| Konu: | Yüz kırk gün önce Gürcistan üzerinde düşen C-130 kargo uçağına; 16 Mart 2026’da Cumhurbaşkanı kararıyla birtakım mühimmatın transit olarak geçişine izin verilmesine, NATO’nun kuracağı kolorduya, İstanbul Boğazı’nda NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacak olmasına, finansal siyonizmin patronunun Cumhurbaşkanıyla yaptığı toplantıya ve yapılacak özelleştirmelere ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 31.03.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Tam yüz kırk gün geçti; yüz kırk gün önce C-130 kargo uçağımız Gürcistan üzerinde düştü. Normal şartlar altında bir iki hafta içerisinde açıklanması beklenen karakutu bilgileri hâlâ açıklanmadı. Buradan, Meclis çatısı altından müteaddit defalar Genelkurmay Başkanına, Millî Savunma Bakanına çağrı yaptık ama hâlâ bir cevap yok. Behemehâl bu karakutunun açıklanması lazım. 20 şehidimizin yakınları, aziz Türk milleti ve bu çatı altında bulunan bütün milletvekilleri bu olayla ilgili bütün gelişmeleri, bütün detayları bilmek mecburiyetindedir ve Millî Savunma Bakanlığının da bu konuda net bir açıklama, ikna ve tatmin edici bir açıklama yapma zarureti vardır.
Değerli arkadaşlar, son birkaç hafta içerisinde Türkiye'de Meclis gündemine gelmeyen ama Meclis çatısı altında bulunan, hepimizin basından öğrendiği önemli gelişmeler yaşanıyor ve ne yazık ki bunlarla ilgili yaptığımız yorumlara, değerlendirmelere muhataplarından yine ikna edici, açıklayıcı bir cevap, bir açıklama gelmiyor. Haddizatında biraz sonra sıralayacağım, sorgulayacağım bütün bu meselelerin hepsinin Mecliste konuşulup tartışılması lazım ama biz bunları basından öğreniyoruz, bazen dış basından, bazen yerli medyadan ama muhatapları ne yazık ki bize yeterince açıklama yapmıyor.
Bunlardan bir tanesi, harp araç ve gereçlerinin bizim ülkemiz üzerinden transit geçişi. 16 Mart 2026'da Sayın Erdoğan bir Cumhurbaşkanı kararı imzaladı. Bu karara göre Türkiye üzerinden birtakım mühimmatların transit olarak geçişine izin verildi. Bu mühimmatların listesine baktığımız zaman çok önemli şeyler olduğunu görüyorsunuz; kimyasal silahlara varıncaya kadar, atom bombasına varıncaya kadar, çok önemli nükleer maddelere varıncaya kadar, füzelere varıncaya kadar bizim üzerimizden transit geçişlere izin veriliyor. Tabiatıyla bunun kısa, orta, uzun vadede yansımaları ne olacak? Bu silahlar nereden gelebilir? Gelirse bizim ülkemizde nerede kalır, nerede depolanır, hangi transit güzergâhtan nereye gider? Irak'a mı gider, Suriye'ye mi gider, başka amaçla mı kullanılır? Bunların hiçbirini bilmiyoruz ama bildiğimiz, Sayın Erdoğan'ın bir genelgesi var ve bununla ilgili hiçbir detay, açıklama yok. Millî Savunma Bakanından bununla ilgili net bir açıklama bekliyoruz.
İkincisi, NATO'nun kuracağı kolordu. Bakın, bunu da yine medyadan öğrendik. İlk açıklama medya tarafından yapıldı, ondan sonra bir bilgi verildi Millî Savunma Bakanlığı tarafından. NATO'nun kuracağı bu kolordu neye göre kurulacak, hangi görevle burada olacak, kim karar verdi? 1 Mart tezkeresini reddetmiş olan bu Meclisin niye haberi yok? Kapalı kapılar ardında acaba yine bazı pazarlıklar mı yapılıyor? Yine, Meclisin gözünden kaçırılmak istenen birtakım gelişmeler mi var? Bununla ilgili de Sayın Millî Savunma Bakanının Meclise ikna edici bir açıklama yapmasını bekliyoruz. Bunun, bütün boyutlarıyla, olumlu-olumsuz bütün yansımalarının ve gerekçelerinin Meclis tarafından tartışılması ve bilinmesi şart.
Öte yandan yine İstanbul Boğazı'nda NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacak ki bunun kurulmasının Türkiye'ye önemli riskler getireceği de uzmanlar tarafından konuşuluyor, söyleniyor. Bununla ilgili Montrö Anlaşması'na aykırı birtakım hükümler var mı, yok mu? Sınır komşularımızla ilgili ne tür gelişmeler olacak? Buna dair risk analizleri nelerdir? Yine, tüm bunları biz medyadan öğrendik ama ne yazık ki Sayın Bakan yüce çatıya, Parlamentoya bununla ilgili bilgi vermedi.
Yine, geçtiğimiz günlerde bunlardan bağımsız olmadığını düşündüğümüz bir ziyaret gerçekleşti. Bu basit, bir iş adamı-Cumhurbaşkanı ziyareti olsa çok fazla sorgulamayız ama bu ziyaretin detaylarına baktığımız zaman gelen kişi finansal siyonizmin patronu. Bir daha söylüyorum: Küresel finansal siyonizmin patronu olan bir isim geliyor; tabii ki Türkiye'de kahveleri dökerek protesto eden kardeşlerimi tebrik ediyorum, iyi bir şey yapıyorlar ama finansal siyonizmin patronu Sayın Cumhurbaşkanıyla bir toplantı yapıyorsa bunun da sorgulanması, eleştirilmesi ve bütün detayların bilinmesi şart. Şimdi, adamın yönettiği para, Türk ekonomisinin tam 14 katı yani inanılmaz bir parayı yönetiyor ve güçlü bir ekiple gelmiş, yanında getirdiği 20'ye yakın dünyanın önemli şirket temsilcileri var. Türkiye'den de bizim tarafımızdan da Cumhurbaşkanının yanı sıra önemli Bakanlar da katılıyor. Neler konuşuldu, nelerin pazarlıkları yapıldı? Varlık Fonu mu satılıyor yoksa -Tom Barrack'ın söylediği gibi- bir enerji koridoru oluşturuluyor, bununla ilgili pazarlıklar mı yapıldı? "Blockchain" pazarlığı mı yapıldı? Türkiye bir lojistik üssü mü yapılacak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çömez, lütfen tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Buna dair çok sayıda soru var, bunların her birinin cevabını biz muhataplarından bekliyoruz çünkü böylesine önemli bir ziyaret, çok sayıda Bakanın katıldığı, Merkez Bankası Başkanının katıldığı bir ziyaretin bütün detaylarının ileride bütün Türkiye'yi etkileyecek gelişmeleri de ihtiva etmesi sebebiyle bilinmesi şart.
Son olarak özelleştirmelerle ilgili bir değerlendirme yapacağım.
Değerli arkadaşlar, bakın, Eylül 2024'te yayınlanan Orta Vadeli Plan'da 2026 yılında yapılacak özelleştirmenin 30 milyar lira olacağı söylendi, sonra bunun 185 milyar lira olacağı ifade edildi yani bu yıl önümüzde 185 milyar liralık bir özelleştirme söz konusu. Sata sata bitiremediniz bu ülkenin nesi var nesi yoksa. "Toplu iğne bile yapılmıyor." dediğiniz Cumhuriyet Dönemi'nde yapılmış her şeyi sattınız; 64,5 milyar dolar para aldınız ve aldığınız bu parayla kendi döneminizde yapmış olduğunuz borcun bir yıllık faizini ödeyemiyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çömez, lütfen tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Yine, dış basından öğrendik, 2 tane köprüyü satıyormuşsunuz, yanı sıra 7 tane otoyolu satıyormuşsunuz -yaklaşık 4 milyar dolar- yani ocak ayında ödediğiniz faizin; 10,5 milyar dolar faizin on iki günlük kısmını ancak ödeyebiliyorsunuz bunları satarsanız.
Yine, bugün görüşmeye devam edeceğimiz kanunun 11'inci maddesinde de birtakım yetkiler veriliyor size, birtakım satışlar gerçekleşecek, ben bunlara "kupon arazi satışları" diyorum. Tam 230 adet yer satacaksınız; 5,5 milyon metrekarelik bir arazi. Yine, etki analizine baktığımızda, yaklaşık 35-45 milyar lira civarında bir gelir elde etmeyi ümit ediyorsunuz. Bu kupon arazilerden birilerinin cebini zengin edeceksiniz, dolduracaksınız, onu biliyoruz da elde etmeyi düşündüğünüz para, ödediğiniz faizin iki günlüğünü, üç günlüğünü bile karşılayamıyor. Dolayısıyla, bunları bir kez daha düşünün, bu kupon arazi mantığından vazgeçin, doğru düzgün bir ekonomi modeli yönetin diyorum.
Son olarak şunu söyleyeceğim: Yine, geçtiğimiz günlerde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım, istirham ediyorum.
BAŞKAN - Evet, Sayın Çömez, son kez süreyi uzatıyorum.
Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - ...Sayın Erdoğan bir kararname imzaladı. Bu kararnameye göre çok sayıda taşınmaz satılıyor. Baktım, bu taşınmazlar ne diye; neredeyse tamamı sağlık tesisleri, bir tanesi benim bölgemi ilgilendiriyor, Bandırma. Burası bir askerî tesis, General Balcı Çamlığı; imar planına göre burası askerî bölge, bunu bile satışa çıkarmışsınız. Bandırma'nın sadece bir tek bölgesi kaldı satılmadık ve sadece bir tek bölgesi var orman arazisi olan, bunu dahi satışa çıkarmışsınız. Bakalım, kimin cebini dolduracaksınız, bu kupon arazileri kime peşkeş çekeceksiniz, onların takipçisi olacağım ama yol yakınken dönün diyorum. Yanı sıra, bu listede var olan aile sağlığı merkezleri ve sağlık tesisleri; tam 54 tane ASM'yi ve sağlık merkezini satışa çıkarmışsınız. Onlar da aynı şekilde kupon araziler ve şehrin en kıymetli yerleri, buradan da birilerini zengin edeceksiniz. Baktım, nereler var diye, çok önemli yerler ne yazık ki satışa çıkmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitiriyorum, son bir cümle. Bir daha uzatmayacağım Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Çömez, teşekkür için açıyorum.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Acaba, Sayın Sağlık Bakanı buralara, efendim, ASM mi yapacak diye baktım, ne gezer. Buralar peşkeş çekilecek ve maalesef, 2025 bütçesi konuşulurken Sayın Sağlık Bakanının dediği gibi, bu ülkeye 2025 yılında 1.000 tane ASM yapılacaktı, bunların hiçbiri doğru düzgün yapılmadı ve "1.000 ASM yapılacak." sözü verilen ülkede ASM'lerin, aile sağlığı merkezlerinin önemli bir kısmı satışa çıkmış durumda.
Son olarak da şunu söyleyeceğim: İstanbul'da İçerenköy Aile Sağlığı Merkezi, 60 dönümlük arazi; vatandaş burayı oturmuş, devletine hibe etmiş, diyor ki: "Alın, buraya sağlık merkezi kurun." ve buraya bir ASM yapılmış altı ay önce fakat altı ay önce yapılan bu ASM'ye milyonlarca para dökülmüş, hemen arkasından greyderler girmiş, iş makineleri girmiş, burayı tarumar etmiş, yerle yeksan etmiş, devletin parasını, milletin sermayesini yok etmiş, artık yerine ne yapılacak bilmiyorum. Bunlarla ilgili, lütfen, bu ülkeyi doğru düzgün yönetin ve gereğini yapın diyorum.
Teşekkür ederim.