| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Benden önceki hatip çiviyi öyle yüksek çaktı ki altını nasıl dolduracağız onu gerçekten kara kara düşünüyorum ama hep iktidar sıralarına bakarak kendisinden sonra gelecek iktidar milletvekilinin ne söyleyeceğini merak ediyordu. Ben Umut kardeşime buradan sesleniyorum, geçmiş dönemde iktidar sıralarında bulunmuş, şu anda da muhalefette bulunan bir milletvekili, bir hukukçu olarak buradan seslenmek istiyorum: Değerli milletvekilleri, bugün burada yalnızca bir dosyayı, yalnızca birkaç ismi konuşmuyoruz, bugün burada Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olma iddiasının nasıl bir algı operasyonuna kurban edildiğini, adliyenin duvarları arasında kalması gereken hakikatin nasıl ekranlara, manşetlere ve sosyal medya linçlerine malzeme edildiğini konuşuyoruz.
Bakınız kıymetli milletvekilleri, bu ülkede artık sessiz sedasız inşa edilmiş paralel bir yargılama düzeni yapılıyor. Bir tarafta Anayasa'ya, kanuna ve usule bağlı kalmak zorunda kalan resmî yargı, diğer tarafta ise manşetlerle, sipariş kalemlerle, televizyon stüdyolarıyla ve organize sızıntılarla işleyen gayriresmî bir meydan yargısı. Ve ne acıdır ki bu gayriresmî düzenin damgası mahkeme kararından çok daha önce vurulmaktadır insanların alnına. Anayasa’nın 38'inci maddesi son derece açık, değerli Grup Başkan Vekili de bir hukukçu, aynı zamanda bir sanatçı, o yüzden buradan "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." ilkesini ne çabuk unuttunuz? Bu hüküm kuru bir temenni değildir; bu, devletin vatandaşına verdiği namus sözüdür. Ama bugün görüyoruz ki daha savcı iddianamesini yazmadan ekranlarda hükümler kuruluyor, daha savunma makamı söz almadan köşelerden infaz listeleri yayınlanıyor, delil mahkeme huzurunda tartışılmadan insanlar toplum vicdanında peşinen mahkûm ediliyor, soruşturmanın gizliliği ilkesi adaletin selameti için değil, algı mühendisliğinin malzemesi hâline getirilerek delik deşik ediliyor. Eğer bir dosyanın içeriği hakikate ulaşmak için değil de birilerini itibarsızlaştırmak için servis ediliyorsa orada hukuk geri çekilmiş, propaganda öne çıkmıştır. Unutulmamalıdır ki ceza bazen mahkeme salonunda değil, toplum hafızasına kazınan o kirli yaftayla verilir ve o yafta çoğu zaman beraat kararıyla bile silinemez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Masumiyet karinesi yalnızca muhalefetin değil, iktidarın da sığınağıdır. Bugün alkış tuttuğunuz hukuksuz sızıntılar yarın sizin kapınızı çalacak değerli milletvekilleri ve bir canavara dönüşecek. Bakın, göreceksiniz bunları çünkü hukuk kişiye göre işletildiği anda hukuk olmaktan çıkar, kişiye değil, genele teşmil edilmelidir. Adalet, iktidarın kılıcı değil, hakkı ihlal edilenin sığınağı olmak zorundadır.
Sözlerimi iktidar sıralarına özellikle şu ikazla tamamlamak istiyorum: Adaletin yerini algı, delilin yerini manşet, mahkemenin yerini stüdyo aldığında kaybeden yalnızca şüpheli ve sanık değil, bütün memleket olur. Gelin bu yanlıştan hep birlikte dönelim ve değerli kardeşimizin vermiş olduğu araştırma önergesine hep birlikte "evet" diyelim diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)