GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz madde, sosyal yardımların daha sağlıklı yürütülmesine dönük bir idari düzenleme gibi sunulmaktadır; oysa bu madde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına sosyal yardım başvurusu yapanların hanelerinin gelirinden giderine, sağlık bilgisinden sosyal güvenlik kaydına kadar uzanan çok geniş bir veri alanına erişim yetkisi vermektedir. Üstelik yalnız erişim yetkisi de vermemektedir; bu verilerin elektronik ortamda toplanmasına, işlenmesine, kaydedilmesine ve arşivlenmesine de kapı açmaktadır.

Değerli milletvekilleri, sosyal devlet, vatandaşı topyekûn veri nesnesine çevirmek değildir. Burada açık, dar ve denetlenebilir bir yetki tanımı yoktur. Bu maddede "her türlü veri ve bilgi" denilmektedir. Bu ifade hukuk tekniği bakımından da sakattır, özgürlükler bakımından da tehlikelidir. Daha vahimi ise şudur: Bu iktidar elindeki veriyi koruma konusunda millete güven vermemektedir; 2022'de e-devlette sızıntı olmadığı yalanıyla açıklama yapan iktidar, 2024'te 85 milyon kişinin kimlik bilgilerinin çalındığını kabul etmiştir. Demek ki bu ülkede mesele yalnızca veri toplamak değildir, o veriyi aynı zamanda koruyabilmektir ve siz daha önce koruyamadığınız verilerin üstüne şimdi yenilerini toplamak istiyorsunuz. Şimdi AK PARTİ iktidarına soruyorum: Vatandaşın kimlik verisini koruyamamışsınız, adres bilgisini koruyamamışsınız, dijital güvenliğe dair güven duygusunu koruyamamışsınız, şimdi kalkıp yeni veri toplama yetkisi istiyorsunuz, neye dayanarak, hangi güvenceyle, hangi denetimle, hangi bağımsız mekanizmayla? Sizin en büyük sorununuz bu millete güven verememenizdir, bu ülkede insanlar artık yalnız yoksulluktan değil güvensizlikten de yorulmuştur. Genel Başkanımız Sayın Suat Dervişoğlu'nun da ifade ettiği gibi gençlerimiz iş bulamamaktadır, ev bulamamaktadır, yuva kuramamaktadır, hayat planı yapamamaktadır. Şimdi bir de devlete başvurduğunda, hayatının her ayrıntısının devasa bir veri havuzunda toplanacağını düşünecektir. Bu ülkede gençler "Çalışsam da olmuyor, uğraşsam da olmuyor, bağlantım yoksa hiç olmuyor, yol açılmıyor." diye düşünmeye başlamışsa orada yalnız ekonomi bozulmamıştır, devlet ile vatandaş arasındaki güven de sarsılmıştır. İktidar olarak ekonomimizi bozdunuz, millî duruşumuzu sarstınız, teröre karşı mücadelede bile milletin zihninde çelişkiler yarattınız; gördük ki verilerimizi de koruyamamışsınız. Neyi tutsak elimizde kalmaktadır; para pul olmaktadır, hudut kevgire dönmektedir, gençler umudunu kaybetmektedir ve şimdi de vatandaşın mahremiyeti yardım yönetimi bahanesiyle sınırsız veri toplama düzenine teslim edilmek istenmektedir.

Biz, sosyal yardımın suistimal edilmesine de karşıyız, ihtiyaç sahibinin hakkının yenmesine de karşıyız ancak bunun yolu bütün toplumu dijital şüpheli gibi görmek değildir. İYİ PARTİ olarak diyoruz ki: "Sosyal yardım" adı altında bilgi toplama düzeni kurulamaz. Veri güvenliği zaafı yaşayan bir iktidara vatandaşın bütün hayatını elektronik arşivlere doldurma yetkisi verilemez. Yardım beklemek durumunda bırakılan milletimizin onurundan, mahremiyetinden ve temel haklarından vazgeçmek zorunda bırakılamayacağını ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)