| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
CHP GRUBU ADINA GİZEM ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; derdim kimseyi incitmek değil ama hani bir söz vardır ya: "İnsan olana laf bir kere söylenir." (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Biz bu kürsüde Akbelen'i kaçıncı kez konuşuyoruz? Eylem yaptılar, çadırda yattılar, aç kaldılar, susuz kaldılar, Mecliste iktidar-muhalefet demeden kapı kapı dolaştılar, parklarda nöbet tuttular; "820 bin zeytin." dediler, duymadınız, "57 köy." dediler, duymadınız, "On binlerce dönüm orman." dediler, duymadınız. Dün, Anayasa Mahkemesinin ve Danıştayın önündeydiler; didiniyorlar, çırpınıyorlar, yüzlerce yıldır yaşadıkları topraklarını, evlerini, hayvanlarını, mezarlarını korumak için daha ne yapsın bu insanlar? Soruyorum size: Sizin köyünüz yok mu, sizin doğduğunuz ev yok mu, sizin arkasından yas tutacağınız dikili ağacınız yok mu? (CHP sıralarından alkışlar) Bir gecede "Evin artık senin değil, toprağın senin değil..." Kimin? Şirketin. İnsan bunu kabul edebilir mi, vicdan bunu yapabilir mi? Vicdan, vicdan, vicdan!
2024 yerel seçimlerinden önce acele kamulaştırmayı getirdiniz, sonra geri çektiniz. Ben bir daha soruyorum: Madem doğruydu, o gün neden geri çektiniz; madem yanlıştı, 2026'da niye geri getirdiniz? O gün Muğla'ya bir seçim rüşveti mi vermek istediniz? Ama cevabı 2024 yerel seçimlerinde çok net bir şekilde aldınız. Ne yapıyorsunuz bu kararla? İnsanların evine, ekmeğine çöküyorsunuz, savaş döneminde kullanılacak bir yasayla, o kanunla üstelik ve soruyorum: Nerede bu kamu yararı, kamunun yararı nerede? O kamunun yararı bugün bu kapılara gelen köylüyü korumalıydı ama köylü korunuyor mu? Hayır. Söğüt köyünde bir teyzem hayvanının durduğu yerin üstünü kapattığı için "Hapis cezası aldım." dedi. Oğlunu evlendirecek olan ev yapamıyor, evine çivi çakamıyor ama iş şirketlere gelince, yandaşlara gelince, ranta geldi mi akan sular duruyor, onlar her şeyi yapabiliyor.
Tabii, zulmünüz burada da bitti mi? Şimdi de Akbelen direnişinin simgesi Esra Işık tutuklandı. Bir annenin, Necla Muhtarın yüreği yandı, Esra toprağından koparıldı, acele kamulaştırmayla zorunlu sessizlik istiyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
GİZEM ÖZCAN (Devamla) - Dün Anayasa Mahkemesi önünde söyledik, bugün bir kez daha söylüyoruz: Esra Işık asla yalnız yürümeyecek. Bu ülkenin çocukları açken sizin derdiniz kâr, bu ülkenin insanı geçinemiyorken sizin derdiniz rant; bir şirket kazanacak diye bir halk kaybetsin istiyorsunuz. Bu toprakları şirket bilançosu görmeye, bu ormanları ihale dosyası görmeye utanmıyor musunuz? Şunu unutmayın: Güç sizde olabilir ama hak bizde. Yasaları eğip bükebilirsiniz ama adaletin sesi bizle. Sizin şirketleriniz olabilir ama bu halk bizle. Ne yaparsanız yapın bu mücadele bitmeyecek. Esra'yı da alacağız, Akbelen'i de vermeyeceğiz. (CHP, DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)