| Konu: | Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
ORHAN SÜMER (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Değerli milletvekilleri, Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yine bir torba yasa faciasıyla önümüze getirilen 28 maddelik bir yamalı bohçayla karşı karşıyayız. Gelir vergisinden Devlet Memurları Kanunu'na, oradan İnternet Yasası'na kadar her telden çalan bu teklif, iktidarın devleti yönetemediğinin, sadece pansuman tedbirlerle günü kurtarmaya çalıştığının resmidir.
6'ncı maddeyle, devlet korumasındaki gençlerimize 25 yaşına kadar destek verileceği söyleniyor. Kulağa hoş geliyor, değil mi? Ama maalesef. Ancak, biz bu anlayışı çok iyi tanıyoruz. Okullarımızda çocuklara bir öğün ücretsiz yemeği çok gören, tasarruf paketlerle öğrencilerin sütüne, ekmeğine, daha doğrusu bunlara göz diken bir zihniyetin çocuklarımıza gerçekten sahip çıkacağına inanmamız da mümkün değildir. AKP'nin çocuk politikası, MESEM adı altında çocuk işçiliğini yasallaştırmak, evlatlarımızı iş cinayetlerine kurban vermektir. Vatandaş iktidara neden güvenmiyor? Çünkü "Bir kereden bir şey olmaz." diyerek çocuk istismarını aklamaya çalışanların "Küçüğün rızası var." diyerek bu utancı savunanların neler yapabileceğini vatandaşımız biliyor. Ne yazık ki AKP iktidarının sicili çocuk hakları konusunda maalesef kapkara. Bu yüzden, getirilen hiçbir destek paketi samimi ve güvenilir değildir.
Bakın değerli milletvekilleri, getirilmek istenen maddede desteğin miktarı, süresi ve şartları yönetmeliğe bırakılıyor. Bu, Anayasa’nın kanunilik ilkesine, hukuk devleti anlayışına ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe hakkına açık bir darbedir. Sosyal yardım herhangi bir bakanın iki dudağı arasına bırakılacak kadar... Kanunla güvence altına alınması lazımdır. Gençlerimizin geleceği bürokratik keyfiyete mahkûm edilmemelidir. Üstelik hani derler ya "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" Bir yanda "Desteği artırıyoruz." diyorsunuz, diğer yanda 2026 bütçe hedeflerinizde öksüz ve yetim yardımından faydalanan çocuk sayısını kademeli olarak düşürüyorsunuz. 2025'te 30 bin olan hedefi 2027'de 17 bine indiriyorsunuz. Bu ülkede yetimler mi azalıyor yoksa iktidar ihtiyaç sahiplerini yük olarak mı görüyor?
Aynı samimiyetsizlik Darülaceze modelinde de var. Osmanlı'dan miras kalan köklü bir kurumumuz vergi muafiyetleriyle bağış toplayan bir vakıf modeline dönüştürülüp yurt dışına açılmaya çalışılıyor. Bu durum aslında AKP yönetimindeki sosyal devlet anlayışının iflas ettiğinin açık bir göstergesidir. Vatandaştan yardım toplayarak sosyal devlet olunmaz. Devlet yaşlısına ve engellisine bakmak için el açıp bağış toplamaz.
Değerli milletvekilleri, Sayıştay raporları ortada. Engelli ve yaşlılar için fonda toplanan 644 milyon liranın yaklaşık 385 milyonu hâlâ bakanlık bütçesinde duruyor. Buradan da şu anlaşılıyor: Kaynak var ama parayı yandaş projelere, şatafata ayırmaktan başka vatandaşa maalesef sıra gelmiyor.
Yine, bir diğer konu, doğum izinleri artırılıyor, çok güzel, yapılmalı da destekliyoruz ama bakın, sadece anneyi yıkan, babayı dışlayan, kreş açmayan bir modelle kadın istihdamını da baltalıyorsunuz. Bununla birlikte, iktidar, sigorta öncesi doğum borçlanmasını bekleyen binlerce kadının mağduriyetine ise kör ve sağır kalmaya devam ediyor. Aslında tam zamanı, bir önerge ve bir ek maddeyle bu sorunu çözebilir ama iktidar, maalesef, bu konuda da duyarsız, onu getirmiyor.
Değerli milletvekilleri, üzülerek söylüyorum, bu teklif, yoksulluğu yönetmeyi amaçlayan, sosyal devleti bağış ve lütuf mekanizmasına çeviren bir kandırmacadır. Hak temelli olmayan, şeffaflıktan uzak ve denetimi yönetmeliklere hapseden bu düzenlemeye karşıyız.
Çocuklarımızın rızkını ve gençlerimizin geleceğini kimsenin keyfiyetine bırakmayacağız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)