| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzerinde özgürce yaşadığımız bu toprakların her karışında yiğitlerimizin kahramanlığı, annelerin, eşlerin gözyaşı, şehitlerimizin mukaddes kanları vardır. 14-20 Nisan Şehitler Haftası sadece bir anma haftası değil, aziz Türk milletinin hafızasının, vicdanının ve minnet duygusunun yeniden dirildiği mukaddes günlerdir. Biliyoruz ve inanıyoruz ki Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da, terörle mücadelede, sınır ötesinde bu vatan için can veren her bir kahramanımız milletimizin ebedi istiklalinin sarsılmaz mührüdür. Onlar, bayrağımız sonsuza dek dalgalansın, bu vatanın evlatları sonsuza dek başı dik, onurlu, güvenli ve özgürce yaşasın diye ölüme koştular. Aziz vatanımız uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum; ruhları şad, makamları ali olsun. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, süt üreticileri Türkiye'nin her yerinde ciddi bir sıkıntı içerisinde; sürekli feryat ediyorlar, sürekli bir çare arıyorlar. En son ocak ayının ortasında çiğ süt fiyatları açıklandı ve o zaman Sayın Bakan açıkça, net bir şekilde "Her üç ayda bir çiğ süt fiyatlarını güncelleyeceğiz." dedi fakat o günden beri bu sözünün arkasında durmadı ve çiğ süt fiyatlarıyla ilgili bir revizyon yapılmadı. Ancak aylık olarak, sürekli, çiğ süt üretimiyle ilgili girdi maliyetlerinde çok ciddi artışlar var, süt üreticilerimiz gerçekten feryat ediyor ve birçoğu hayvanlarını kesime götürme noktasına gelmişler.
Balıkesir'den bugün fiyat aldım. Şu anda Ulusal Süt Konseyinin vermiş olduğu fiyat 22,22 lira iken Balıkesir'de üretim 24-25 liraya mal oluyor. Öte yandan TÜSEDAT'ın adını açıklamış olduğu rakamlara baktığımızda bu maliyet fiyatının 27-28 liraları bulduğu anlaşılıyor. Bu şartlar altında süt üreticilerinin varlığını sürdürmesi, hayvanlarına sahip çıkabilmesi, Türk ekonomisine katkıda bulunabilmesi mümkün değil. Bu itibarla, giderek artan maliyetlerle ilgili, iktidarın mutlaka önlem alması lazım, tedbir alması lazım. Çiftçilerimizin en temel girdi maliyeti yem; her ay, neredeyse her hafta yeme zam geliyor. Yanı sıra enerji maliyetleri, yanı sıra mazot maliyetleri, diğer bakım maliyetleri, özellikle veterinerlik maliyetleri aldı başını gitti. Özellikle krediye ulaşım son derece zor, kredi faizleri aldı başını gitti, maalesef şu anda süt üreticileri kan ağlıyor. Eğer böyle giderse, birkaç hafta içerisinde tedbir alınmazsa, hayvanlar kesime gidecek ve ondan sonra çok daha büyük problemlerle karşı karşıya kalacağız. Bunu öngörmüş olmalı ki Tarım Bakanlığı, Et ve Süt Kurumu derhâl bir çare bulmuş. Nedir o çare? Süt tozu üretimi normal şartlarda ihracat kaydıyla üretiliyordu, hemen kararı değiştirmiş, üretilen süt tozları içeride tüketilsin, böylece, üreticinin üzerine bir fiyat baskısı yapılsın; bundan derhâl vazgeçilmesi lazım. İkincisi, dâhiyane bir çözüm buldular çünkü her şeye ithalatla çözüm bulan iktidar dedi ki: "İtalya'dan tereyağı ithal edelim, bu problemi çözelim, fiyatın üzerine baskı uygulayalım." Allah aşkına, kendinize gelin, bu üretimle ilgili sorunları tek tek yerinde inceleyin, çare bulun. Aksi hâlde, "Param var ki ithal ederim." derseniz, dışarıdan yüksek faizle tefeciden aldığınız paradan medet umarsanız bir süre sonra sektörü batıracaksınız.
Faizler yüzde 57'lere dayanmış, üretici tefecinin maalesef pençesine düşmüş ama Ziraat Bankası da başka bir zulüm yapıyor maalesef üreticilerimize, diyor ki: "Ben sana kredi veririm." İmzayı atıyor, faiz çalışmaya başlıyor ama yirmi gün, yirmi beş gün, bazen bir ay o parayı üreticiye vermiyor, faiziyle çalıştırıyor, bir taraftan da o parayı kendisi kullanıyor. Artık bunlardan vazgeçin, derhâl üreticinin yanında olun. Aksi hâlde, bu şartlar böyle devam edecek olursa Türkiye ağır bir protein krizine girecek. Zaten etle ilgili tartışmaları sürdürüyoruz.
Öte yandan, Sayın Erdoğan'ın birkaç yıl önce "Tarladan Sofraya" sloganıyla kurulmasına büyük katkı sağlamış olduğu Tarım Kredi marketlerinden bahsetmek istiyorum: Bakın, Tarım Kredi marketlerine geçtiğimiz aylarda tam 4 milyar liralık bir katkı sağlandı, bir avans verildi. Niye? Tarım Kredi marketleri meğer batıyormuş, meğer zarar ediyormuş. Koskoca Tarım Kredi marketi niye zarar eder Allah aşkına?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Koskoca Tarım Kredi marketi niye zarar eder? Çiftçiden almanız gereken ürünü alırsınız, paketlersiniz; çiftçimiz de desteklenmiş olur, tüketici de de desteklenmiş olur. 2023 yılına kadar bu böyle gitti. O tarihe kadar Tarım Kredi marketleri kâr etti fakat 2023 yılında Tarım Kredi marketlerini yönetenler acayip bir şey keşfettiler, bir rant keşfettiler, bir talan düzeni keşfettiler ve çiftçiden alımları kestiler, aracı kurumlar marifetiyle Tarım Kredi marketlerine ürün almaya başladılar. Yaklaşık 1.100 ürün kullanılıyor. Bunların sadece 100 tanesi Türk çiftçisinden alınıyor, yaklaşık bin ürün aracılardan toparlanmaya başlanıyor ve bundan dolayı da büyük zararlar söz konusu.
Bakın, zararlara şöyle bir baktım, raporlar da elimde. 2023'e kadar kâr eden şirket, 2024-2025 yılında, bugünün parasıyla toplam 10 milyar lira zarar etmiş; bir daha söylüyorum: 10 milyar lira zarar etmiş. Peki, bu zararı niye etmiş?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu zararın arkasında rant olduğu için yapmış.
Ayrıca, geçtiğimiz günlerde hatırlattım, hâlâ cevap gelmedi. Bir buçuk yıl önce Tarım Kredi marketlerinde büyük bir soygunu ifşa ettim, özellikle Ankara'da. Ankara'da sahte faturalarla Tarım Kredi marketleri soyanları ifşa ettim ve Sayın Bakana sordum: "Allah aşkına, nedir bu? Tarım Kredi marketlerinde sahte faturayla milyonlarca lira dolandırılmış burası. Nedir bu işin aslı?" Detayları da verdim ama hâlâ cevap vermiyor, veremiyor ve maalesef Tarım Kredi marketleri zarar etmeye devam ediyor.
Peki, ne yaptı Tarım Kredi marketleri? Oturdum, Tarım Kredi marketlerinin aylık enflasyonlarını ve fiyat artışlarını araştırdım. Bakın, özellikle mart ayındaki fiyat artışları inanılmaz. Tarım kredi marketlerinde mart ayındaki enflasyon yüzde 7,49; aynı mahiyetteki zincir marketlerdeki enflasyon yüzde 4,40 yani tüketiciyi korumak, kollamak; üreticiyi korumak, kollamak üzerine kurulmuş ama mart...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - ...ayında zincir marketlerin 2 katı kadar enflasyon var. Niye yaptılar bunu? Çünkü zarar ediyor, çünkü batırdılar; korkunç bir tezgâh kurulmuş, korkunç bir rant ve hırsızlık mekanizması kurulmuş. Hiç olmazsa şu soru önergelerimize cevap verin, vermezseniz konuşmaya devam edeceğim. Tarihe not düşmek için söylüyorum bunları çünkü göz göre göre Türk çiftçisini de batırıyorsunuz, maalesef tüketiciye de büyük eziyet ediyorsunuz.
Gelelim yine Tarım Kredi Kooperatiflerine bağlı lisanslı depoculuğa. Tarım kredi marketleri zarar etmiş de burası etmeyecek mi? Burası da zarar etmiş, hem 2024'te hem 2025'te ciddi zararlar etmiş. Bakıyorum, kim yönetiyor burayı? Bir de bakıyorsunuz eski bir AK PARTİ milletvekili, öte yandan, yine başka AK PARTİ'li isimler yönetiyor. Ya, Allah aşkına, şu sülale devrine bir son verin, şu yandaş anlayışına bir son verin, şu partililere iş bulma anlayışına bir son verin. Bu kurumları doğru düzgün yönetin, zarar ediyorlarsa da hesap sorun yani milletvekilliği bitmiş, illa buraya oturtup ona maaş vermek, huzur hakkı vermek zorunda mısınız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Hem batırıyorlar hem ceplerini dolduruyorlar hem de vatandaş mağdur ediliyor. Dolayısıyla, bununla ilgili de lütfen Lisanslı Depoculuk AŞ'deki yöneticilere de bir çekidüzen verin. Bu yaşananların faturasını millete değil, yöneten insanlara ödetin.
Öte yandan, Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre meselesi, birkaç kere söyledim, bir daha söyleyeceğim. Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübresi, şu anda yüzde 75 zamla çiftçiye vermiş olduğu gübre, Tarım Kredi Kooperatiflerinin deposuna yılbaşından önce girdi. Peki, Allah aşkına, çiftçinin parasıyla yönettiğiniz bu kooperatiflerde çiftçiye yüzde 75 zamla gübre vermenizin ne manası var? Hiç olmazsa bu dönemde, gübre fiyatlarının arttığı bu dönemde çiftçiyi korumanız, kollamanız gerekmiyor mu? Hayır. Çünkü onların derdi bir rant mekanizması. Onların anlayışı çiftçi falan değil, sadece ve sadece yandaşları ve etrafı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Şimdi, özellikle, bütün bu anlattığım Tarım Kredi Kooperatifleri, Tarım Kredi marketleri, efendim, Lisanslı Depoculuk AŞ, kim yönetiyor bunu? Bir bakıyorsunuz, yönetiminin içerisinde eski AKP'li vekiller var, eskiden AKP'de milletvekili olmak için müracaat edenler var, belediye başkanı olmak için müracaat edenler var. Mutlaka sizler de biliyorsunuz, hepsinin kayıtları var, isimlerini tekrar etmeyeceğim. Fakat böyle bir devasa yapı, bu holding göz göre göre çöküyor, batırılıyor, çiftçinin yanında yer almıyor, bir taraftan da maalesef yöneticiler ceplerini doldurdukça dolduruyor. Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü, batırmış bu şirketi ya; kooperatifleri batırmış, marketi batırmış, Lisanslı Depoculuk AŞ'yi batırmış bir yönetici, cebine ayda 1,5 milyon lira para koyuyor; huzur hakkıymış. Nereden alıyor bunu? İran'daki iştirakçi Razi Petrol'den, her ay 10 bin euro cebine huzur hakkı. Ya, Allah aşkına, bu huzur hakkını cebine indireceğine versene köylüye, versene çiftçiye de hiç olmazsa şu anda feryat eden köylü, çiftçi bundan istifade etsin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son bir cümle Sayın Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bir şirketi batıracaksınız, iki yıl içerisinde sadece marketlerden 10 milyar lira zarar ettireceksiniz, milletten topladığınız parayla buraları tekrar abat etmeye çalışacaksınız; üretici perişan, tüketici perişan, ağalar orada keyif çatacaklar, ceplerine milyonları indirdikçe indirecekler, köylü enflasyon altında feryat ederken, girdi maliyetlerinden feryat ederken beyler ceplerine huzur hakkı olsun diye milyonları indirecek. Açıkça buradan ilan ediyorum, gelin bu düzenden vazgeçin. Şu anlattığım manzara, şu ortaya koymuş olduğum fotoğraf aslında Türkiye'de bütün kurumlarda var, Türkiye'yi nasıl yönettiğinizin açık bir manzarası, açık bir göstergesi. Gelin, bu rant ve talan anlayışından vazgeçin, yandaşlarınızın cebini doldurmaktan vazgeçin; milletin derdiyle, milletin çilesiyle meşgul olun. Köylü kan ağlıyor, hayvan yetiştiricisi kan ağlıyor.
Son bir kez daha sizi buradan ikaz ediyorum: Gelin, bu ülkeyi adam gibi idare edin, yoksa da bırakın gidin, biz gelir gereğini yaparız.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.