GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:76
Tarih:01.04.2026

CHP GRUBU ADINA DOĞAN DEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de yaşanan ekonomik daralma artık istatistiklerin ötesine geçmiş, toplumun her kesiminde derin bir yaşam krizine dönüşmüştür. Türkiye'de üstü örtülmeye çalışılan bir kıtlık var. Markette, pazarda, reyonda ürün var fakat cüzdanda para yok, vatandaşın alım gücü yok. Ekonomik göstergeler bize tek başına bir şey anlatmaz; asıl gerçek pazarda filesini dolduramayan, kirasını ödeyemeyen vatandaşlarımızdır.

Diğer yandan, üretim cephesinde de ciddi bir kırılma yaşanmaktadır. Çiftçimiz artan maliyetler, belirsiz piyasa koşulları ve yetersiz destekler nedeniyle üretimden çekilme noktasına gelmiştir. Tarım gibi stratejik bir alanda yaşanan bu çözülme yalnızca üreticiyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilemektedir çünkü üretim azaldıkça fiyatlar artmakta, gıdaya erişim zorlanmaktadır.

Tarımın yanı sıra hayvancılıkta üreticilerimizin de durumu zor. Çiğ süt fiyatlarının bir an önce yükseltilmesi gerekiyor. Öte yandan, çok önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Ülkemizde yem fabrikaları üreticinin belini bükmüş durumda. Bir torba süt yemi 900 lira, bir torba besi yemi 800 lira, Ulusal Süt Konseyinin belirlemiş olduğu 1 litre çiğ süt fiyatı ise 22 lira 22 kuruş; kooperatiflerde, birliklerde bu fiyat 20 lira 70 kuruş. Üretici bu hesabın içinden çıkamıyor; buyurun hesabı siz yapın, işin içinden siz çıkın. Ete veya süte en ufak bir zam yapılsa yem fabrikaları da yeme 2 katı zam yapıyor; üretici kazandığından fazlasını yem fabrikalarına veriyor. Üretimin artırılması için yem fabrikaları çok sıkı denetlenmeli, fahiş fiyatların önüne geçilmelidir. Devlet yem fabrikalarının değil üreticinin yanında olmalıdır.

Yeri gelmişken memleketim Muş Varto'da ve Karlıova'da yapılması planlanan fakat halkımızın asla istemediği jeotermal projesiyle ilgili süreci ve orada yaşananları da sizlerle paylaşmak istiyorum. 2023 yılında Amerikalı bir firmaya 17 köyü etkileyen 450 dönümlük bir alanda jeotermal arama ruhsatı veriliyor. Bu karar alınırken ne bölge halkına danışılıyor ne onların rızası alınıyor. Bu süreç tamamen kapalı kapılar ardında yürütülüyor. İnsanlar ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilmiyor. Varto ve çevresi için tarım ve hayvancılık sadece bir ekonomik faaliyet değildir, bir yaşam biçimidir, bu insanlar toprağıyla, hayvanıyla geçimini sağlıyor. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye buğdayı ve eti ithal eden bir ülke hâline gelmiştir. Kendi kendini yönetebilen ve yetebilen ülkeyken dışa bağımlı bir yapıya sürüklendik. Şimdi ise elde kalan üretim alanlarını da yok etmek istiyoruz. Üstelik burada çok daha vahim bir durum var. ÇED raporları bütüncül bir değerlendirme gerektirirken proje alanının tamamına olumlu rapor çıkmayacağı bilindiği için alan parçalara bölünerek işlem yapılmaya çalışılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Demir, lütfen tamamlayalım.

DOĞAN DEMİR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Bu, açıkça mevzuatın arkasından dolanmak, hukuku şeklen uygulayıp fiilen yok saymaktır. Bir yanda "Kırsala dönüşü teşvik ediyoruz." diyorsunuz, diğer yandan meraları şirketlerin kullanımına açıyorsunuz. Amerikalı şirketler mi önceliğiniz yoksa vatandaşınız mı? Varto'da yaşayan hemşehrilerim ve Varto dışında yaşayıp bu sürece karşı olan binlerce Vartolu hemşehrim adına açıkça söylüyorum. Varto'da böyle bir projeye asla geçit vermeyeceğiz. Vatandaşlarımız ile devleti karşı karşıya getirecek bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmeli diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)