GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 7'nci madde üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.

Birçok milletvekilimiz söz etti, Siverek'teki okul baskını için hakikaten hepimiz çok üzüldük ama şimdi yüzünüze bakarak bir şey söyleyeyim: Çocuklara bir öğün yemek veremediniz, bari güvenliğiyle ilgili tedbirleri alın. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu maddede özellikle denetimde aykırılıkları, eksiklikleri tespit edilmiş olan yaşlı ve engelli bakımevlerinin kapatılması için bakanlığa yetki veriliyor. "Bunda ne var?" diyeceksiniz yani bunun neresi kötü? Yeterli olmayan bakımevlerinin kapatılmasında elbette ki herhangi bir sakınca yok, elbette ama işletmeleri açarken ve özellikle gerekli denetimlerde gerekli özeni göstermiş olsaydınız o zaman bunları kapatmaya henüz ihtiyaç duyulmaz ve millî servet heba etmiş olunmazdı. Aslında birçok alanda iktidarınız bunu yapıyor, önce kontrolsüz ve denetimsiz şekilde işe koyuluyorsunuz, sonra "Olmadı." deyip kapatmaya gidiyorsunuz. Bunu insanların yaşam alanlarını yok ederken de çokça kullandınız. Bunu nerede gördük? Yaşam alanlarımızda, HES'lerde gördük, vahşice ruhsat verdiğiniz HES'lerde gördük, taş ocaklarında, tarım arazilerinin imara açılmasında, dere kenarlarında yapılara müsaade verilmesinde gördük; yaylalarda, meralarda inşaatların yapılmasına müsaade verdiniz. Ve asıl MAPEG tarafından Türkiye'nin dört bir yanında 480 adet ihale yapıldı. 480 adet ihaleyle Karadeniz'de yüzlerce saha madencilik adı altında yağmaya açıldı, yağmaya; bunların hiçbirine ses çıkarmıyorsunuz. Ben Rize'den seçildim, geldim, Rize'nin Ardeşen ilçesinde ve Çayeli ilçesinde olmak üzere 9 Nisanda ihalesi yapılan 4'üncü grup maden faaliyetleri vardı, madencilik vardı. Şimdi, Rizeli muhtarlarımızın -onları gözlerinden, gönüllerinden öpüyorum, kutluyorum- yüksek itirazlarıyla Ardeşen'de o sesi duydunuz, yapımından vazgeçtiniz. Peki, Rize'nin Çayeli ilçesi üvey evlat mıdır kardeşim? Orada niçin bunun yapılmasına müsaade ediyorsunuz? Çayeli'nin insanları ses çıkarmıyor diye iki buçuk milyon yıl boyunca bu memlekette kalacak olan siyanürün bu topraklara ulaşmasına nasıl gönlünüz razı oluyor da ses çıkarmıyorsunuz diyorum.

Değerli arkadaşlar, bulunduğu ülkenin iş gücü ve bedava çevre koruma olanaklarıyla üretilip neredeyse tamamı cevher olarak ülke dışına çıkartılan; geriye maden atıkları, kimyasallar ve ağır metallerle kirletilmiş sular ve topraklar, yok edilmiş ormanlar bırakılarak yapılan madencilikle kalkınan hiçbir ülke modeli yoktur. Bu, sömürge madenciliğidir ve dünyanın yoksul halkları kendi madenlerini yağmalatan ülkelerin halklarıdır. Eğer biz de, eğer siz de buna devam ederseniz Afrika'nın sömürgesi durumunda olan ve asgari ücretin biraz üstünde çalışan işçiler durumuna düşer o bölgenin insanları, zamanla göç meydana gelir ve o göçten dolayı tarımı da, turizmi de, hayvancılığı da, hepsini de bitirmiş olursunuz. Bunlar kalkınma projeleri falan değildir arkadaşlar, Türkiye'nin topraklarının yerli ortakları olan yabancı şirketlere peşkeş çekilmesi projeleridir. İnsanları yaşadıkları topraklardan çıkartıp metropollerin varoşlarında açlık sınırının altındaki koşullarda yaşatma, sanayinin ucuz iş gücüne eleman devşirme programlarıdır. Vahşi madenler için Ahmed Arif'in dizeleri ne diyor, bakın size söylemek istiyorum:

"Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü..." (CHP sıralarından alkışlar)

Evet, bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koydular; biz bunları biliyoruz. 20'nci yüzyılın başında ekmeğimize göz koyanlar İngiliz'di, Fransız'dı, İtalyan'dı; o zaman direndik, zafer kazandık; çalıştık, ürettik ekmeğimizi ve ülkemizi 21'inci yüzyıla taşıdık, taşımaya da devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlar, bazı notlar vermek istiyorum madencilikle ilgili. Bakın, 1 gram altın elde edebilmek için yaklaşık olarak 4 ton su kullanılmaktadır. 1 ton ham altın için 5 milyon ton kayayı öğütmek gerekiyor arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - 1 ton bakır için 100 ton atık, 1 ons altın yani 31 gram altın için yaklaşık 80 ton maden atığı üretilecek. Arkadaşlar, Türkiye coğrafyalarında eğer biz bu vahşi madenciliğe geçit verirsek, siz sessiz kalırsanız Türkiye geri dönüşü olmayan, geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girer. Önce sizi uyaralım, siz bizi dinlemezseniz de halkımıza bir çağrımız var şimdi: Yakın tarihte Karadeniz'in bütün her yerinde seyahatlerle bu vahşi madenciliğin onlara getireceği sorunları, sonuçları anlatacağız. Ve şunu unutmayın: Halkın istemediği her yerde, Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri omuz omuza, yan yana mücadele edecek, o müsaade ettiğiniz ruhsatları iptal edene kadar da bu şirketlere engel olmaya devam edeceğiz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)