GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Orta Doğu yanmakta, sınırlarımız ateş çemberi içindedir. Böylesi bir dönemde Türkiye'nin ihtiyacı hamasi siyaset değildir ve olmamalıdır. Türkiye bu yangının uzağında bir ülke değildir. Maalesef, bölgedeki kriz en çok Türkiye'yi etkilemektedir. Bugün Orta Doğu'daki her yeni kriz Türkiye'yi sadece diplomatik bir riskle tehdit etmemektedir. Bu krizlerin her biri Türkiye'yi güvenlik, ekonomi ve demografi bakımından tehdit etmektedir. Mesele Türkiye'nin bu ateş çemberinde nasıl ayakta kalacağı meselesidir. Fakat iktidarın tavrına baktığımızda ne görüyoruz: Sözde en sert çıkışlar yapılmakta, en yüksek perdeden konuşulmakta fakat fiiliyatta tutarsızlık, zikzak ve belirsizlik hâkim olmaktadır. Bir gün meydan okuyan bir dil kullanılmakta, ertesi gün uluslararası dengelerin arkasına sığınılmaktadır. Bir yanda İsrail'e yönelik en ağır sözler söylenmekte, öbür yanda bu sözlerin gerektirdiği ciddiyet ve stratejik tutarlılık ortaya konulamamaktadır. AK PARTİ iktidarı devlet yönetimini öfke nöbetleriyle sürdürmektedir. Tam da burada Süleyman Soylu çıkmış, her zamanki gibi devlet ciddiyetinden uzak, hamaset yüklü, sorumsuz bir dil kullanmıştır. Ne demiş Soylu efendi: İsrail'i ortadan kaldırmak için gerekirse 300-400 bin vatan evladımızı feda edecekmişiz. Şu ciddiyetsizliğe bakar mısınız? Türk milletinin evlatlarını rakam gibi telaffuz etmekte, 300 bin-400 binden söz etmektedir. Bu nasıl bir cümledir? Bu nasıl bir zihniyettir? Bu nasıl izandır? Bu nasıl bir gaflettir? Bu milletin evlatları harcanacak birer sayı değildir. Her biri bir ocaktır, her biri bir evlattır, o canlar siyasetinizin malzemesi değildir. Soylu efendi, yine milletin evladı üzerinden hamaset yapmakta, şehitlik makamını sorumsuz sözlerin sığınağı hâline getirmektedir. Ancak bilmelidir ki, artık bu millet, onun ucuz siyasetine itibar etmemektedir. Partisinde de itibarı kalmamış, hareket alanı kısıtlanmış bu şahsın bu çıkışlarının amacını da herkes bilmektedir. Ancak, kendisinin bilmediği bu çıkışlarının beyhude olduğudur. Soylu efendi "Türkiye'nin ekonomisi uçacak." yalanını savururken de teröristlerin ayakkabı numaralarını bildiğini iddia ederken de bugün İsrail'le ilgili TRT dizilerini aratmayan fetih hamaseti yaparken de ciddiye alınmamış ve alınmayacaktır. Soylu efendi, dün "PKK'yı çökerttik, dağlarda 86 terörist kaldı." diye bağırıyordu. Bugün, bebek katili Öcalan'ı devletle muhatap hâline getiren siyasetin dümen suyundadır. Dün terörle mücadelede mutlak zafer nutku atarken, bugün terörist başına statü kazandırmaya çalışan bir iklimin tacirliğini yapmaktadır.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Çatlayın.

YAVUZ AYDIN (Devamla) - Türk milleti çok iyi bilmelidir ki "İsrail'le savaş." diyen Soylu efendi yarın gerekirse siyasi ikbali için "İsrail'le ittifak." demekten de geri durmayacaktır.

Değerli milletvekilleri, aziz Türk milleti; biz, bu hamasi söylemlere de milletin duygularını istismar eden bu sorumsuz yaklaşımlara da asla müsaade etmeyeceğiz. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun da ifade ettiği gibi, bizim bütün mücadelemiz Türkiye üzerinedir, bizim bütün önceliğimiz Türkiye'nin selametidir, Türk milletinin huzurudur, güvenliğidir ve refahıdır. Bu anlayışla, milletin istikbalini hamasete değil, akla emanet edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor, Genel Kurulu ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)