GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:79
Tarih:08.04.2026

TUBA VURAL ÇOKAL (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Toplum bir bütündür. Kurumlar birbirini etkiler ve birlikte çalışır. Bu nedenle, meseleleri parça parça değil bir sistem olarak ele almak zorundayız. Görüşmekte olduğumuz teklif de böyle bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Çalışma hayatını güncelleyen; aynı zamanda aileyi, kadını ve toplumsal yapıyı güçlendiren bir adımdır. Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor; üretim değişiyor, çalışma süreleri ve biçimleri değişiyor. Bu değişimi okuyamayan toplumlar büyük bedeller öder. Bugün Türkiye, küresel dönüşümleri izleyen, o dönüşümlerde aktif olan, oyun kuran bir ülkedir. Türkiye, artık takip eden değil yön çizen bir ülkedir ve bu yönün merkezinde aile vardır. Gelecek meselesi çocuk meselesidir. Dijital çağ kontrolsüz ekran, bağımlılık, dikkat dağınıklığı gibi yeni nesil tehditler üretmiştir. Çocukların zihinsel gelişimini zayıflatan bu risklere karşı en güçlü koruma yasal önlemlerin yanında sağlam aile yapısıdır. Anne güçlü olacak, eş yanında olacak, çocuk güven içinde büyüyecek.

Değerli milletvekilleri, kadın bu toplumun omurgasıdır; bereketin, adaletin, değerlerin ve her türlü devamlılığın timsalidir. Kadınlar, asırlardır hayatın içindedir; tarlada üretimdedir, bizzat ticareti yönetendir; tezgâhta, atölyede, pazarda vardır; akademide, sanatta vardır; kamudadır, yeri gelir cephede vatan savunmasındadır. Devletimiz dün kadınların omzunda yükseldi, yarın da onların emeğiyle yükselecektir. Bu nedenle, kadının toplumsal hayatta da çalışma hayatında da güçlendirilmesi önceliğimizdir. Eski sistemin "Ya çocuk ya da kariyer yaparsın." dolaylı dayatmasına karşın "Kadın çocuk da yapar, kariyer de yapar." cevabını veriyoruz. Bu nedenle, kadınların doğum sonrası izinleri bu yeni kanunla uzatılmaktadır. Bununla birlikte doğum sonrası sürece katılımını artırmak ve aile birliğini desteklemek için babaların doğum sonrası izninde artış yapılmaktadır. Böylece kadınların, sadece politikaların değil eşlerinin de desteğini hissetmelerini sağlamaktayız. Burada yapılması gereken sahadaki gerçekliği esas alarak çözüm üretmektir. Kadınların emeğini güçlendirmek politika üretmenin konusudur. Türkiye'nin çalışma hayatına ilişkin politikaları bu toplumun kendi dinamikleri üzerinden şekillenmektedir, bu yaklaşım korunacaktır. Bizim yaklaşımımız nettir: Kadını güçlendirmek, kadını iş ve annelik arasında bırakmamak, kadını tercih yapmak zorunda bırakmamak çünkü kadın hem annedir hem çalışandır hem üretendir; bu teklif, tam olarak da bunu sağlamaktadır. Bu düzenleme sosyal politika ile istihdam politikasının kesiştiği yerdir. Evet, eleştiriler yapılıyor ama bu eleştiriler, teklifin bütününe değil parçalarına odaklanıyor oysa mesele tek bir başlık değildir, mesele Türkiye'nin nasıl bir çalışma modeli kuracağıdır.

SÜMEYYE BOZ (Muş) - O hâlde bütünlüklü bir çalışma yapmak lazım, o yüzden parçaların her birini ayrı ayrı tartışmak lazım.

TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Bizim yönümüz nettir: İstihdamı artırmak, niteliği yükseltmek, sosyal güvenliği sürdürülebilir kılmak; amaç, bunları yaparken aileyi korumak, kadını güçlendirmek, çocuğu güvence altına alarak geleceğe sağlam adımlarla ulaşmasını sağlamaktır. Anne-babanın çalışma koşullarına yönelik düzenlemeler yaparken geleceğin yetişkini olan çocuklarımızın eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştiği kritik yaşlarında internet mecrasında tehlikelerden korunması meselesini de önemsiyoruz çünkü yapay zekâ ve robotik teknolojileri konuştuğumuz günümüzde, gelecek, eleştirel bakıp yaratıcı düşünceler geliştirebilenlerin olacaktır; bu ise ancak dijital bağımlılık ve diğer dijital tehlikelerden çocuklarımızın genç, parlak dimağlarını korumakla mümkündür.

Türkiye, çalışma hayatını tesadüflere bırakmıyor, kendi modelini kuruyor ve bu modelin merkezine de bütün toplumsal grupları alıyor.

Sözlerimi tamamlarken ifade etmek isterim ki devlet ciddiyeti meseleyi sloganlara indirgemez; devlet ciddiyeti gece uyumamayı, gündüz oturmamayı gerekli kılar. Sorumluluk makamı çözüm kurmak için çalışmayı gerektirir.

Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifinin ülkemiz, milletimiz ve aile yapımız için hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)