| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
SERKAN BAYRAM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; ben de yüce Meclisimizi sevgi, saygı, muhabbetle selamlıyorum.
Tabii, Başkanımıza da teşekkür ediyoruz, bugün Erzincanlılar Günü, o yüzden, katkı sunduğundan dolayı, Erzincan'a verdiği değerden dolayı.
Tabii, Buğday Tanesi, biliyorsunuz, benim hayatımı anlatan, kitabı dünyaya ilham olan, filmi dünyada 1 milyar izlenmeye ulaşan, bir filmden öte bir sosyal sorumluluk projesi ve bununla birlikte hayatımızda dünyaya ışık olup yaşadıklarımız noktasında akran zorbalığıyla ilgili yaşadıklarımızı ve bunu da akran nezaketine çeviren bir sosyal sorumluluk projesidir. Akran zorbalığını da genç yaşta, küçük yaşlarda yaşayan bir vekiliniz olarak, arkadaşınız olarak anlatıyorum; hakikaten çok zor günler yaşadık. Çocukluk ve gençlik yıllarımızda, 18 yaşına kadar elleri cebinde dolaşan bir gençtik. Otobüse binerdik, karşı koltuklarda oturamazdık, tekli koltukları tercih ederdik; camiye giderdik, duvar kenarında namazımızı kılardık ki o kadar ki bu sorgu, sorma, toplumsal mahalle baskısı bizi çok yordu "Sorma." diye tişört yaptırırdık. O kadar yorulduk ki yabancı bir ülkeye gidelim, Türkçe bilmiyorlar, en azından ne dediklerini anlamaz, mutlu oluruz dedik, ona dahi tevessül ettik. Bunları niye anlatıyorum? İşte, bizim gibi, neticede hayatla mücadele eden insanlarımız ve mahalle baskısında, toplum baskısında kalan, akran zorbalığını okullarda yaşayan gençlerimiz için işte Buğday Tanesi bir model oldu, bir ışık oldu, bir ilham kaynağı oldu dünyaya. Bu başarı hepimizin başarısı, bu başarı ülkemizin, Türkiye'nin başarısıdır. Bu süreçte şahsımıza ve bu mücadeleye destek veren başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün herkese teşekkür ediyorum. Millî Eğitim Bakanımızın da destekleriyle EBA'da da okulda filmimiz gösterildi. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite her yere gidiyoruz, yüzlerce okul da bizleri bekliyor. Okullara gittiğimizde evlatlarımızda şunu görüyorum: Ötekileştirmeye karşı, baskıya karşı, giyim kuşamından dolayı rencide olan, gözlük taktığı için rencide olan, kulağı kepçe olduğundan dolayı rencide olan, saçının renginden dolayı rencide olan ve yüzünde beni olan evladımızın psikolojisini çok iyi biliyorum. Bunu bitireceğiz, bunu başaracağız, birlikte yapacağız. Ben gençlerimize de her gittiğim yerde söylüyorum; bir parmakla elli yıllık hayatı sürdürdüm, ben buraya getirdim, siz de 10 parmak var, sizler daha ileri dedim. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Siz ülkemizin geleceğisiniz dedim ve öğretmenlerimizin benim üzerimdeki anılarını anlattım. Yumuşak tebeşirle yazmam zor diye sert tebeşir alan öğretmenimin elini öpüyorum ve Başöğretmenimiz Atatürk olmak üzere bütün öğretmenlerimizi ayakta alkışlıyorum.
Yine, ailelerimizin verdiği önem, değer, bu süreçteki mücadele, kendi ailemden olmak üzere bütün ailelerin de bu sürece katkısını anlatıyoruz ve velilerimizle de buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Bu süreç çok önemli ve hedefim, hayalim 20 milyon öğrencimizin, 2 milyon öğretmenimizin bu konuda daha bilinçli bir yere gelmesi. Yere düştüğünde değil vazgeçtiğinde kaybedersin diyoruz.
MUSTAFA SARIGÜL (Erzincan) - Serkan Bayram Bey, engelliler bakanlığı ne oldu?
SERKAN BAYRAM (Devamla) - Az kaldı, yakında, inşallah Türkiye'de de kuracağız, dünyada da kuracağız, engelsiz bir dünyayı oluşturacağız Sayın Sarıgül.
Buğday Tanesi toprağa tohum saçtı, başak oldu, dünyayı turluyor, inşallah bu mücadeleyi de taçlandıracağız, buna kalben inanıyorum. Ve yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin. Ekonomi, pandemi, depremler, savaşlar; insanlar ölüyor, engelli kalıyor. İnsanlarımızın motivasyona ihtiyacı var. Ve ellerimizle tutamadığımızı kalbimizle, gönlümüzle tuttuk ve hiçbir zaman bırakmadık bırakmaya da niyetimiz yok. Bu mücadeleyi, akran zorbalığı noktasındaki bu mücadeleyi inşallah Türkiye'mizde ve dünyada başaracağız. Önümüzdeki haftada Bakü Devlet Üniversitesinde, 3 tane üniversitede konuşmacıyım Başkanım, daha sonra dünyanın birçok ülkesine gidip hem ülkemizin tanıtımına hem de bu zorbalığı bitirmeye, barış içinde bir dünya kurmaya, engelsiz bir dünyayı kurmayı hep beraber başaracağız diyorum.
Doğa, tabiat zaten bunu yapıyor, pandemisiyle, depremiyle nice insanları öldürüyor, nicelerini engelli bırakıyor, bari biz insanlar birbirimizi öldürmeyelim, engelli bırakmayalım. Çocuklarımız, kadınlarımız, insanlar ölmesin; insanlık ölmesin.
Ben bugüne kadar vermiş olduğunuz süreçten dolayı bütün parti genel başkanlarımıza, bütün milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Sağ olun. (Alkışlar)