| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
MEHMET ATMACA (Bursa) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, konumuz sosyal yardımlar ve aile, maalesef, AK PARTİ'nin yirmi beş yıllık iktidarı döneminde en çok zarar gören, en çok hasar gören aile olmuştur ve bu sonuçlar sosyal yardımların artırılması gereğini doğurdu. Yirmi beş yıllık iktidarınız döneminde her açıdan aile yıpranmıştır ve bunun sonuçları olarak aileler dağılıyor, kadın cinayetleri artıyor, aile içi şiddet artıyor, aileler küçülüyor, yetmemiş gibi sosyal yardıma muhtaç aile sayısı da maalesef artıyor. Bu 12'nci madde geçici bir madde olarak düzenlendi. Getirilen bu torba Kanun Teklifi, sosyal politika alanında köklü bir reform iddiasıyla sunulsa da derinlemesine incelendiğinde, yapısal sorunları çözmekten uzak pansuman tedbirlerle yoksulluğu yönetmeyi hedefleyen parçalı bir anlayış ürünüdür?
Teklifteki 12'nci maddeyle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yapılan değişiklikler nedeniyle ortaya çıkabilecek hak kayıplarının önlenmesi ve geçiş sürecindeki süre şartlarının uygulanması geçici maddeye eklenmiştir. Bu geçici maddeyle 2828 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigorta ödemeleri, sosyal ve ekonomik destekleri ile ek istihdam haklarının geçmişe dönük taleplerinin sınırlandırılmasını öngörmektedir. Düzenleme müktesep hakların sınırlandırılması açısından tartışmaya sebebiyet verebilecek niteliktedir. Geçmişe dönük hak taleplerinin reddedilmesi bireylerin güvenirlilik ve hukuki istikrar talepleriyle çelişebilir. Ayrıca, idareye geniş takdir yetkisi tanınması uygulamada eşitlik ve öngörülebilirlik açısından sorun teşkil edebilecektir. Bu madde mevcut hak kayıplarını önlemek iddiasındadır. Peki, sormak lazım, eğer bu kanun teklifi gerçekten kapsayıcı bir düzenleme olsaydı neden bu kadar karmaşık bir geçiş sürecine ihtiyaç duyulmuştur? Geçici maddenin karmaşık süre hesaplamaları ve başvuru koşulları hukuki belirlilik ve idari uygulama birliği açısından risk teşkil etmektedir. Özellikle on iki aylık hak düşürücü başvuru süresi sosyal hizmet desteğine muhtaç bireylerin bilgiye erişim zorlukları düşünüldüğünde hak arama hürriyeti önünde engel oluşturabilecektir. Sosyal hizmetler bir lütuf değil anayasal bir haktır. Bu madde de bu teklifle getirilen parçalı yapının yamalanması çabası olup belirttiğimiz hususlar dikkate alındığında geçici madde gibi geçici bir çözümdür. Teklif ve ilgili madde sosyal politika alanında yapısal sorunlara çözüm üretmekten ziyade, mevcut sistemi teknik düzenlemelerle yeniden kurgulamaya çalışmaktadır. Ancak bu yaklaşım, hak temelli, eşitlikçi ve sosyal devlet ilkesini esas alan bütüncül bir anlayış ortaya koymamaktadır. Kanun teklifi, sosyal hizmetlerin kapsayıcılığını arttırmayı amaçlasa da hukuki olarak denetim, ölçülülük ve temel hak güvenceleri açısından sorunlar içermektedir. Bu düzenlemelerle sosyal yardımlara muhtaç insan sayısının artacağı açıktır. Bu nedenle, biz bu kanun teklifine ret oyu kullanacağız diyor, saygılar sunuyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)