| Konu: | 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’ne, 24/8/2025 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanına verdiği soru önergesine, ekmeğe yapılan zamma, gübre fiyatlarındaki artışa, TÜİK’e ve İsrail Parlamentosunun Filistinlilerle ilgili aldığı idam kararına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 02.04.2026 |
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü. 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin toplumda eşit, onurlu ve bağımsız bir yaşam sürdürebilmeleri için farkındalık oluşturmayı amaçlayan önemli bir gündür. Otizm, bir eksiklik değildir, farklı bir gelişim biçimidir. Daha adil, daha duyarlı ve daha kapsayıcı bir toplum için otizmi anlamak ve birlikte yaşama kültürünü güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. O nedenle bu sorumluluğa hassasiyet göstermemizde fayda var.
Bir konuya değineceğim. Ben 24/8/2025 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanına bir soru önergesi verdim. Soru önergesinin kaynağı şuydu: Eski Genel Müdür Nejat Birecik'in bizzat ifade ettiği cümleleri burada okuyorum. Yirmi bir yıldır çalışmayan bir oyuncunun Devlet Tiyatrosu kadrosunda yer aldığı, adres ve iletişim bilgilerinin dahi yanlış olduğu, buna rağmen düzenli maaş aldığı yönündeki açıklamaları üzerine ben soru önergesi verdim bu şekilde olan kaç kişi var diyerek. Fiilen görev yapmadığı hâlde maaş aldığı tespit edilen personele toplamda ne kadar maaş ödenmiştir? Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünde toplam kaç personel görev yapmaktadır gibi onlarca soru sordum, hiç cevap vermedi.
Bakın, Türkiye'de "bankamatik memurluğu" diye bir deyim var; Türkiye'de insanlar çalışmıyorlar, hiç devlet kurumlarına uğramıyorlar. Ne zaman başladı bu iş? Çok eski yıllarda vardı ama Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtikten sonra kim bakan olduysa bütün kadroları değiştirdi hatta burada kim Meclis Başkanı olduysa... Daha eskiden de böyleydi ama bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtikten sonra, Cumhurbaşkanlığından sonra Sayın Meclis Başkanları da aynısını yaptılar. Kim göreve geliyorsa bütün daire başkanlarını değiştiriyor, genel müdürleri değiştiriyor, genel müdür yardımcılarını değiştiriyor; Allah'tan, şube müdürlerini değiştiremiyorlar, onlar sınavla geliyorlar, onlar çok ciddi şekilde bir elekten geçiyorlar.
Şimdi soruyorum ben Kültür ve Turizm Bakanına: Hani bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle beraber Parlamento değerli olacaktı, hani milletvekilleri değerli olacak, soru önergelerimizdeki sözlü soru önergelerimizi kaldırmıştınız, yazılı soru önergelerimize on beş gün içinde cevap verecektiniz? Anayasa böyle söylüyor, eğer bunu yapmazsanız müebbet hapislik değil misiniz siz? Müebbet hapisliksiniz ve bu bankamatik memurlarına ne yapıyorsunuz? Ben burada araştırma önergesi de verdim. Kaç bin kişi bugün Türkiye'de görevinden el çektirilmiştir ve bu görevden el çektirilen insanlar nasıl devlet dairelerine gelmeden maaş alıyorlar? Eğer bunlar liyakatliyse ve ehliyetliyse niçin bunları görevden aldınız? Liyakatsiz ve ehliyetsizse bu insanlar niçin bunları atadınız? Daha sonra da tekrar özlük haklarını hiçbir kayıp olmadan bu insanlara veriyorsunuz diye konuştum ama duyan yok ki. Sağır numarası yapıyorsunuz, lal numarası yapıyorsunuz, duymuyorsunuz, görmüyorsunuz, kör numarası, âmâ numarası yapıyorsunuz. Ben bu hassas konuyu takip etmeye devam edeceğim.
Kültür ve Turizm Bakanı ben bir yazıyı paylaştım diye, Necati Doğru'nun yazısını paylaştım diye bana 1 liralık tazminat davası açmıştı. Ben de sana 3 kuruşluk dava açacağım Kültür ve Turizm Bakanı, merak etme sen. O nedenle, ben buradan diyorum ki: Kültür ve Turizm Bakanı önce Anayasa'ya uy, ondan sonra milletvekilleriyle uğraşmaya başla.
Değerli milletvekilleri, ekmeklere zam geldi, 17,5 lira oldu biliyorsunuz. Eskiden kim belirliyordu bunu? Bunu odalarla beraber ilin valisi belirliyordu. Şimdi, daha sonra burada bir kanun geldi, on birinci yargı paketiyle beraber bir kanun geldi. Bu konuda direndik, dedik ki gerekçeniz nedir? Burada ekmek fiyatlarını belirlemede Bakanlığı görevli yapıyorsunuz, artı, aynı zamanda valiliği görevli yapıyorsunuz, belediyeyi görevli yapıyorsunuz. Burada 4 kurumdan 3 tanesi iktidara ait, eğer belediye de AK PARTİ'li ise orada o zaman 4 tanesi de sizsiniz, denetim mekanizmanız bu. Şimdi, 17,5 lirayı kim yaptı? İşte çıkardığınız kanunla siz yaptınız, 17,5 lira, ekmek fiyatlarını buraya getirdiniz.
Diğer bir hassas konu ise gübre fiyatlarındaki artışlar. Biliyorsunuz, bu Hürmüz Boğazı'nın haklı bir şekilde kapatılması ki İran doğru yapıyor, çok doğru yapıyor, Amerika'nın orada hiçbir işinin olmaması lazım, İran bağımsız bir ülkedir, beş bin yıllık Pers İmparatorluğu'nun ve 1925 yılına kadar Türklerin yönetmiş olduğu bir ülkedir. O nedenle şimdi Hükûmet bu noktada tedbir almalıdır. Bir, hani "yerli ve millî" diyordunuz ya, yerli ve millîyseniz bu gübreleri biz niye üretemiyoruz? Bu tarım ilaçlarını biz niye üretemiyoruz? Türkiye'deki kullanmış olduğumuz bu ilaçların çoğunu geçmişte Türkiye üretirken bunları niye Türkiye bugün üretemiyor? Hangi tedbirleri aldınız? Niye bu fiyatlar artıyor? Bugün insanlar gübre bulamıyorlar. Ben çiftçiyim, benim ÇKS'm var ve arıyoruz burada gübre bulamıyoruz ve bulduğumuz gübrelere yapmışlar zammı. Ne kadar zam yapmışlar? Yüzde 100'e yakın zamlar yapmışlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özdağ, lütfen tamamlayın.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Enflasyon rakamları yüzde 100 mü? Hani diyordunuz ya, enflasyon rakamlarını söylüyordunuz, efendim işte "Yüzde 32'lere düştü, 33'lere düştü." kâğıt üzerinde böyle yapıyordunuz, oyunlar oynuyordunuz. Ben de buradan diyorum ki: Tedbir alın, vallahi çiftçinin hâli perişan, geçen sene don olmuştu, bu sene de eğer gübre bulamazlarsa çok ciddi şekilde rekolte kaybına uğramış olacağız.
Bu TÜİK'le ilgili de bir şey söyleyeyim. TÜİK neresi? TÜİK: Türkiye İstatistik Kurumu. Bu istatistik kurumu ne yapıyor? Bu istatistik kurumu bütün, 17 milyon emeklinin ve 4,5 milyon muvazzaf memurların maaşlarını belirliyor, enflasyon oranlarını belirliyor. Hani RTÜK'le ilgili bir karar aldık burada, bu Mecliste. Nedir? Bir kanun çıktı, RTÜK'te bütün partilerin yetkilileri var, temsilcileri var. Bu TÜİK'te de temsilcilerinin olması gerekmektedir. Bunlar memurdur, memur. Bu memurlar asla bağımsız, özgür ve özgün hareket edemezler, özerk hareket edemezler, etmediklerini de görüyoruz ama bunlar Hükûmetin dediklerini yaptıkları için de bugün enflasyon rakamlarında düşüklükler var, düşüş gösteriyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özdağ, lütfen tamamlayın.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - O nedenle, bu TÜİK'le ilgili iktidar partisi olarak gelin bir kanun teklifinde bulunun ve burada, bu enflasyon rakamlarını belirleyecek olan heyetin içerisinde her partiden temsilci olsun ve bununla ilgili olarak da doğru şeyler yapmış olalım.
Enflasyon sepetiyle ilgili de bir iddia var arkadaşlar, nedir biliyor musunuz? Bana şöyle bir duyum geldi, bu TÜİK'tekiler arıyorlar bu şirketleri, firmaları, bu konfeksiyon mağazalarını, diyorlar ki: "Biz geleceğiz, etiketleri değiştirin." Şimdi, bir hafta önceki ve aynı gün, enflasyonu belirlediğiniz gündeki etiketleri, onu takip eden bir hafta sonraki günlerle ilgili ben soru önergesi vereceğim Bakana, isteyeceğim bunları. Siz, hakikaten, nerede, hangi gün yaptınız bu enflasyon sepetinin rakamlarını, onun bir hafta öncesini isteyeceğim, bir hafta sonrasını isteyeceğim ve yine aynı şekilde ipe un serecekler, doğru cevap vermeyecekler.
Bir diğer husus ise dış politikadaki savrulmalar. Biliyorsunuz, İsrail'de bir karar alındı iki gün önce, ne denildi Filistinlilerle ilgili?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özdağ, son kez uzatıyorum.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Toparlıyorum.
İsrail Hükûmeti, İsrail Parlamentosu bir karar aldı: Filistinlilere idam. Ya, dünyanın neresinde bir etnisiteye, bir mezhebe, bir partiye, bir cinsiyete göre idam kararı verilir? İdam kararı bir ülkede alınmışsa, eğer o ülke demokratik bir ülke ise o ülkede herkese şamildir. Filistinlilere şamil olması bunların soykırımcı olduklarını, bunların ırkçı olduklarını; bunların kendilerini layüsel zannettikleri, bir ari ırk gibi kendilerini takdim ettikleri bir zavallılığın ürününden başka bir şey değildir. O nedenle, oradaki hakikaten samimi Musevileri, samimi Yahudileri, insan olan Yahudileri ve Musevileri ayağa kalkmaya davet ediyorum. Bu noktada da Türkiye derhâl bununla ilgili de bir açıklama yapmalıdır, Hükûmet açıklama yapmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Türkiye'de idam kararlarının kaldırılmasına Avrupa Birliği müdahale ediyor da bu Avrupa Birliğine dâhil olan İsrail veyahut da NATO'ya dâhil olan İsrail'e kalkıp da bu noktada Avrupa Birliği yetkilileri veya hukuk devletinin yetkilileri niye seslerini çıkaramıyorlar?
BAŞKAN - Sayın Özdağ, teşekkür için açıyorum.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Teşekkür ediyorum efendim, sağ olun.