| Konu: | YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 31.03.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MESUT DOĞAN (Ankara) - Değerli arkadaşlar, tarihî bir dönemden geçiyoruz. Üzülerek ifade etmek isterim ki millî görüş camiası olarak elli yedi yıldır niyetini, hedefini, cibilliyetini deşifre etmiş olduğumuz İsrail'in göstere göstere, adım adım ve en acısı, bu coğrafyanın insanlarını kullana kullana hedefine yürüdüğü bir döneme hep beraber şahitlik ediyoruz.
Bu yürüyüşün bir parçası olarak Amerika ve İsrail İran'a alçakça saldırıyor, İran da imkânı dâhilinde onlara çok sert ve net cevaplar veriyor. Peki, bu esnada Türkiye ne yapıyor? AK PARTİ iktidarı ne yapıyor? AK PARTİ iktidarı çok bilinçli, çok mecburi ama çok tehlikeli bir kafa karışıklığı yaşıyor. Elbette ki öncesinde şunu ifade etmem gerekir: Bu savaşı bir fırsat bilip İran ile Türkiye arasında yara açmaya veya yara çoğaltmaya çalışanlara karşı Sayın Cumhurbaşkanının ve Sayın Bahçeli'nin yaklaşımını çok değerli ve çok anlamlı buluyorum. Bu vesileyle de kendilerine buradan teşekkür ediyorum ama böylesine büyük bir olayda bu kadarcık söylem doğruluğunu bizim yeterli görmemiz mümkün olmaz ki zaten iktidar söylem bütünlüğünü de yakalamış değil. Mesela, Dışişleri Bakanı konuşurken inanın, başta AK PARTİ'liler olmak üzere tüm Türkiye'de herkes âdeta tedirgin oluyor. Ben konuşmayı dinlerken "Herhâlde suyuna Amerikan hapı kattılar." diyorum veya habersizce Amerikan aşısı oldu. Böyle bir şey olabilir mi? Kurmuş olduğu 100 cümlenin 99'u İran'la ilgili: "İran'a şunu dedik, İran'a şunu hatırlattık ve İran'ı şu konuda uyardık." Peki, Amerika'ya ne söyledin? Amerika'ya hangi uyarılarda bulundun? Kocaman bir hiç. Yani anlayacağınız, konu İran olduğu zaman susmayan, Amerika olduğu zaman konuşmayan, İsrail olduğu zaman sadece görev savan bir Dışişleri Bakanıyla karşı karşıyayız.
Değerli arkadaşlar, bu kritik süreçte net 3 tane hatırlatmada bulunmak isterim. Kim İran'la ilgili ne düşünürse düşünsün, kim İran'la ilgili ne konuşursa konuşsun, kim İran'la ilgili hangi tarafta bulunursa bulunsun asla değişmeyecek bir gerçek var ki o da bu savaşın ana hedefi yaklaşımı bakımından İran ile Türkiye'nin aynı tarafta olduğudur. Amerika'nın gözünde İran ve Türkiye aynı taraftadır, İsrail'in gözünde Türkiye ve İran aynı taraftadır, Batı'nın gözünde İran ve Türkiye aynı taraftadır ki "İran'dan sonra sıra Türkiye'de." sözü buna en büyük delildir. İkinci hatırlatmak istediğim husus, şartlar ne olursa olsun, İran ile Türkiye'nin birbirine karşı değişmez 3 tane temel hakkı vardır: Birincisi, komşuluk hakkı; dört yüz yıl boyunca sınırımız değişmemiş, birbirimizi üzecek hiçbir şey yapmamışız, bunun getirmiş olduğu komşuluk hakkımız var birbirimizin üzerinde. İki, akrabalık hakkı; İran'ın yüzde 50'ye yakını Türk, yüzde 15'e yakını Kürt, biz, bunu böyle okuyup bunun üzerimizde oluşturmuş olduğu hakkı görmezlikten gelemeyiz. Üçüncüsü ise kardeşlik hakkı; aramızda ihtilaflar olsa da İran bizim Müslüman kardeşimizdir, biz de İran'ın Müslüman kardeşiyiz. Üçüncü olarak hatırlatmam gereken husus ise unutmayın ki yüz on yıl önce Çanakkale'yi geçmek isteyenlerin niyetleriyle bugün Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışanlar ve niyetleri arasında zerre-miskal fark yoktur. Amerika ve İsrail'in bilardo siyasetinden etkilenmemek gerekir. Dün de hedef aynıydı, bugün de hedef aynı yani demem o ki mesele sadece İran değil mesele aslında Türkiye. Şimdi, hakikat bu iken İran kaybettiğinde hangi aklı başında bir insan Türkiye'nin kazanacağını söyleyebilir veya hangi aklı başında bir insan İran kazandığı zaman Türkiye'nin kaybedeceğini söyleyebilir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Doğan, lütfen tamamlayın.
MESUT DOĞAN (Devamla) - Son söz olarak, sözde de olsa İran'a sahip çıkan, sözde de olsa İsrail'e laf çakan ama sözde de olsa Amerika'ya hiç ses çıkarmayan AK PARTİ iktidarı bilsin ki Amerika'nın gölgesinde siyaset yapanlar asla dünyaya lider olamazlar, Amerika'nın vagonunda yolculuk yapanlar asla ve asla bu coğrafyaya lokomotif olamazlar ve bunun yanında Amerika'ya dost olanlar asla ve asla İsrail'in düşmanı olamazlar. Eski Amerika Dışişleri Bakanının da ifade ettiği gibi, Amerika'nın düşmanı olmak tehlikeli fakat dostu olmak ölümcüldür. Bugün İran Amerika'nın düşmanı olmanın onurunu yaşar iken siz siz olun sakın ha bize ülke olarak Amerika'nın dostu olmanın ölümcül utancını yaşatmayın diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)