GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Sultangazi ilçemizin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

6 Mart 2008 tarihinde 5747 sayılı Kanun'la Gaziosmanpaşa, Eyüpsultan ve Esenler'den ayrılan mahallelerle Sultangazi ilçemiz kuruldu ve Sultangazi o zamandan bu tarafa sorunlarını hâlâ tam olarak çözememiş, aksine sorunlarını geleceğe taşıyan bir ilçe konumunda varlığını devam ettirmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz cumartesi günü bendeniz Sultangazi'de çeşitli görüşmeler, çeşitli ziyaretler yaptım ve geçtiğimiz yaz ayında da taş ocakları, Cebeci Mahallesi'ndeki taş ocakları sorunuyla ilgili özellikle orada görüşmeler yaptım ve görüşmeler neticesinde edindiğim izlenim şu oldu: Sultangazi, Cebeci Mahallesi'ndeki taş ocakları bir ilçenin havasını, suyunu, her bir şeyini tamamen etkileyen, zehirleyen bir konuma gelmiş. ÇED raporu düzenlenmiş ve bu ÇED raporunda Sayın Bakanın özellikle bize verdiği cevapta, "Cebeci Mahallesi'nde herhangi bir tarihî eser yoktur." diyor ama aynı Bakanlık, yani daha doğrusu Kültür Bakanlığı, Cebeci Mahallesi'ndeki kültür varlıklarından, tarihî eserlerden bahsediyor. ÇED raporu aslında, tam anlamıyla, işi kılıfına uydurmak adına yapılan bir durum olmuş, bir gelişme olmuş.

Ayrıca, saygıdeğer milletvekilleri, ben Sağlık Bakanına, Sayın Sağlık Bakanına, astım, KOAH ve kanser hastalarının Sultangazi'deki artış oranlarıyla ilgili bir soru önergesi verdim ama maalesef henüz bundan bir yanıt alamadım. Döküm sahası yapılan bir Cebeci Mahallesi'nden bahsediyoruz ve inanın, şu anda siz de gidip görseniz, herhangi bir teknik bilgi ihtiyacınız olmadan, sadece çıplak gözle Cebeci Mahallesi'nin ilçe için ne büyük tehditler, ne büyük tehlikeler oluşturduğunu hep beraber görebilirsiniz.

İkinci bir meseleden bahsedeceğim: Yayla Mahallesi, 10 bine yakın nüfusu var, tapulu arazileri var, imarları var, her bir şeyi var ama bayramlarda mahalleden çıkacak yolları yok. Niye? Çünkü mahallenin etrafı mezarlıklarla çevrili, mezarları ziyaret etmeye gelen insanların yoğunluğu maalesef Yayla Mahallesi'ni altüst etmiş. Arkadaşlar, önemli bir şey söylüyorum, 21'inci yüzyıldan bahsediyorum. Yayla Mahallesi'nin arasındaki vadi şu anda doldurulmuş ve Yayla Mahallesi'nde şu anda atıklar Alibey Barajı'na akıyor, Alibey Barajı'na yani İstanbul'un su kaynağı olan bir baraja atıklar akıyor ve oraya Sarıkamış Şehitleri Ortaokulu yapılmış. Bina çok güzel, derslikler çok güzel, oradaki kalite çok güzel fakat ilginçtir, binanın, ortaokulun kanalizasyonu yok arkadaşlar. Yayla Mahallesi'nde ki bu durum, koku dayanılmaz bir şekilde. Yayla gibi önemli bir ilçenin mahallesinde maalesef bunu da bizzat orada müşahede ettiğimi buradan ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bir diğer konu da şu: Yine Cebeci Mahallesi'nde Dökümcüler Sanayi Sitesi diye bir site var. 1980'lerde, 90'larda orası şehir dışında kaldığı için esnaf oraya gelmiş, bir site kurmuş, orada çalışıyor, orada gayret ediyor, orada ekonomiye katkı yapıyor fakat şimdi ne olmuş biliyor musunuz? Şu anda Dökümcüler Sanayi Sitesi'ndeki esnaf mağdur. Niye? Çünkü muhatap alınmıyor, Belediye Başkanı hiçbir şekilde onları muhatap almıyor. Kendi arazileri tapulu olduğu hâlde, orada bir proje yapılmaya çalışıldığı hâlde maalesef, Dökümcüler esnafı şu anda akıbetlerinin ne olacağını bilmiyor ve kendi bulundukları arazilerine yeni bir arazi ilave edilmiş planlarda, bu planlarla birlikte deniliyor ki: "Rezerv alan ilan ettik. Bu rezerv alanla birlikte istediğimiz tasarrufta bulunabiliriz." Ben buradan Sayın Belediye Başkanına sesleniyorum: Yani ne yapacaksınız, aklınızdaki, fikrinizdeki neyse, buradaki esnafın kanaatlerini almadan, bunlarla istişare etmeden bu adımı atmayın. Bu adımı atarsanız öncelikle kul hakkına girmiş olursunuz. Bu insanların geleceğini, emeğini, yıllardan beri oraya yaptıkları yatırımları, yıllardan beri ekonomiye yaptıkları katkıları göz ardı etmiş olursunuz. Ben buradan bir kere daha Sayın Abdurrahman Dursun Bey'e "Buradaki vatandaşları aldığınız kararların içerisine dâhil ederek süreç yürütün." diye buradan ifade etmek istiyorum.

Son olarak, değerli milletvekilleri, şimdi ilginç, yani ilginçliği şuradan geliyor:

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Avrupa Parlamentosu Sultangazi'yi "spor şehri" ilan etmiş; güzel. Yani Sultangazi gibi bir yer spor şehri olduysa bundan memnuniyet duyulur ama Yayla Mahallesi'nde bir Barış Hoca var; gittiğimde 60-70 öğrenciyle ilgileniyordu, antrenman için onları çeşitli arabalara ayrılmış şekilde farklı bir mahalleye, farklı bir yere antrenman sahasına götürmeye çalışıyordu. Barış Hoca diyor ki: "Sultangazi spor şehri olduysa Yayla Mahallesi'nde neden bir tane halı saha yok?" Barış Hoca diyor ki: "Ben buradaki çocuklarla ilgileniyorum. Onların bir an önce uyuşturucudan, bağımlılıktan, mafyalardan, sokak çetelerinden uzak kalması için mücadele ediyorum. Sesimizi duyun, Yayla Mahallesi'ne bir tane halı saha yapın ve neticesinde bu gençlerin geleceğini hep beraber kurtaralım." diyor, ben de onun sözlerine aracılık ettim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)