| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 07.04.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grup önerisi üzerine söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
İzmir'imizde kamuoyunu uzun süreden beri meşgul eden eski DGM binasıyla ilgili tartışmalara açıklık getirmek ve aziz milletimizi doğru bilgilendirmek üzere söz almış bulunuyorum. Öncelikle şunu açıkça belirtmek gerekir ki: Hukuk devleti kuralların herkes için bağlayıcı olduğu bir sistemdir. Türk Medeni Kanunu'na göre taşınmaz mülkiyeti tapu siciline yapılan tescille kazanılır. Bugün tartıştığımız bu binanın tapusu Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlıdır. Dolayısıyla tapu kimin adına kayıtlıysa mülkiyet hakkı da ona aittir, hukuk bu konuda nettir.
Değerli milletvekilleri, kamuoyunda oluşturulmak istenen diğer bir algı da bu binanın tamamen belediye imkânlarıyla yapıldığı yönündedir. Oysaki gerçekler farklıdır. 2014 yılı rakamlarıyla yaklaşık 3 milyon 105 bin liralık bir kaynak ayrılmış ancak bu kaynağın büyük bir bölümü yani yüzde 75'i İzmir Valiliği ve Kalkınma Ajansı tarafından harcanmıştır. Yani tek taraflı bir belediye yatırımı değil, kamu kaynaklarının ortak kullanımı söz konusudur. Bununla birlikte 2021 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla bu binanın İstanbul merkezli bir vakfa devredilmek istendiği de asla unutulmamalıdır. İzmir'e ait bir değerin şehir dışına aktarılması o dönemde söz konusu olmuştu. Bu karar yargıya taşınmış ve mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Böylece İzmirlinin malı o dönemde İzmir'de kalmıştı. Buradan açıkça sormak gerekir ki, o gün bu karara sessiz kalanlar, bugün hangi gerekçeyle İzmir'in hakkını savunuyormuş gibi konuşmaktadırlar?
Değerli arkadaşlar, Vakıflar Genel Müdürlüğünün başlattığı tahliye sürecine karşı belediye tarafından 4 ayrı dava açılmıştır. 2'si idari, 2'si adli olmak üzere açılan bu davaların tamamında tahliyenin durdurulması talepleri mahkeme tarafından reddedilmiştir. Yani ortada tek bir karar değil, 4 ayrı mahkeme kararı vardır. Anayasa'mızın 138'inci maddesi son derece açıktır: "Yasama, yürütme ve idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu kararlar değiştirilemez ve geciktirilemez."
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Mesela Anayasa Mahkemesi kararları da dâhil mi ona?
YAŞAR KIRKPINAR (Devamla) - Buna rağmen, hâlâ bu süreci tartışmaya açmak, hukuku tartışmalı hâle getirmek elbette doğru bir davranış değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
Buyurun.
MAHMUT ATİLLA KAYA (İzmir) - Biz aydınlandık...
YAŞAR KIRKPINAR (Devamla) - Burada yapılması gereken, hukuka direnmek değil, hukuka saygılı olmaktır.
Değerli arkadaşlar, İzmir'in gerçek sorunları ortadadır. Trafik, altyapı, su ve temizlik gibi konularda vatandaşlarımız acil çözüm beklemektedir. Bu sorunlara odaklanmak yerine hukuken sonuçlanmış bir konuyu sürekli gündemde tutmak doğru bir yaklaşım değildir.
İBRAHİM AKIN (İzmir) - Doğru değil bu; böyle bir şey yok...
YAŞAR KIRKPINAR (Devamla) - Son olarak şunu ifade etmek isterim ki: Bu mesele siyasi tartışmalarla değil, hukuki gerçekler üzerinden değerlendirilmelidir. İzmir'in değeri yine İzmir'de kalmıştır, yargı kararı ortadadır. Artık yapılması gereken polemik üretmek değil, İzmir'e değer katacak projeler üretmek ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap vermektir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)