| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 07.04.2026 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Dün, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü'ydü; Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Musa Anter, Metin Göktepe, Hrant Dink ve gerçeğin peşine düştükleri için hedef alınan tüm gazetecileri saygıyla anıyorum. Ne yazık ki sonu gelmiyor, geçen yıl da Hakan Tosun eklendi. Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında, gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. 2025 yılında gazeteciler tam 610 kez hâkim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı. Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever aylarca zindanda tutuldu. Kara tablo bu yıl da aynı, İktidarı eleştiren Tele1'e çökmek için casusluk sucu uydurup Merdan Yanardağ'ı tutukladınız, yüz altmış iki gündür zindanda. "Terörsüz Türkiye olacak, Kürt sorununu çözeceğiz." diyorsunuz da gazeteciler Pınar Gayıp, Nedim Oruç ve niceleri aylardır, yıllardır tutukluyken nasıl olacak bu iş? TCK'ye 217/A maddesiyle eklenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" diye suç icat edip gazetecileri hedefe koyan da yine bu iktidar. Üç yıl önce yasa Meclisten geçerken o dönem grup başkanımız olan Genel Başkanımız Özgür Özel, biz milletvekilleri ve gazetecilik örgütleri "Yapmayın, bu maddeyle gazetecileri hapse atacaksınız." dedik, dinletemedik, soruşturmaların yüzde 70'i gazetecilere açıldı, şafak baskınları, itibar suikastlarıyla gözaltına alınıp tutuklandılar. Bu mesleğin yüz akı 2 gazeteci Alican Uludağ kırk altı gündür, İsmail Arı on altı gündür işte bu yüzden tutuklu, yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama üç yıl önce "Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz." diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek.
Sayın milletvekilleri, gazeteciler, haberi nedeniyle zindanda ama bakın bu fotoğrafa, gazetecilerin hakkını savunmak için meydanlara inen meslektaşları da yine, maalesef polis ablukasında. İşte, Türkiye fotoğrafı bu maalesef.
Değerli milletvekilleri, haber alma hakkımızın önündeki bir engel de erişim engelleri. Gazeteci haber yapıyor, iktidarın bakanı, vekili, müdürü aynı gün erişimi engellettiriyor. Vatandaş habere tıklıyor, erişim yok; hesaba tıklıyor, yasaklı; kanalı açıyor, karartılmış ya da kayyumda. En fazla erişim engeli kararı aldıranlar bu iktidar sahipleri ve yakınları. Haklarındaki yolsuzluk, rüşvet, torpil haberlerini engelletmede zirvedeler. İkinci sırada engellenenler ise 19 Mart darbesinin kumpaslarını açığa çıkaran haberler. Sadece o günkü protestoları haberleştiren 21 gazete, 12 gazeteci ve 3 derginin sosyal medya hesabı erişimi engellendi. Yapay zekâ tabanlı Grok'a bile bu sansürcü zihniyet soruşturma açıp erişimi engelledi.
Değerli milletvekilleri, basını susturmanın bir başka aracı da ekonomik baskılar. İlan ambargoları, para cezaları, kayyum uygulamalarıyla bağımsız medya ayakta duramaz hâle getiriliyor. Geçen hafta Türkiye'nin 5G teknolojisine geçiş süreci törenlerle duyuruldu. Sloganı neydi: "81 ilde herkes için 5G." İyi ama bu verilen ilanlar ne herkesi ne de 81 ili kapsadı; ikisi de kamu iştiraki konumundaki TURKCELL ve TÜRK TELEKOM'un verdikleri ilanlar herkesi kapsamadı. "Herkes için" dediler, ilanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti, Halk TV dışlandı, Sözcü TV dışlandı; Sözcü, Karar, Birgün ve daha nice gazete ve onların yüz binlerce, milyonlarca okuru, seyircisi kapsama dışında bırakıldı.
Ayrıca, biz burada 81 ilin vekilleriyiz; soruyorum: "Anadolu'nun sesi" dediğimiz yerel gazete ve televizyonlarımız bu milyarlarca liralık ilan pastasından pay alabildi mi? Hayır.
900 bin Eskişehirli, telefonunda, bilgisayarında 5G'yi kullanacak, para ödeyecek ama Eskişehir'in zaten kıt kaynaklara sahip televizyonlarına, gazetelerine 1 liralık ilan verilmeyecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Teşekkür ederim.
Bu nasıl kapsama; soruyoruz.
Ayrıca, buradan bir kez daha uyarıyoruz: Kamu bankalarının, KİT'lerin devasa reklam harcamaları iktidarın propaganda aracı değildir. "AKP'yi översen ilanı kaparsın; eleştirirsen yok olmaya mahkûmsun." anlayışınız yüzünden bugün gazeteler ve televizyonlar büyük ambargolar altında. Bu bir reklam politikası değildir; bu, özgür basını susturma ve tek sesli bir medya düzeni kurma çabasıdır. Biz bu anlayışı yıkacağız; hem ifade ve basın özgürlüğünün en geniş biçimde kullanıldığı hukuk devletini yaratacağız hem de basın kuruluşlarına ekonomik ambargoları kaldıracağız. İnanıyoruz ki basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz ve bir kez daha haykırıyoruz ki gazetecilik suç değildir.
Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)