafı nedir biliyor musunuz?" dedi. "Ya, yan tarafta da Yunus Emre Vakfından tutuklananlar yatıyor. Onların 630 milyonluk yolsuzluğunu ben haber yapmışım, ben de burada yatıyorum." dedi. Peki, işte Aile Bakanı böyle, ben o Aile Bakanına gözaltındaki 13-14 yaşındaki çocuklarla ilgili sorular soruyorum. "Bana ne, onlar teröristler." falan diye cevap veriyor "Adalet Bakanlığı baksın." diyor. Eşi böyle bir meselede, hakkında herhangi bir yargılama bile yok. Diğerleri yatıyor içeride, ihaleleri düzenleyen Rahmi Göktaş ortalıkta. Siz aileye böyle bakıyorsunuz arkadaşlar. Böyle şey olur mu? Şimdi, bakın, böyle olmaz arkadaşlar. Yani acaba "Eşimi koruyayım." diye mi bu kadar vicdansız oluyor insanlar? Çünkü neden? Ben Komisyonda saatlerce görev yaptım, bakın, şunları da size söyleyeyim: Onlarca mazlum, gariban çocuktan bana mesaj geliyor; korumaevlerinde kalan çocuklar bunlar, köprüaltı çocukları, aile felaketleri yaşamışlar, devlet onları korumuş ve ardından "18 yaşına girince seni korumak için memur yaparım." demiş, sonra korumaevinde bir disiplinsizlik çıkınca almış devlet onu, memuriyetten atmış, köprüaltına atmış. Sayın Bakan, ya, bakın, buna bir çözüm bulalım dedim. Yasa teklifimi getiriyorum, Sayın Mahinur Özdemir Göktaş, gelin, bir defalık af getirelim -Sayın Vedat Bilgin de şahittir- yapın bunu dedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Devlet âciz mi üç beş çocuğa bakmaktan? "Hayır." dedi, hiç umurunda değildi. Eskisi de yenisi de vicdansız. Sizin aileye bakışınız bu arkadaşlar, size ne diyebilirim?

Bakın, bugün Ali Öztunç da burada anlattı. Ya, Maraş'ta bir katliam oluyor ve o katliamda bir ailenin çocuğunun babası KHK'li, cezaevine girmiş diye Bakanlar babaya terörist diye bakıyor ve çocuğun cenazesine gitmiyor. Yazıklar olsun ya! Ama siz işte böyle böyle aileyi mahvediyorsunuz. Siz kim, aile kim arkadaşlar? Şu kişiyi görüyor musunuz: Türk Tarih Kurumu eski Şube Başkanı Hasan Balcı. Kendisini KHK'yle işten attınız, iki çocuğunu işten attınız, tüm malına mülküne el koydunuz. Ne oldu biliyor musunuz? Geçen hafta intihar etti bu adam.

SAYIN BAYAR ÖZSOY (Kayseri) - Bağırma!

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Eski bir bürokrattı, şerefli, namuslu bir adamdı. Adamı mahvettiniz, ailesini mahvettiniz, perişan ettiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Siz kim, aile kim arkadaşlar ya! Allah'tan korkun ya!

SAYIN BAYAR ÖZSOY (Kayseri) - Sen kimsin!

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Sen ne konuşuyorsun oradan be! Sen ne konuşuyorsun oradan! Allah'tan kork! Bütün örnekleriyle burada açıklıyorum... Bir de oradan konuşuyorsun ya. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)