| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 15.04.2026 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Maraş'tan aldığımız haberle gerçekten sarsıldık. Tüm ülke olarak derin bir acı ve yas duygusu içerisindeyiz. Daha dün Siverek'te bir öğrencinin arkadaşlarını yaraladığı hatta ağır yaraladığı bir olayı yaşadığımızda hep birlikte burada bu olayı kınadığımızı ama Meclis olarak ve ülkeyi yönetme iddiası olan insanlar olarak üstümüze düşeni tam olarak yapmadığımızı ifade etmiştik, yapılması gerekenleri söylemiştik. Okullarımızın güvensiz olduğunu, velilerin ve öğrencilerin okula giderken kendilerini güvende hissetmediklerini ısrarla vurgulamıştık ama dün de kulaklarını tıkayanlar bugüne kadar bu Mecliste bu konu konuşulurken yani okullarımızdaki güvenlik sorunu, okullarımızdaki temizlik sorunu, okullarımızdaki yemek sorunu gibi en temel sorunlar konuşulurken maalesef iktidar partisinin duyarsız kaldığına, çözümler üretmek konusunda yeterli enerjiyi göstermediğine tanık olduk ve üzülerek yaşadık ki bir gün sonrasında böylesine acı bir olay yaşadık ve kaygılıyız ki bu olayın vahameti daha da artabilir, artacak gibi görünüyor, umarız yanılırız ama bilmeliyiz ki çok katmanlı, çok yönlü, çok ağır bir sorunla karşı karşıyayız ve bu sorun artarak da devam edecek. Eğer bu akılla gidilirse, gerekli önlemler alınmazsa hep birlikte, her birimiz, her siyasi parti bu işin bir ucundan tutarak, çözümün bir parçası olarak bu sorunu çözmek üzere seferber olmazsak artarak gidecek. Her birimizin bugün yüreği yanıyor, yavrularımızı kaybediyoruz, okullarımız güvensiz ama bugün neler yapılması gerektiğini ısrarla konuşmak zorundayız. Bakınız, biz burada defalarca önergeler verdik, okullarımızın güvensiz olduğunu söyledik. Bizim 65 bin güvenlik görevlisinin acilen istihdam edilmesi gerektiğine dönük önergelerimiz Meclisin raflarında bekliyor. Gelin, buradan başlayarak bu sorunun çözümünde adımlar atalım. Hatta istihdam edilmeyen uzman çavuşların bu alanda istihdam edilebileceğini söyledik. Kısa bir hesap yaptığımızda, bakın, 65 bin güvenlik görevlisini istihdam etsek 60 milyar liralık bir maliyet, 60 milyar liralık bir maliyet ve bu ülke biliyor musunuz ki her gün 15 milyar lira faiz ödüyor yani dört günlük faiz gideriyle bu ülke her bir okuluna rahatlıkla birden fazla güvenlik görevlisi yerleştirebilir; bu, son derece önemli. Aynı şekilde, dün gerçekleşen olay sonrasında anladık ki bu öğrenci tehditler etmiş sosyal medyadan, paylaşımlarda bulunmuş ama il millî eğitim müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, bununla ilgilenmesi gerekenler, duyması gerekenler, önlem alması gerekenler seyretmişler ve sonrasında görevden alıyorsunuz.
Bakın, Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürünün Ensar Vakfında çocukları istismar eden kişiyle çekilmiş resimleri var, bir ilişkileri var. Burada, şunun altını çizmek istiyorum: Vakıfları, cemaatleri sivil toplum örgütü olarak niteleyip okullara yerleştirirseniz, müfredatın içine sokarsanız ve üstüne üstlük kadrolaşırken eğitimle ilgili bürokrasiye atarken hangi cemaatin, hangi vakfın adamı, Ensardan mı TÜRGEV'den mi diye bakarsanız işte bu sorunlar katmerlenerek büyür, bunun altını çizmek istiyorum.
Şimdi, burada bir sosyal medya yasası görüşüyoruz. Sosyal medya yasası, bizim görüşeceğimiz sosyal medya yasası, arzu ettiğimiz, çocuklarımızı hem sosyal medyanın zararlı etkilerinden koruyacak hem şiddete özendirilmesine son verecek önlemleri almakta yetersiz, sadece para cezası öneren, denetim görevinden vazgeçen, kurumsallıkları önemsemeyen, bakanlıklara, ilgili devlet birimlerine önemli görevler yüklemeyen, bunlar için gerekli mali desteği sağlamayan yani içinde bulunduğumuz, yaşadığımız sorunun derinliğini anlamamış ve kısmi cezalarla ve bant daraltmalarla bu sorunlarını çözebileceğini düşünen, aslında uzağı göremeyen bir anlayış. Komisyonda söyledik, Komisyonda yirmi saat çalışıldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Ankara) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MURAT EMİR (Ankara) - Yirmi saat çalışıldı, üç gün çalışılsaydı, yeteri kadar dinlenseydi, bu sorun hepimizin sorunu olduğunu, her birimizin aslında çocuklarımızı, sosyal medyadaki olumsuz örneklerden korumamız gerektiği konusunda hemfikir olduğumuzu ama yapabileceğimizin en iyisini ortak akılla yapabileceğimizi ısrarla söyledik ve bugün birazdan görüşeceğimiz yasa teklifi de aslında amaca yetmeyecek, çocuklarımızı korumayacak. Çocuklarımıza kademeli bir anlayış getirmeyen, sosyal medyadan alıkoyduğumuz çocuğu sanatla, sporla, oyunla buluşturmayı hedeflemeyen ve sadece bir konuya odaklanmış, onu da yetersiz yapan bir yasa teklifi. Bizim önerilerimiz ortada, biz bunları ısrarla söyleyeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
MURAT EMİR (Ankara) - Bakın, öyle bir noktadayız ki gelin, bu yasa teklifini genişletelim, daha derli toplu yapalım, daha bütüncül bir anlayışla ve çocuğun üstün yararını düşünerek, devletin denetim, kontrol işlevlerini kabul eden ama bunula birlikte Millî Eğitim Bakanlığını, Spor Bakanlığını, Kültür Bakanlığını sorumlu tutan daha geniş bir çerçeveden bakalım.
Bahsedildi, ben de birkaç cümleyle bahsedeyim. Şiddetin dizilerden başlayarak yaşamın her alanında ödüllendirildiği, yüceltildiği bir toplumsal yaşam içerisinde, şiddetin böylesine tasvip edildiği, teşvik edildiği bir anlayış içerisinde ne çocuklarımızı ne okullarımızı şiddetten koruyamayız ve her birimiz eninde sonunda bu şiddetin bir yanıyla mağduru olmaya devam ederiz. Hiç olmazsa bundan sonra herkesi daha sorumlu davranmaya davet ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim gündemimde doğal gaz zamları vardı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) - Tanju Özcan'ın tutukluluğunun biteceğini öngördükleri için yedek tutuklama yapmaları vardı. Esenyurt Kaymakamının kendini bir siyasetçi gibi zannedip aslında bir kamu görevlisi olmasına rağmen orada kendince siyaset yapıp birilerinin gözüne girmeye çalışması vardı. Holding patronlarının bir ay önce "Kara para operasyonları yapıyoruz, asrın operasyonlarını yapıyoruz." deyip içeri alınıp da birer birer salıverilmesi vardı, bunun arkasında hangi çıkar ilişkilerinin olduğunu gündeme getirecektim ama bu ağır gündemde bunları gündeme getirmeyi doğrusu gerekli görmüyorum. Bugün aslında tek konuşmamız gereken yavrularımızdır, yavrularımızın güvenliğidir, yavrularımız için, gençlerimiz için neler yapmamız gerektiğidir. Bu konuda hepimiz sorumluyuz, sorumluluğumuzu bilmeliyiz. Yalnız bir sorunun cevabını da burada vermeden geçmeyelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Cumhurbaşkanına sorulduğunda, Sayın Cumhurbaşkanı seçimlerin zamanında yapılacağını söylüyor. O hâlde önümüzde iki seçenek var: Sayın Cumhurbaşkanı bir daha aday olmayacak demektir bu. Tabii, bu, Sayın Cumhurbaşkanının ve AKP'nin takdiridir, bizim için fark etmez. Biz, her durumda AKP'nin çıkaracağı adayı rahatlıkla yenebileceğimizi ve 13'üncü Cumhurbaşkanının Cumhuriyet Halk Partili olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama eğer alışageldiğiniz gibi yine "Anayasa maddelerini çiğneriz, Anayasa'yı göz ardı ederiz." diyorsanız, orada duracaksınız. Bakın, Anayasa "Ara seçime gidilir." diyor, ara seçimden kaçıyorsunuz. Anayasa "Beş yılda bir seçim yapılır." diyor ama o gün geldiğinde "Yok bu seçimdi, erken seçim değildi, oydu, buydu." diyecekseniz, şimdiden uyarıyoruz: Anayasa'ya uyacaksınız, beğenseniz de beğenmeseniz de. (CHP sıralarından alkışlar)