GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

GÜLDEREN VARLİ (Van) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Genel Kurulu ve bizi izleyen tüm halklarımızı saygıyla selamlıyorum.

11'inci madde üzerine söz aldım. Teklifin geneline bakıldığında sosyal hakların nasıl pratikte yok edildiğini görüyoruz. Şimdi, bu ülkede her gün kadınlar katlediliyor, her gün birden fazla kadın şüpheli şekilde yaşamını yitiriyor. Buna dair etkili önlemler alınmadığı gibi, şiddet gören ve sığınaklara başvuran kadınlara yeni engeller geliyor. Bu engelleri koymak yerine, koruma talep ettiği hâlde katledilen kadınların yaşam hakkı neden korunmuyor, neden bu sorgulanmıyor? "Başka kadınlar yaşamdan koparılmasın." diye neden çözümler üretilmiyor? Sığınakların sayısı neden artırılmıyor? Bu düzenleme gibi gerçek dışı yaklaşımlar, toplumda yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine hepimizi yani bu Meclisi de oyalıyor. Şimdi, 11'inci madde ve sığınaklarda kalan kadınlara ve çocuklara harçlık verileceği söyleniyor. Olumlu bir adım atılmış gibi hakkı, güvenceli yaşamı, sosyal devleti bir kenara bırakıp geçici ve keyfî uygulamaları "yasa teklifi" diye sunuyorlar ama nasıl? Bürokrasi işleyecek, komisyon karar verecek, kadının geliri olmayacak ya da yeterli görülmeyecek. Ayrıca, 6284 sayılı Kanun kapsamında yardım kararı da bulunmayacak. Ancak bütün bunlardan sonra ne verilecekmiş? Harçlık verilecekmiş. Yani kadınların ve çocukların sosyal hakkını şartlara ve bürokratik süreçlere bağlıyorlar, sosyal yardımları hak olmaktan çıkartıp idari takdire bırakıyorlar. Zaten sığınaklara başvuran kadınlar şiddetin, yoksulluğun ve güvencesizliğin içinden geçerek oralara geliyor. Açıkça belirtelim: İktidarın görevi nettir; bu görev, kadının önüne yeni engeller koymak değil yaşam hakkını korumaktır. Kadınların ve çocukların sosyal hakkını "harçlık" kelimesinin içine sıkıştırıyorlar. İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çıkanlar, 6284 sayılı Kanun'u etkin uygulamayan anlayış bugün kadınlara ne verecekmiş? Harçlık verecekmiş. Bu kabul edilemez. Kime harçlık veriyorsunuz? Koruyamadığınız kadınlara mı veriyorsunuz? Kadınlara harçlık değil güvence gerekiyor. Şiddet gören kadına sunulan destek sadaka diliyle sunulamaz.

Ayrıca, bu maddenin usul ve esaslarının tamamı bakanlık yönetmeliğine bırakılmaktadır. "Bir miktar harçlık vereceğiz ama her şeyi yönetmelikle belirleyeceğiz." diyorsunuz ki verilecek destek dahi belirsizdir. Üstüne "Bu, sosyal devlet adına yapılıyor." da denilmektedir. Bu yaklaşım sosyal devlet değil açıkça sadaka rejimidir. Bakın, sadece mart ayında 31 kadın katledildi, 33 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Bu ülkede günde 6 kadın katledilirken önümüze yönetmelikle harçlık verilecekmiş gibi sunuluyor. Ülkenin gerçeğini görmüyorsunuz, şiddeti önlemek yerine sorumluluktan kaçıyorsunuz. Akıl tutulmasıyla hazırlanan bu maddeyi de bu anlayışı da reddediyoruz.

Değerli milletvekilleri, gelelim Van'a. Van'da yaşayan 33 yaşındaki Gönül Alkan 17 Şubat 2026 tarihinde boşanma sürecinde olduğu Kemalettin Alkan tarafından öldürüldü. Korunması gerekiyordu ama maalesef korunamadı. 21 ayrı suç kaydı bulunan ve on birinci yargı paketi kapsamında tahliye edilen fail Gönül'ü katletti. Bakın, Gönül Alkan'ın annesi Saliha Bozkurt ne diyor? "Kadın cinayetleri işleyenlerin afla dışarı salınmaması gerekiyor. Bu kişi dışarı çıkarsa bu kez de kendi kızını öldürür. 'Ben pişmanım.' falan demesin. 4 çocuğu öksüz bıraktı. Devlet kızımı neden korumadı? Benim kızım 10 kez karakola ve savcılığa giderek şikâyetçi oldu ama devlet benim kızımı korumadı. Bu kişinin cezaevinden çıkmaması gerekiyordu. Bu kişi ağır bir ceza almalıdır. Kızım on dört yıldır evliydi ve sürekli işkence için şikâyetçi oldu. Bu kişiyi cani olduğunu bildikleri hâlde bıraktılar." diyerek bizlere yani bu Meclise sesleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÜLDEREN VARLİ (Devamla) - Bunlar evladını kaybetmiş bir annenin feryadıdır.

Kısacası, kadınlar sizden harçlık falan istemiyor; güvence ve yaşam istiyor, kadın yoksulluğuna gerçek çözümler üretilmesini istiyor; bu da açık ve nettir. Genel Kuruldaki tüm kadın vekilleri 11'inci maddeye "hayır" demeye davet ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)