GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bir torba yasa usulünün kötü örneklerinden biriyle bu Meclis tekrardan karşı karşıya. Bu torba yasalarla hem toplumu hem Meclisi nefessiz bırakmak istiyorlar, bunun onlarca örneğine maalesef ki tanıklık etmiş bulunuyoruz. Peki, ne yapılmak isteniliyor? Bu teklif, sosyal hizmetleri güçlendirme maskesi altında kamusal yükümlülükleri, sermayeye ve cemaatlere devreden, sosyal devleti tasfiye eden, yurttaşı hak sahibi olmaktan çıkarıp bir lütuf öznesine dönüştüren siyasal bir kırımdır. Biz bu torba mağduriyet paketine karşı halkın gerçek gündemini ve yerelin çığlığını bu kürsüden haykırmaya devam edeceğiz. Bir kentin nasıl nefessiz bırakıldığını defalarca ben de bu kürsüden dile getirdim ama gözler görmez, kulaklar işitmez. Tavrınız, yaklaşımınız, pratiğiniz böyle olduğu müddetçe kimse bize

eşit yurttaşlık masalı da okumasın.

Hakkâri bugün artık sistematik bir şekilde inşa edilen bir yas mekânı hâline dönüştürülmüştür. 2026'da Biçer'de, Şemdinli'de, Durankaya'da birbiri ardına sönen gencecik hayatlar ve evlatlarını toprağa veren anaların feryatları hâlâ kulaklarımda. 18 Şubat 2026'da Yüksekova'da F.G., 24 Şubatta H.K. ve hemen ardından 5 çocuklu bir annenin şüpheli ölümü. Bu ölümler ne bir psikolojik vaka ne de kişisel tercihtir, Hakkâri'deki bu intiharlar politiktir. Benim çocukluğum, gençliğim bu kentte geçti; beş altı yılda intihar vakası ya duyulurdu ya duyulmazdı. Ne oldu da artık her hafta gencecik kardeşlerimiz hayatlarını sonlandırır oldu? Demek oluyor ki devlet yaşam hakkını kasten ihmal ediyor. Bu tablo, sosyal devletin koruyucu kalkanını yok ettiği adaletsiz, güvencesiz, umutsuz, geleceksiz bir yönetim anlayışının ağır bilançosudur. Kadın haklarını savunmaktan yoksun, ruh sağlığı altyapısı çökertilmiş, sadece güvenlikçi politikalarla yönetilmiş bir kentteki bu gidişat elbette ki tesadüfi değildir, iktidarın halkı dışlayan politik tercihlerinin yarattığı ağır yıkımın sonucudur.

Peki, iktidarın oyunları bitiyor mu? Tabii ki bitmiyor. Bu umutsuzluk ikliminde Hakkâri halkının ekmeğiyle hâlâ oynanmaya devam ediliyor. İŞKUR üzerinden yapılan alımlar dahi âdeta bir soy haritası veya sadakat testi üzerinden yürütülüyor. İki aileden 18 kişinin aynı listeye sığdırıldığı, bürokratların 80 yaşındaki annelerinin işe alındığı bu nepotizm sarmalı, onuruyla yaşayan Hakkâri halkının adalet duygusuna saplanmış bir hançerdir. Tüm bunların yanında doğa bile bu vicdansızlığa artık "Dur." diyor. Bilim adamları avazı çıktığı kadar haykırıyor. Bakın, Şemdinli Yüksekova fayı 7 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem üretme potansiyeline sahip sismik bir boşluktur. Ancak siz Hakkâri'yi bir afet bölgesi olarak değil, âdeta bir ihmaller laboratuvarı olarak kullanıyorsunuz. Sadece son bir aya bakalım: 25 Martta Yüksekova yolunu kapatan heyelan 28 Martta Güzeldere'de yurttaşlarımızı on iki saat boyunca kara, çığa mahkûm eden o ihmal, skandallar bitiyor mu? Elbette ki bitmiyor. Yaklaşık 30 milyon avro maliyetle, halkın cebinden çıkan paralarla kurulan Hakkâri Entegre Katı Atık Tesisinin 11 Nisanda heyelan riski nedeniyle faaliyetleri durduruldu. Bu zeminin bozukluğunu görmek için tesisin çökmesini mi bekliyordunuz? Kamuya verilen bu zararı kim karşılayacak? Sorumlular hakkında soruşturma başlatılacak mı? Halkın cebinden çıkan 30 milyon avro halka geri verilecek mi? Kimler bu tesisten rant devşirdi açıklanacak mı? Bu sorulara cevap vermelisiniz, halka hesap vermelisiniz. Talan cumhuriyetine çevirdiniz ülkeyi, bölgeyi, kenti; bu düşmanlık değil de nedir? Sağanak yağışlar nedeniyle birçok köyün yolu ulaşıma zaten tamamen kesilmiş. Hakkâri-Van kara yolu 35'inci kilometrede ikiye bölünmüş. Gezne köyü yakınlarında toprak kayması nedeniyle yüksek gerilim hatları devrildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZNUR BARTİN (Devamla) - Yine, bugün, Hakkâri bölgesel savaş gerilimleriyle sınır kapılarının kapandığı, esnafın kepenk kapattığı, çiftçinin iflas ettiği bir kuşatma altındadır. Soruyorum: Bir yerin afet bölgesi ilan edilmesi için daha kaç canın gitmesi, kaç yolun çökmesi gerekiyor? 7269 sayılı Kanun'un genel hayata etkililik kriteri Hakkâri için bugün işletilemeyecekse ne zaman işletilecek?

Hakkâri acilen afet bölgesi kapsamına alınmalıdır. Bu, tarihsel ve insani bir zorunluluktur. Kamu kaynaklarını ranta, şatafata ve yandaşa değil, Hakkâri halkının sağlığına, en temel yaşam hakkına aktarmak zorundasınız. Bu talan ve ihmal düzenine karşı halkımızın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum.(DEM PARTİ sıralarından alkışlar)