| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 01.04.2026 |
MUSTAFA BİLİCİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 13'üncü maddesi üzerine Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, ne yazık ki son yıllarda giderek alışkanlık hâline gelen torba kanun yönteminin bir başka örneğidir. Birbiriyle doğrudan ilgisi olmayan çok sayıda düzenleme tek bir metin içerisinde birleştirilmiş ve Meclisin sağlıklı bir tartışma yürütme imkânı büyük ölçüde daraltılmıştır. Vergi düzenlemeleri, enerji sektörüne ilişkin mali işlemler, kamu taşınmazlarının değerlendirilmesi ve askerlik sistemi gibi tamamen birbirinden farklı alanlar aynı teklif metni içerisinde yer almaktadır. Bu yaklaşım yasama faaliyetini nitelikli bir tartışma sürecinden çıkarıp hızlı bir teknik işlem hâline getirmektedir.
Kanun teklifinin 16'ncı maddesi bedelli askerlik ücretinin hesaplanmasında kullanılan göstergenin 240 binden 300 bine yükseltilmesini öngörmektedir. Bu düzenleme ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi sunulsa da gerçekte milyonlarca genci doğrudan ilgilendiren önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu değişiklik bedelli askerlik ücretinin artmasına yol açarken artıştan elde edilen gelirin bir bölümünün Savunma Sanayii Destekleme Fonuna aktarılması planlanmaktadır. Değerli milletvekilleri, bedelli askerlik gelir düzeyiyle doğrudan bağlantılı toplumsal tartışmalara konu olan bir uygulamadır. Ücret yükseldikçe askerlik yükümlülüğüyle ödeme gücü arasındaki fark daha belirgin hâle gelmektedir. Bugün birçok genç eğitimini tamamladıktan sonra iş bulmakta zorlanmakta, hayat pahalılığı giderek artmakta ve ekonomik hayatlarına ciddi belirsizlikler içinde başlamaktadır. Böyle bir tabloda bedelli askerlik ücretinin sürekli yükseltilmesi gençler üzerinde yeni bir mali baskı yaratmaktadır. Askerlik yükümlülüğünün ekonomik imkânlara göre farklı sonuçlar doğurduğu bir sistem toplumda eşitlik tartışmalarını kaçınılmaz kılmaktadır. Ayrıca, bedelli askerlik ücreti artışından elde edilecek toplam gelirin artacağı varsayımı da gerçekçi değildir. Ücret yükseldikçe başvuru sayısının aynı kalacağını düşünmek, mevcut ekonomik şartları ve giderek artan yoksulluğu göz ardı etmek olur. Bu artışla birlikte gençlerimizden bir kısmı başvurularını erteleyebilir, bir kısmı için ise bedelli askerlik fiilen ulaşılmaz hâle gelebilir. Dolayısıyla, göstergeyi artırdığımızda toplam gelirin aynı ölçüde artacağını var saymak yanıltıcı ve hatalıdır.
Değerli milletvekilleri, bir diğer mesele, artıştan elde edilen gelirin Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na aktarılmasıdır. Savunma sanayisine kaynak yaratılması, bulunduğumuz coğrafyada güvenlik risklerinin arttığı bir dönemde devletin meşru politika alanlarından biridir ve açıkçası toplumda geniş bir destek de bulmaktadır. Orta Doğu'nun vaziyeti ortadayken aklı başında hiç kimse çıkıp "Biz savunma sanayisini desteklemeyelim." demez, dememelidir. Ancak burada asıl tartışılması gereken konu, bu kaynağın hangi yöntemlerle oluşturulacağıdır. Savunma sanayisinin gelişmesi, yalnızca gençlerin sırtına yeni mali yükler bindirmekle sağlanamaz. Savunma gücü, finansman kadar nitelikli insan kaynağıyla da güçlenir. Savunma sanayisi kuruluşlarına mühendis ve teknik personel alınırken liyakati ön plana almak zorundayız. Bugün gençlerimizin en çok şikâyet ettiği husus, adam kayırmacılık, torpil ve mülakat. Dileğimiz odur ki liyakatin değil de sadakatin esas alındığı bugünlerde bu hatalı yaklaşımdan vazgeçilir, savunma sanayisi gibi kurumlarımız vareste tutulmuş olur bu durumdan.
Şayet durum korktuğumuz gibi ise savunma sanayi kuruluşlarımızda hak etmediği, teknik bilgisi ve donanımı yetmediği hâlde orada tutulanlar var ise oraya ne kadar kaynak aktarılırsa aktarılsın sonuç almak mümkün olmayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözün özü gençlerin hayat planlarını doğrudan etkileyen askerlik sistemi torba kanunlar içerisinde birkaç maddeye sıkıştırılacak bir konu değildir. Bu mesele hem sosyal adalet hem de kamu maliyesi açısından daha kapsamlı bir tartışmayı hak etmektedir. Kaynak yaratma ihtiyacı varsa bunun yöntemi adil, şeffaf ve toplumun tüm kesimlerini gözeten bir anlayıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Bilici, lütfen tamamlayın.
MUSTAFA BİLİCİ (Devamla) - Yalnızca askerlik çağındaki gençlere bu yükü yüklemek nereden bakarsanız bakın adil bir yaklaşım olmayacaktır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)