GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Çok teşekkür ediyorum Değerli Başkanım.

Bütün milletvekillerimizi ve ekranları başında bizleri izleyen bütün vatandaşlarımızı hürmetle selamlıyorum.

Tabii, sözlerimin başında, geçtiğimiz hafta Siverek'te ve Kahramanmaraş'ta hepimizin yüreğini dağlayan, elim hadiselerde vefat eden Ayla Öğretmenimiz ve yavrularımız başta olmak üzere, burada Rahmetirahman'a kavuşan bütün şehitlerimizi hürmetle yâd ediyorum, yaralılarımıza Allah'tan acil şifalar diliyorum, velilerine, anne-babalarına sabrıcemil niyaz ediyorum. Bu, hepimizin ortak acısıdır. Buna dair bu dijital bozgunculuğa feda edilecek tek bir yavrumuz dahi olamaz. Bu ülkenin bütün çocukları bizim çocuklarımızdır, onlarla ilgili her türlü tedbirin alınmasına dair sağlam irademizi inşallah hem Hükûmetçe hem Meclisçe ortaya koymak için buradayız. Bugün de buna dair bir araştırma önergesiyle bu konuların mutlaka önlenmesine dair, ilgili tedbirlerin gözden geçirilmesine dair ortaklaşa irademizi hep beraber ortaya koyacağız. Şunu ifade etmek isterim ki: Biz bu konuda asla ve kata yasaklayıcı, özgürlükleri kısıtlayıcı bir yaklaşım içerisinde değil, koruyucu, düzenleyici ve bu konuda ailenin, annenin, babanın, çocukların gerçekten hem maddi hem manevi gelişimini sıhhatli bir şekilde geliştirmenin peşindeyiz. Geçtiğimiz hafta görüştüğümüz kanun da tam da buna dairdir. Bugün ve yarın da inşallah 15 yaşını doldurmamış çocuklarımızın, gençlerimizin dijital mecralarla ilgili yanlış etkileşimlerinin ortadan kaldırılmasına dönük düzenlemeleri, önleyici tedbirleri hayata geçirmek için Genel Kurul görüşmelerine devam edeceğiz. Bu konuda attığımız adımların asla çarpıtılmaması lazım, meseleyi başka yerlere çekmemek lazım. Bizim derdimiz yasaklamak değil, korumaktır, düzenleme getirmektir. Bizim amacımız özgürlükleri kısıtlamak değil, çocuklarımızın, gençlerimizin, toplumumuzun geleceğini güvence altına almaktır. Aileyi güçlendirmek, çocuğu korumak ve toplumu sağlıklı tutmak siyasetüstü bir sorumluluktur. Bu mesele ideolojik bir tartışmayı değil, vicdani ve ahlaki sorumluluğu ve duruşu beraberinde taşıyan bir konudur. Bu konuda da hepimizin duyarlılık göstermesi bu sorumluluğun bir gereğidir.

Çok değerli milletvekilleri, geçtiğimiz hafta cuma, cumartesi ve pazar günü Antalya Diplomasi Forumu'nun 5'incisi yapıldı. Forumda üç gün boyunca küresel diplomasinin nabzı tutuldu. İkili görüşmelerde, oturumlarda, panellerde ve basın toplantılarında önemli konular ele alındı. Âdeta Birleşmiş Milletler Antalya'da toplandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen forumda 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6.400 katılımcı, 23 devlet ve hükûmet başkanı, 13 devlet ve hükûmet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle gerçekten nitelikli bir toplantı söz konusu oldu. Bu forum, Türkiye'nin küresel ölçekte nasıl bir ilgi ve odak noktası hâline geldiğinin en somut göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Artık Türkiye sadece bölgesel bir aktör değil, küresel meselelerde söz söyleyen, çözüm üreten ve proaktif dış politikasıyla onlara yön veren bir ülkedir.

Bu forumda gördüğümüz tablo şuydu: Dünya krizler ve belirsizlikler içinde yeni bir denge ararken gözler Türkiye'ye çevrildi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - ...çünkü Türkiye barışı, adaleti, hakkaniyeti, merhameti esas alan bir dış politik duruş sergilemektedir. Bu da bizi sözüne itimat edilir güvenilir bir ortak, aranan, güçlü bir ara bulucu konumuna taşımaktadır. Bu bağlamda, Ankara'da temmuz ayında gerçekleştireceğimiz NATO toplantısı ve kasım ayında Antalya'da gerçekleştireceğimiz COP31 toplantısı gerçekten küresel öneme sahip zirvelerin Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirileceğini bizlere haber veriyor. Bu, sadece basit bir organizasyon değil; Türkiye'nin önemini vurgulayan, jeopolitik konumuyla ve müktesebatıyla dünyaya yön veren, âdeta bir deniz feneri misali yol gösteren niteliğini ve özelliğini vurguluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Tüm bu başarıların arkasında gerçekten güçlü bir liderlik var. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politikadaki kararlı, vizyoner ve bağımsız duruşu Türkiye'yi edilgen bir ülke olmaktan çıkarıp oyun kuran bir aktöre dönüştürmüştür. Mazlumların hür ve gür sesi olan, adaletin ve merhametin yanında duran bu vizyoner liderlik anlayışı sadece bizim için değil dünya mazlumlarının da umudu olmuştur, bu vesileyle gönüllerini ve gözlerini Türkiye'ye çevirmişlerdir. Bu konuda şunu ifade etmek isteriz ki: Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve kutlu bir yürüyüşün içindedir; bu yürüyüş hakkın, hakikatin, iyiliğin, adaletin yürüyüşüdür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, son dakikayı veriyorum.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük ve kutlu bir yürüyüşün içindedir. Bu yürüyüş hakkın, adaletin, iyiliğin ve daha güçlü bir geleceğin yürüyüşüdür. Bizler de bu yürüyüşün neferleri olarak milletimizle birlikte aynı istikamette yürümeye devam edeceğiz ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerini bir bir mutlaka gerçekleştireceğiz diyor, yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)