| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 15.04.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tabii, her bir konuşmacının, Grup Başkan Vekilinin sözlerine başlarken dün Siverek, bugün Kahramanmaraş'la ilgili yaptıkları açıklamaların her birine ayrı ayrı yürekten katıldığımı ifade etmek istiyorum. Ortak bir acı ve bu ortak acıya gösterilmesi gereken tepki ortak fakat şöyle bazı detayları da ifade etmeden geçemeyeceğim.
Değerli arkadaşlar, bu, bir güvenlik meselesi mi? Yani "Biz, bir okulun çevresine 2 tane polis aracı koyuyorduk, şimdi 4 tane koyacağız. 2 güvenlik görevlisi vardı, şimdi 4 olacak." cümlesi, çıkarımı acaba bu sorunu çözmeye yeterli mi? Yani, böyle bakarsak sadece bir güvenlik meselesi olarak bakarsak bu sorunu çözebilir miyiz? Sizler de takdir edersiniz ki, hayır, güvenlik sadece kısa vadede ve o anki sorunu çözmek için yapılabilecek bir adım, bununla ilgili alınabilecek bir karardır. Oysa, sorunun kökü derinlerde. Nerede derinlerde? Sorunun kökü için belki de şu anda işte -birçok vurgu yapıldı- ekranlardaki rol modellere bakmak lazım. Kim bu ekranlardaki rol modeller? Bu çocukların kendilerini örnek aldığı şahsiyetler kimler? Yani, bu çocukları bu silahlara bu kadar aşina hâle getiren ne? Onların bu özelliği nereden kaynaklanıyor? Biz, bu dizileri "Nasıl olsa yurt dışında çok iyi bir ihraç kalemine dönüştü, burada içerideki yansımalarına bakmayalım, dışarıda insanlar Türkçe öğreniyor, 300 milyon dolarlık, 500 milyon dolarlık ihracat kalemi." olarak değerlendirerek bu olayı anlayabilir miyiz? Buna bu noktada karar verebilir miyiz? Değerli arkadaşlar, ben şunu ifade edeyim, maddeyle ilgili de değerlendirme yapacağım ancak gündüz kuşağı programlarından tutun, dizilerden tutun her birini şöyle alt alta koyduğunuzda çok net bir şekilde göreceğiniz manzara şu: Toprak ayağımızın altından kayıyor, başka açıklaması yok. He, bugün siz iktidardasınız, yarın biz iktidarda oluruz ama son tahlilde toprağın ayağımızın altından kaydığını göremezsek bugün, bu çocuklarımızın, 14-15 yaşındaki çocukların benim bile ismini bilmediğim için söyleyemediğim o silahları, şarjörleri, bunlarla beraber okula girerek insan öldürmekten nasıl haz aldıklarını anlayamayız arkadaşlar. Yazık yani! Yazık! Çok yazık! Yani 14 yaşındaki, 15 yaşındaki çocukların böyle bir ruh hâline bürünmüş olmasını gerçekten ben ülkemiz, milletimiz adına çok kaygıyla takip ettiğimi ifade etmek istiyorum.
Şimdi, aile programlarından Sayın Grup Başkanımız da çok sık ifade ediyor, Grup Başkan Vekillerimiz de. Şimdi gündüz kuşağı programları var, Allah aşkına o programların hangisinde ahlak var arkadaşlar, hangisinde aile var, hangisinde bereket var, hangisinde rahmet var? Bütün kötülüklerin, olumsuzlukların, aile içi farklı ilişkilerin, toplumsal farklı ilişkilerin, birbirini aldatanların, tamamının orada ifşa edildiği şeyi gören akşamleyin de belli bir saatten sonra en az iki saat o dizileri muhatap alan çocuktan ne bekliyoruz, ne olacak yani? Bu çocuk allameicihan mı olacak? Bu çocuk İlber Ortaylı mı olacak? Bu çocuk herhangi bir tarihçi mi olacak? Bu çocuk ne olacak? Bu olacak maalesef.
Değerli arkadaşlar, madde Darülacezeye KDV istisnasıyla ilgili... Önemlidir, Darülaceze 19'uncu yüzyılın sonunda Sultan Abdülhamit tarafından kurulan özellikle -dikkat buyurunuz- savaş dönemlerinde ailesi şehit olan; evladı, eşi şehit olanlara bakmak adına kurgulanan bir sistem, çok önemli bir sistem. KDV istisnası önemli, değerli, bununla ilgili söylenecek olumsuz bir şey yok ama şunu da hep beraber düşünelim: Bir taraftan gençlerimiz böyle... Belki otuz sene önce, kırk sene önce her biriniz, bizler evimizde birisi yaşlandığında; annemiz, babamız, dedemiz yaşlandığında onu tutup da herhangi bir huzurevine götürmeyi kendimize hakaret sayardık; bugün artık normalleşti. Sağlık sektöre dönüştü, eğitim sektöre dönüştü, huzurevi sektöre dönüştü; sektör, sektör, sektör; alın size bir de yaşlılık sektörü oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Arkadaşlar, artık bir şeylerin farkına varmamız gerekiyor. Ben bunu aynı zamanda kendime, Mustafa Kaya'ya söylüyorum: Millet bize bir yetki verdi. Bu yetkinin neticesinde dedi ki "Git, sorunlarımı çöz." Bir dahaki dönem milletvekili olursun, olmazsın, çok önemli değil ama anı yaşıyoruz. Bu anı yaşıyorken gelecek kaygılarından arındırılmış, siyasi mülahazalardan arındırılmış bir şekilde bu millete verdiğimiz sözü tutalım arkadaşlar hep beraber.
Bu sorumluluğu tekrar hatırlatıyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, MHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)