GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; huzurlarınızda yine birbirinden bağımsız onlarca konunun bir torbaya doldurulduğu bir yasa teklifi var. Üstelik içinde öyle basit düzenlemeler de yer almıyor sadece. Ülkemiz maalesef bir vergi cehennemine dönüştürülmek isteniyor. Dünyanın bir ucunda bir telefon üretiliyor; üretim maliyeti, işçilik, navlun, işletme, gideri, yatırımcı kârı vesaire vesaire, bir bedel çıkıyor karşınıza, bir de bu bedelin bire bir oranını Sayın Şimşek tek kalemle çıkarıyor karşınıza "kayıt ücreti" adı altında. Yerli üreticiyi mi koruyor? Hayır, zaten korunacak marka yok. Kripto yatırımcısı bir genç düşünün, 1,5 milyon girişli bir sıfır araba almak istiyor, 5 milyon lira kriptodan o yıl kazanç elde etti diyelim, 1 milyon 600 bin gelir vergisi ödeyecek bu yasaya göre, kaldı 3 milyon 400 bin lira, 1 milyon 830 bin lira da araç için ÖTV, KDV ödeyecek. 5 milyonun 3,5 milyonu neye gitmiş oldu? Vergiye gitmiş oldu. Neyi korumak için? TOGG'u. Siz kullanıyor musunuz? Hayır. Tek motivasyonu üreterek kapatamadığı bütçe açığını vergilerle kapatmak olan bir düzenleme vatandaşla devleti arasındaki gönül bağını koparır, düşmanlık duygusunu körükler arkadaşlar. Bir düzenleme yaparken önce o işin psikolojisini düşünmek lazım, sebep olacağı sosyolojik kırılmayı düşünmek lazım.

Gelelim teklife. Yıllardır düzenlenmesi beklenen o devasa konu, kamuoyunca takip edildiği şekliyle kripto yasası Mecliste. Dünya da bu konuda düzenlemeler yapmaya çalışıyor, devletler kendilerini güvende hissetmiyorlar çünkü. Tarih boyunca devletlerin en büyük gücü paranın sahibi olmaktan geçiyordu. Şimdi, yeni finansal araçlar kripto piyasası parayı şahıslara geçiriyor, kontrolün ellerinden gitmesinden endişe ediyorlar. Bankada kilitli durmayan para, aracıya bağımlılığı azalmış para, insanın kendi yönetiminde olan para hep risk olarak görülüyor. Devletler de sahip oldukları o büyük gücü aşındıran, düzenlerine âdeta kırmızı alarm verdiren bu piyasaya bir düzenleme getirmek istiyorlar. Buna genel anlamda zaten kimse itiraz etmiyor ama düzenlemenin şekline elbette itirazımız var çünkü bu teklif, kriptoyu, kripto varlıklara yatırım yapmış kimseleri cezalandırma teklifi. Bu oranda bir vergi neden konuluyor mesela? Çünkü yurt içindeki kimsenin tercih etmediği kurumlara mecbur etmek istiyorsunuz insanları.

İşin sadece vergi boyutu yok, güvenlik boyutu da var mesela. Dünyada yaygın bir kurum var diyelim, Türkiye'dekinden 10 kat daha fazla güvenli ve sağlam, bizim kurumlarımız gibi "hack"lenmiyor da "Oraya gitme." diyorsunuz yatırımcıya. Bu yapılanın tarifi düzenleme değil tam olarak bir zorbalıktır. Türkiye, dünya kripto pazarı listesinde ilk 5'te yer alıyor, 10 milyon olarak ifade ediliyor kripto piyasasındaki kişi sayısı. Sektörel likidite krizinin ortasında kalan insanlara, bu oranda vergi getirerek ne yapmış olacaksınız? Siz böyle sıkıştırdıkça millet bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor, büyük yatırımcı, sermayesini yurt dışına çıkarmayı planlıyor, ülkeye para girişi sağlanması gerekirken çıkışı hızlanıyor. Yatırımcı bulmak için ülke ülke dolaşıp eliniz boş döneceğinize, coğrafyamızdaki savaşlar nedeniyle havuz arayan milyarlarca dolarlık sermayeye bir havuz açmanız gerekir. Oysa siz ne yapıyorsunuz? Gidiyorsunuz, o havuzun içini kumla dolduruyorsunuz. Milyarlarca lirayı ülkeye sokmanın bir yolu bulunmak zorunda. Bu hâliyle hayalini kurduğunuz vergiyi toplayamayacağınız gibi yerel ekosistemi de kendi ellerinizle bitirmiş olacaksınız. Tam da bugünlerde 110 bin İngiliz vatandaşı savaş sebebiyle alternatif liman ararken Türkiye'de 10 milyon kripto hesap sahibinin cebine göz dikmek, vizyonerlikten ve küresel iddialardan uzak olduğunuzu gösterir. Sermaye, yer ve el değiştirme sürecindeyken Türkiye'nin cazibe yerine ceza üretmesi korkunç bir hatadır arkadaşlar. Tamam, vergi cenneti olmayalım ama vergi cehennemine de dönüştürmeyin ülkemizi. Kripto yasasına uygulanmak istenen astronomik vergi üretkenlikten uzak, çaresiz bir politikanın ürünüdür, çaresiz bir zihnin ürünüdür arkadaşlar. Bu yakıcı süreçten kurtulmanın yegâne yolu finansal enstrüman çeşitliliğini, makul vergi oranlarını ve sermaye güvenliğini sağlamış bir politikanın geliştirilmesidir. Türkiye fırsatları kaçıran değil peşine düşüp yakalayan bir yaklaşım sergilemek zorundadır, bundan başka çıkış yolu yoktur. Biz bu maddelerin yeniden getirilmek üzere çekilmesini değil tamamen geri çekilmesini istiyoruz. Revizasyondan yana değil çekilmeden yanayız.

Teşekkür ederim. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)