GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:76
Tarih:01.04.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA SEVİLAY ÇELENK (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, her şeyden evvel, yanı başımızda yaşanan savaş ve insani krizle ilişkili olarak YENİ YOL Grubunun verdiği önergeyi elbette desteklediğimizi söyleyerek başlamak isterim.

Bu insani krizde üzerimize düşen her şeyi STK'ler aracılığıyla, kamu diplomasisi aracılığıyla ve diğer bütün yollarla yapmak gerektiğini biz de savunuyoruz fakat mesele sadece bu yaşanmakta olan krize âdeta teslim olup "Nasıl yardım ederiz?" demek değil -belki de bunu aktif bir biçimde- "Nasıl barışçıl bir yön verebiliriz?" diyerek bunun üzerine düşünmek gerekiyor ve bunun üzerine düşünürken -bir yandan da bu boş koltuklara konuştuğumuzu da akılda tutarak- birbirimize eksiklerimizi söylemenin vesilesi olarak değil, gerçekten de vahim şeyler yaşandığını idrak ederek burada Türkiye'nin rolünün ne olması gerektiğini, her birimizin, her siyasi partinin rolünün ne olması gerektiğini de enine boyuna açığa vuran bir kavrayışı sahiplenerek mücadele edebiliriz.

2023'te Gazze'de başlayan yani Gazze'deki insani yıkımla başlayan ağır kayıplar bölgemizde ilk değildi, bölgenin kaderinin bir parçasıydı ve bugüne dek bu vahim tablo başta Gazze olmak üzere, 15'inci yılına giren Suriye savaşında ve bugün İran'da da karşımıza çok ağır bir insani bedel olarak çıkıyor. Her şeyden önce -yaşama imkânını ortadan kaldıracak- bütün kurumlar tahrip ediliyor. Sadece askerî altyapı değil, sağlık tesisleri, acil yardım merkezleri, okullar hasar görüyor. İran'a demokrasi getireceğini söyleyen bir müdahalede ilk vurulan yer bir okul oluyor ve 180 çocuk ölüyor. Bugüne kadar da çocuk ve kadın ölü sayısının 300'ü aştığını, binlerce ölümden söz edildiğini ve çok sayıda yaralı olduğunu biliyoruz ve önceki konuşmacıların da üzerinde durduğu gibi böyle bir ne yapacağını bilememe hâlinin hâkim olduğu ve beklenen tepkinin bir türlü ortaya konmadığı bir durum var. Bu sadece Türkiye bakımından böyle değil aslında, dünya tablosuna baktığımız zaman da bütün bu insancıl hukuk değerlerini savunması gereken kurumlar, insan haklarını savunması gereken kurumlar âdeta felç olmuş gibi görünüyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bu savaşın tahayyül ötesi bir yıkım getireceğinin altını çiziyor ama Birleşmiş Milletler ne yapacağını bilemez durumda ve bu gidişata bir yön veremiyor. Avrupa Konseyine bakıyorsunuz, aynı tabloyu görüyorsunuz burada da.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çelenk, lütfen tamamlayın.

SEVİLAY ÇELENK (Devamla) - Konseyde de bürokrasiye, kararlara, önergelere, masabaşı çalışmasına hapsolmuş bir işleyiş var. Bugüne kadar geçtiğimiz yüzyıl sonu ve bu yüzyıl başında insancıl hukuk çerçevesinde elde edilen bütün kazanımlar, Cenevre Sözleşmelerinden kadınlara karşı şiddete ve çocuk haklarına kadar her şeyin tehdit altında olduğu bir savaşın kıyısındayız. Bu savaşta bir yandan İsrail kendisinin yeni bir düzen getirmesinin altını çiziyor bölgeye, öte yandan İran da buna karşılık olarak, on yıllardır elbette böyle bir savaşa direnmeye hazırlıklı olan İran da bunu bölgeye yayarak bir karşılık vereceğini gösteriyor. Burada bize düşen, Türkiye'ye düşen, kendi ülkemizde bir barış, istikrar özellikle Kürt sorununda sağlamadan buraya yön veremeyeceğimizi idrak etmek ve bölgedeki önemli bir meselenin de bunun etrafında olduğunu idrak ederek barışı sahiplenmektir.

Teşekkür ederim. (DEM PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)