GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, çok üzgünüz, dün Siverek'te, bugün Maraş'ta... Dünkü olay yaşandıktan sonra burada söz aldığımızda dedik ki: Bu bir münferit olay değil, bu olayın altında yatan nedenlere çok hızlı eğilmek lazım. Maalesef bugün Maraş'ta saldırgan 1 öğretmeni, 3 öğrenciyi katletti; onlara Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifa diliyorum. Fakat olay vahim bir olaydır, münferit bir olay gibi ele alınıp geçiştirilecek bir olay değildir. Bu konuda gerekli tedbirlerin, önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor.

Bakın, Siverek'teki saldırgan sosyal medya hesabından saldıracağını, bu eylemi yapacağını açıklıyor; okul müdürü şikâyette bulunuyor, tedbir alınmıyor. Şimdi Urfa Valisinin bu aymazlığı, Urfa Emniyetinin bu aymazlığı kabul edilebilir bir şey değil. Böyle birçok valimiz var maalesef; Urfa Valisi, Maraş Valisi, Muş Valisi, Şırnak Valisi, bu valiler valilik yapmıyorlar, yapmadıkları için zaten tedbir almak gibi bir şey akıllarına gelmiyor. Oysa okullarda tedbir alma konusu çok çok önemli. Bakın, suça sürüklenmiş çocuklar, silahla buluşmuş çocuklar bu tür vakaları ilk defa işlemiyorlar. Bu olayları gördükçe tedbire dair bir aklın çalışması yerine biz hâlâ bu olayları bu aymazlıkla yaşamak zorunda kalıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu, ciddi bir risktir, ciddi bir sorundur; bu sorunun üzerine eğilmek lazım. Bir kere, her şeyden önce suçla mücadele etmek lazım.

Bir kere, her şeyden önce bu silahlanma, bireysel silahlanma meselesini artık ciddiye almak lazım. Bu ülkede 10 milyon ruhsatlı silah... Çoğu milletvekili silahlı ya, böyle bir şey mi olur? Milletvekili örnek olacak; milletvekilleri ruhsat kuyruğunda. Dolayısıyla böyle şey kabul edilemez. Bu bireysel silahlanmada ruhsatlısının, ruhsatsızının üzerine gitmek gerekiyor. Bu ülkeyi bu anlamda bu silahtan arındırmak gerekiyor. Meseleye doğru yerden yaklaşmadığınız sürece, suçla ve suça mahal verecek durumlarla mücadele etmediğiniz sürece bu vakalar olur, siz de bunu geçiştirirsiniz; geçiştiremezsiniz, bakın, bu olayın yansımaları devam ediyor, devam da edecek çünkü bu yayılır, bunun böyle bir riski var, buna tedbir almak lazım. Bu konuda gereken adımların bir an önce atılması lazım. Tabii, suçla mücadele ederken suça dolaylı etki yapan, suç zeminini besleyen meselelerle de ilgilenmek lazım. Şimdi, RTÜK'e bakıyorsunuz, RTÜK Başkanının tek derdi muhalif kanallar. "Tele 1'i nasıl kapatayım?" diye bütün ömrünü geçirdi. Sen, bu dizilere baksana, bu mafya dizilerine baksana, sen buradaki şiddeti görsene; bu şiddet, bu televizyonlarda, yayın organlarında, sosyal medyada devam ettiği sürece çocukları nasıl koruyacağız? Koruyamayız, koruyamadığımız için bunlar oluyor ama RTÜK Başkanının aklı fikri muhalif kanallarda, başka bir şeye bakmıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil.

Diğer taraftan, bugün İçişleri Bakanına da seslenmek istiyorum: Bugün öğretmenler, EĞİTİM SEN'li öğretmenler Bakanlığın önüne gelip açıklama yapıp bu konuya kamuoyunun dikkatini çekmek istiyor, polis öğretmenlere saldırıyor, yürütmüyor. Ya, senin işin öğretmenlere mi saldırmak? Bu duyarlılığın önünü açmalısın, bu basın açıklamalarının yapılmasına daha çok olanak sağlamalısın; sen öğretmenlere saldırıyorsun. Ne diyor öğretmenler? "Şiddetsiz toplum, güvenli okul." Okulları güvenli hâle getirmekle sorumlusun sen; öğretmeni engelleyerek, öğretmenin önüne çıkarak değil ve o yüzden buradan hemen çağrı yapıyoruz: Pazartesiye kadar okullar kapatılmalı, pazartesiye kadar okullardaki güvenlik meselesi bir an önce titizlikle ele alınmalı, tedbirler alınmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şiddet meselesi giderek yaygınlaşıyor. Geçmişte şiddet, bugün şiddet, yarın şiddetsiz bir toplum hayalimiz giderek ortadan kalkıyor, gerekli adımları, yasal düzenlemeleri yapmadığınız sürece de bunlar böyle devam edecek. Birbirimizi kandırmayalım.

Bakın, Gülistan Doku olayı; rahmetli Gülistan Doku'nun hâlâ cesedine ulaşılamadı, bulunamadı fakat biliyoruz ki bu bir cinayet. Bunu ısrarla dile getirdik. Adalet Bakanı açıklama yapıyor. "Nereye giderse gitsin sonuna kadar gideceğiz." diyor. Güzel, gidin sonuna kadar ama şunu da sorun: Bugüne kadar niye sonuna kadar gidilmemiş? Gerekirse devrisabık yapın, hesabını sorun. Neden gidilmemiş? Altı yıldır bu vakayla niye ilgilenilmemiş? Altı yıldır bu vakayla ilgilenilmediği için, bakın, biz Yeldana Kaharman'ın, İpek Er'in...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - ...Rojin Kabaiş'in, Rabia Naz'ın, bu soruşturmaların da akıbetini bilemiyoruz. Bunun gibi binlerce vaka. Dolayısıyla şiddetle mücadele edeceksek, bu meselelerin üzerine gideceksek bir kere her şeyden önce tutarlı bir siyaseti, tutarlı bir yönetimi ortaya koymak zorundayız. Yoksa günlük esintilere göre böyle tavırlar geliştirerek şiddetle, suçla mücadele edemeyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şiddet demişken siyasi şiddet de hız kesmiyor. Biliyorsunuz, bileşenimiz olan Ezilenlerin Sosyalist Partisine yönelik bir siyasi operasyon yapılmıştı. Bu siyasi operasyon sonucunda 84 arkadaşımız haksız, hukuksuz yere tutuklandı. Bir arkadaşımız hakkında da yine tutuklama kararı vardı, kendisi yurt dışındaydı. Avukat Sezin Uçar yurt dışından geldi, ifadesini verdi ve tutuklandı. Tutuklanma nedeni şu: "Kaçma şüphesi." Ya, bu artık yani gerçekten kabul edilebilir bir şey değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Kaçma şüphesi nedeniyle arkadaşımızı tutukluyorsunuz. Ya kaçacak olsa niye gelsin? Sadece bu siyasi operasyonların bir sonucu olarak siz bu siyasi şiddeti uyguluyorsunuz, bu siyasi şiddete son vermek zorundasınız.

Bir başka şiddet mekânı cezaevleri. Bugünkü önergemiz çok önemli, cezaevlerini bir kez daha dikkatinize sunuyoruz. Cezaevlerindeki yaşam koşullarını, cezaevindeki uygulamaları bir kez daha dikkatinize sunacağız ama "cezaevleri" deyince tabii, akla İnfaz Kanunu da geliyor. Yahu, bu İnfaz Kanunu neden çıkmıyor, neden bekliyor? İnfazda bu eşitsizlik olduğu sürece cezaevlerindeki durum düzelmez, cezaevlerindeki durum düzelmediği sürece de toplumda toplumsal barıştan, adaletten bahsetmek mümkün olmaz. Cezaevlerinden başlamak gerektiğini defalarca dile getirdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Cezaevleri konusunda tek yapılan şey S Tipi, Y Tipi, kuyu tipi cezaevi inşa etmek dolayısıyla insanları diri diri aslında mezara gömmekten başka bir şey yapılmıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son bir konuya daha değinmek istiyorum. O da belki de şiddetin esas memba yoksulluk. Yoksulluk en büyük şiddettir, bütün şiddetlerin annesidir; şiddet buradan, yoksulluktan doğar.

Bakın, yoksulluğun nedeni nedir? Bugünkü ekonomi politikalarıdır, ısrarla bunu dile getirdik. Şimdi, birkaç tane rakam söyleyeceğim size: Birincisi cari açık, cari açık hesapları iki ayda bozuldu. Cari açıktaki dramatik artış yüzde 58, cari açık giderek büyüyor. Oysa program ne diyordu? "Cari açığı düşüreceğiz." Bırakın düşürmeyi aslında yüzde 58'lik bir artışa neden olmuş.

İkinci bir rakam merkezî yönetim bütçe gerçekleşmeleri açıklandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Üç ayda bütün hedefler şaşmış, üç ayda ödenen faize baktığınızda yıl sonu hedefi şimdiden 2 katına aşılmış durumda. Üç aydaki gerçekleşmelere baktığımızda inanılmaz halkın sırtına vergi yüklenmiş, alınan bu vergi faize gitmiş. Şimdi durum bu kadar vahim. Peki, durum bu kadar vahimken Mehmet Şimşek nerede? Yok, kayıp, aranıyor. Merkez Bankası Başkanı nerede? ABD'de. Ne yapıyor? Bakın, gerçekten güler misiniz, ağlar mısınız? Merkez Bankası Başkanı piyasaya 30 milyar dolar para satmış, gitmiş ABD'de diyor ki: "Döviz pozisyonunuz güçlendi." Ya ayıptır artık ya! Yalanın da kendince bir üslubu vardır, burada sınır tanımaz bir yalanla tabii ki bunun sonucu olarak da büyük bir yoksulluk altında, şiddet altında ezilen bir toplumla karşı karşıyayız.

Teşekkür ederim.