| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 106'ncı yılını kutluyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Bu bayramı bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifi binlerce vatandaşımız tarafından beklenen bir kanun, özellikle analık izni konusunda büyük bir beklenti var; bu sürelerin uzatılmasını olumlu karşılıyoruz. 4/A ve 4/B kapsamında çalışan kadınların arasında uygulama farklılıkları ve süre yetersizliği hem eşitlik ilkesine hem de sosyal devlet anlayışına aykırıdır. Kadınlarımızdan hem üretimde aktif olmalarını bekleyip hem de annelik sürecinde onları zaman baskısıyla karşı karşıya bırakmak sürdürülebilir bir politika değildir. Bu nedenle yapılacak düzenlemede kadınların iş ve aile hayatı arasında sıkışması önlenmeli, bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlamalı, toplum sağlığına ve ekonomik verimliliğe olumlu yansımalıdır. Bu bir izin süresi meselesi değil, bir neslin geleceğine yapılan yatırımdır. Geliniz, bu konuyu siyasi görüşlerin ötesinde ele alalım. Anneliği koruyan, emeği değerli kılan ve geleceğimizi güçlendiren bu adımı hep birlikte atalım. Bugün burada yalnızca bir düzenlemeyi değil, bir vicdan meselesini konuşuyoruz. Konumuz çalışan kadınların analık hâlinde sahip oldukları doğum izinlerinin sürelerinin uzatılmasıdır. Bir çocuğun dünyaya gelişi sadece biyolojik bir süreç değildir. Bir annenin bedensel, ruhsal ve sosyal olarak yeniden inşa edildiği çok ama çok hassas bir dönemdir. Ancak, mevcut uygulamalara baktığımızda, çalışan kadınlarımızın bu süreci yeterince sağlıklı ve güvenli şekilde geçirebilmesi için tanınan sürenin yetersiz kaldığını açıkça görüyoruz. Bugün bizden beklenen şey sadece ekonomik dengeleri değil, insanoğlunu da gözeten bir yaklaşım ortaya koymamızdır. Çünkü güçlü toplumlar güçlü annelerle kurulur, sağlıklı nesiller sağlıklı başlangıçlarla mümkündür.
Diğer yandan, sizin aile yılı ilan ettiğiniz yılda bazı gerçeklere de bakmamız gerekiyor. Bugün Türkiye'de aile yapısı, derinleşen ekonomik darboğazın gölgesinde ayakta kalmaya çalışıyor. Artan yaşam maliyetleri, yüksek enflasyon ve gelir dağılımındaki bozulma özellikle dar ve sabit gelirli hanelerde yoksulluğu kalıcı hâle getiriyor. Aileyi korumak yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, ekonomik koşulları iyileştiren bütüncül politikalarla mümkündür. Kiralar, gıda fiyatları, okul giderleri, temel ihtiyaçlar, her biri aile bütçesine eritmekte, insanlar ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını hesaplamaktadır. Böyle bir tabloda aileyi güçlendirmekten söz ediyorsak önce bu ekonomik gerçeği görmek zorundayız. 2024 yılında verdiğim soru önergesinin cevabında yaklaşık 5 milyon hanenin sosyal yardıma muhtaç olduğunu Sayın Bakan açıklamıştı. Sonraki yıllarda sorduğumda ise sayı vermekten kaçındı. 5 milyon hane yani ortalama 20 milyon kişi sosyal yardıma muhtaç.
Değerli milletvekilleri, bunlar gerçekler. Aileyi güçlendirmek istiyorsak yoksulluğu azaltan, istihdamı artıran ve gelir güvencesini sağlayan politikalar üretmek zorundayız.
Değerli milletvekilleri, değinmek istediğim bir konu da ekonomik koşullar her geçen gün daha da zorlaşıyor. İşletmelerin gelirlerinin azaldığı, giderlerinin arttığı, faizlerin yüksek olduğu ve finansmana erişimin güç olduğu, istihdamın azaldığı, emeklinin, tacirin, tüccarın, çiftçinin, sanayicinin çok ama çok zorlandığını hepimiz sahada görüyoruz. 2002'den bu yana 12 kez vergi yapılandırması yaptınız, bu Mecliste yapıldı; bugün de esnaf nefes alamıyor. Gelin, bunlara bir can suyu olalım. Muhakkak bunlar istihdama katkı sağlayacak, ekonomiye yön verecektir. Vergi yapılandırması yapmamız acil ve şarttır. Gecikme faizi, tekrar ediyorum, gecikme faizi ve cezaların azaltılması, gelir gider durumuna göre uzun vadeli çok seçenekli ödeme sistemi muhakkak olmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
NAİL ÇİLER (Devamla) - Ayrıca, vergisini gününde ödeyen mükellefler için de vergiye uyumlu mükellef indirimi yani 121'inci madde artarak devam etmelidir. Eğer bu düzenlemeyi yapmazsak istihdamda kayıplar artmaya devam edecektir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)