| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 02.04.2026 |
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir müzakere masası değil de sanki bir sekretarya gibi görev görüyor, bunu buradan söylemek istiyorum çünkü bazı kanun teklifleri tozlu raflarda bekliyor, istediğiniz zaman indiriyorsunuz. Böyle söylememin sebebi de bu deprem konutlarının fiyatlarının ne olacağını aylardır, yıllardır istedik, nedir dedik ama şimdi keyfiniz yerine geldi diyelim, diyorsunuz ki: "Açıkladık, yüzde 74 oranında konutlar için, yüzde 48 oranında iş yerlerine biz indirim yaptık." Peki, bunu alacak parası olan bizim depremzede var mıymış Hatay'da, Adıyaman'da veya Kahramanmaraş'ta? Özellikle asgari ücretlilerin, ticari hayatları altüst olan, çekleri yazılan esnafın durumu neymiş; malını mülkünü kaybedenler ne olmuş? Bunlar için nasıl iyilikler yaptınız? Bunları da tek tek soruyoruz ve bilmek istiyoruz.
Şimdi, indirimin önemli olduğunu ve kıymetli olduğunu söylemeden geçemem; bu, ne bize ne de yaptığımız işe yakışır fakat indirim meselesinin üzerinden bir siyasi propagandaya asla müsaade etmeyeceğimizi buradan ifade etmek istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Mesela, Avrupa Birliği Dayanışma Fonu'nun 400 milyon avro, çeşitli uluslararası bankalardan 100 milyar tutarında finansman, Asya Kalkınma Bankasının İLBANK'a verdiği 170 milyon dolar ne olmuş? Ayrıca, yine 2023, 24 ve 25 yıllarında 8,5 milyar dolar, TL cinsinden değeri 378 milyar hibe gelmiş. Demek ki devletin uluslararası yardımlar ve kendi öz kaynaklarıyla yurttaşlarımıza, depremzedelere bu konutları bedelsiz bir şekilde teslim edebilme kabiliyeti var ama siz nedense "Biz bunları bedava verdik." diye şimdi bir propagandaya sebebiyet veriyorsunuz. Özellikle taksitlerle yirmi yılın sonunda elde edeceğiniz miktar 594 milyar. Zaten siz hazineden ek bir borçlanma yetkisi verdiniz Kentsel Dönüşüm Başkanlığına ki genel bütçeye tabi de değil; hazineden bir bütçe, ek bütçe verdiniz. Eğer tüm yurttaşlar peşin alırsa 152 milyar zaten hazineye para gelecek. Yani esasında, daha Türkçesini söyleyeyim: Bu evler bedavaya geldi, bu evler bedavaya geldi fakat siz bunları kampanyada kullanacaksınız, bunları biliyoruz; seçim kampanyası olarak kullanacağınızı da biliyoruz.
Şimdi, indirim yapılır. Ben buradan gerçekten indirimin kıymetli olduğunu bakın, söyledim. Bir tavsiyem, bir teklifim var: Sosyal konut projelerinde de orada da bir muafiyet ve indirim yapalım. Mesela, 2017-19'dan tamamlanamayanlar vardı deprem konutlarının arasında, onlar da çıktı, gitti. Şimdi, bunlar da kuraya dâhil edildi; 16 bin ile 30 bin lira arasında taksitlerle, yılda 2 defa memur maaş katsayısı artışı oranında zamlı bir şekilde ödemek zorunda kalacaklar. Siz düşünün, 20 bin lira emekli maaşıyla geçinen bir emekli teyze, amca nasıl ödeyecek? E, sosyal konut projesi hani sosyal devletin ilkesiydi? O bakımdan, buna böyle bakın. Eğer indirim yapılacaksa buralardan indirim talep ettiğimizi de belirtiyoruz.
Ayrıca, depremzedeleri şöyle görmemek lazım: Bakın, bazı yandaş gazeteciler diyor ki: "Para harcama refleksleri kaybolmuş yurttaşlar olarak..." Hani linçleyenler var da... Bir de bazen bazı yerel yöneticiler diyor ki: "Deprem bitti, gaziler iyileşti; efendim, herkes yerini yurdunu buldu." O zaman spesifik bazı örnekleri vermek istiyorum: Hassa Aktepe'de çarşı merkezindeki iş yerleri ne olmuş; İskenderun'daki Büyük Çarşı İş Hanı'nda tapu sahibi olan, iş yeri sahibi olan yurttaşlara ne yapılmış; bunları bilmek istiyoruz. Öyle "Depremin üstünden zaman geçti, bitti, gitti; haydi bakalım, herkes işine." Bunlar söylenemez. Özellikle uzuvlarını kaybedenler, engelliler platin, kulaklıklarındaki pil, protez ücretleriyle ilgili çok zor durumdalar. O bakımdan, depremin etkileri tam anlamıyla giderilmeden biz bu kanun teklifine ve bundan sonra getireceklerinize "evet" demeyeceğiz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)