GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:76
Tarih:01.04.2026

CHP GRUBU ADINA ŞEREF ARPACI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, belge çıkarıyor adam.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - O belge değil...

ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Darbenin belgesi mi olur ya?

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Değerli milletvekilleri, yaklaşık bir aydır Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim doğrudan Türkiye ekonomisinin kalbini etkileyen ciddi bir kriz hâline gelmiştir.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hâlâ konuşuyorsunuz ya, bu kapasite büyük bir kapasite yani.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Onun konuştuğu yalan! Tutanakları da getireyim...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Al işte, belgeyi oku.

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Başkanım, biraz bekleyeyim mi?

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri...

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sizin söyledikleriniz doğru, her şey yalan (!) Meclis tutanağı... Yüzlerce yalanınız ortaya çıktı, hâlâ daha yüzleşemediniz.

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, değerli milletvekilleri...

Süreyi tutalım.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İnsanda biraz utanma olmaz mı ya? Bir gram utanma olmaz mı bir insanda ya? Bir gram utanma olmaz mı ya?

ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Darbeye tiyatro diyen sizsiniz, tiyatrocular sizi!

SERKAN SARI (Balıkesir) - Bu yalan bataklığında boğuldunuz.

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, bir izin verin.

Sayın Günaydın... Sayın Şahin Usta... Sayın Gergerlioğlu...

ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Tiyatrocular sizi, hadi Uşak'taki tiyatrodan bahsedin!

SERKAN SARI (Balıkesir) - Daha ne olsun! Belgesini, sizin açıklamalarınız, sizin söylemleriniz her şey... Kendi kendinizi yalanlıyorsunuz siz ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bizim değil sizin adamlarınız...

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, lütfen izin. Değerli hatibi...

Efendim, yandan yana laf atmanın kimseye faydası yok. Şimdi, hatibimiz konuşacak, sayın hatibi saygıyla dinleyelim. Büyük uğultu var, hatibin konuşması anlaşılmıyor, söz isteyen olursa ben kürsüden söz vereyim, bu daha çok zamanımızı alıyor.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Başkanım, yalan söylediklerini söyledik, bir şey söylemedik.

ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Uşak'taki tiyatronuzdan bahsedin öyle, konuşmayın fazla.

BAŞKAN - Yan yana laf atarak bir Meclis görüşme usulü yok.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yan yana laf atılmıyor, belge gösteriliyor, belge.

BAŞKAN - Efendim, o ayrı diyorum.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Adam Meclis tutanağını gösteriyor, hâlâ bir gram utanma yok!

BAŞKAN - Sayın Günaydın, konuşmalar bitti, Sayın Gergerlioğlu'na teşekkür ettim, yeni hatibi kürsüye davet ettim. Artık, gündem de kürsüde yeni hatibe aittir. Genel Kurulu ben hatibi saygıyla dinlemeye davet ediyorum.

Sayın Arpacı, buyurun.

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Baştan alabilir miyiz?

BAŞKAN - Süreyi tuttum zaten.

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Sağ olun.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ulu orta yalan atmayın efendim, ulu orta yalan atmayın, çıkar ortaya, mahcup olursunuz Sayın Leyla Şahin.

BAŞKAN - Devam edin, siz devam edin. Genel Kurula devam.

İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Başkanım, süresini yeniden başlatın. Başkanım, süresi...

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Evet, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan en küçük bir aksama küresel piyasaları sarsıyor. Peki, AKP iktidarı ne yapıyor? Hiçbir hazırlık yok. Sanayi sektörü alarm veriyor, üretici artan enerji maliyetleri altında eziliyor, fabrika kapasiteleri düşüyor, birçok firma üretimi durdurma noktasına geldi. Daha ortada savaş yokken Ocak 2026'da sanayi üretimi yaklaşık yüzde 2 geriledi, elektrik tüketimi düşmüş durumda. Sanayici diyor ki: "Ben bu maliyetlerle üretemem." Bakın tekstil, deri ve hazır giyim sektöründe toplam istihdam kaybı 400 bin, müjdelediğiniz 3.500 liralık istihdam destekleri daha verilmeye başlanmadı. Siz hareket alıncaya kadar iş işten geçiyor arkadaşlar. Her gün konkordato alan bir şirket, her gün kapanan, her gün iflas eden köklü bir sanayi kuruluşunun haberlerini duyuyoruz. Ekonomi yönetimi çıkıp hâlâ "Büyüme yüzde 3,8 olacak." diyor. Nasıl olacak? Sanayi üretimi düşerken, fabrikalar kapanırken, enerji maliyetleri artarken büyüme nasıl gerçekleşecek? Üstelik şimdi de kulislerde doğal gaz ve elektriğe yeni zam hazırlıkları yapıldığı konuşuluyor. "Tarife dönüşümü" adı altında yine zam planlanıyor yani kriz var, maliyet artıyor ama çözüm vatandaşa yüklenmek oluyor. Çünkü bu iktidarın ekonomi anlayışında planlama yok, öngörü yok, strateji yok, sadece zam var. Üç senedir burada vergi ve harçları artırmaktan , yeni harçlar getirmekten, cezaları artırmaktan başka ne yaptık? Hep aynı senaryo: Kriz geliyor, maliyeti artıyor, faturası vatandaşa kesiliyor. Artan benzin ve mazot fiyatları karşısında Eşel Mobil Sistemi'yle günü kurtardık fakat yetmedi, bitti. Eşel Mobil Sistemi'yle ÖTV farkını artık yansıtmaya başladık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in defalarca dile getirdiği gibi "Mazotta KDV'yi yüzde 1'e indirin." dedik. Niye bekliyorsunuz? Cumhurbaşkanımızın yetkisi var. Her fırsatta Cumhurbaşkanını burada övüyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Böyle bir kriz de KDV'yi, ÖTV'yi yüzde 1'e indirseniz enflasyonla mücadelede en faydalı iş yapmış olmaz mısınız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Arpacı, lütfen tamamlayın.

ŞEREF ARPACI (Devamla) - Ekonomi yönetimi acilen sanayiye enerji maliyeti destek paketleri açıklamalıdır, enerjide ithalata bağımlılığı azaltacak somut adımlar atmalıdır. Tarım ve gıda üretiminde enerji maliyetlerini dengeleyecek destekleri devreye sokmalıdır. Kanunun emrettiği şekilde, millî gelirin yüzde 1'i çiftçiye derhâl verilmelidir. Aksi hâlde, sanayide daralma yaşanacak, tarımda üretim düşecek, işsizlik artacak ve enflasyon kalıcı hâle gelecektir. Bunun bedelini ise yine, en çok, dar gelirli vatandaşlarımız ödeyecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak öneriye olumlu oy vereceğimizi belirtiyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)