| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, üzerinde söz aldığım madde, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarına tanınan kurumlar vergisi muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin bir madde. Kamu maliyesi açısından vergi adaleti her zaman hatırlattığımız bir konu ama maalesef bu durum vergi adaletiyle açıklanabilir bir durum değildir. Bugün karşımızda duran tablo yılların birikimi olan yanlış sağlık ve yüksek öğrenim politikalarınızın sonucudur. Ayrıca, bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmış bir tablo değildir, bizzat sizin tarafınızdan, AKP tarafından icat edilmiştir. Açık konuşalım, vakıf üniversitesi hastanelerini bu noktaya getiren, onları kamusal sorumluluklarından uzaklaştıran ve ticari işletmelere dönüştüren AKP'nin bizzat kendisidir. Yıllarca bu kurumları denetimsiz bıraktınız. Kamunun sağlık hizmetini piyasanın insafına bıraktınız. Performans ve kârlılık odaklı bir sistem ürettiniz, sonuç çeteleşme oldu. "Sağlıkta dönüşüm" adı altında kamusal sağlık hizmetini parça parça özelleştirirken vakıf üniversitelerini de işte bu ticari düzenin bir parçası hâline getirdiniz. Kâr amacı gütmeyen, özünde toplumsal dayanışmayı hedefleyen bir kadim kültürün yani "vakıf" tanımının üzerine gölge düşürdünüz, lekelediniz. Üstelik bunu yaparken kamu kaynaklarını da bu yapıları büyüten bir teşvik mekanizmasına dönüştürdünüz. Şimdi ortaya çıkan tablo karşısında sorumluluktan kaçmak maalesef gerçeklerle yüzleşmekten kaçmaktadır ancak sizler bu yüzleşmeden köşe bucak kaçtığınızı, türlü mazeretlere bulaştığınızı, sarıldığınızı birkaç kez millete ispatladınız. Bugün gelinen noktada bazı vakıf üniversitesi hastanelerinin kamusal fayda üretme refleksini kaybetmiş olması bir sonuçtur, sebep değildir. Sebep ise sağlık hizmetini bir hak olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta hâline getiren siyasi tercihler ve uygulanan politikalardır. İşte, bunlar sağlık alanında eşitsizlikleri derinleştirmiş, vatandaşın cebinden çıkan yükü artırmıştır. Şimdi ise bu tablonun sorumluluğunu gizlemek istercesine yalnızca vergi muafiyetini kaldırarak yeni bir yol icat etme peşindesiniz. Oysa mesele vergi almak değil, sağlık sisteminin kamusal niteliğini yeniden inşa etmektir. Mesele, kadim vakıf geleneğini tekrar tesis etmektir. Gerçek çözüm, planlama, denetim ve kamu yararını esas alan bütüncül bir sağlık politikasıdır. Aksi hâlde, bugün attığınız her adım yarının daha büyük sorunlarını doğuracaktır. Bu kürsü Cumhuriyet Halk Partisinin haklılığını bir kez daha ispat etmiştir.
Değerli milletvekilleri, bir başka konu: Bu kanunun gölgesinde kalıyor ancak vakıf üniversitelerinin tıp fakülteleri ile onların bünyesinde sağlık hizmeti sunan hastanelerin kronikleşmiş bir sorunudur. Gençlerimiz tıp fakültesini bitiriyor ya da bitirdikten sonra yıllar içerisinde vakıf hastanelerinde ihtisas kazanıyor yüksek puanlarla ancak maalesef eğitimlerini alacak bir sağlık tesisi bulamıyorlar. Dekana gidiyor, rektöre gidiyor, Sağlık Bakanlığına gidiyor, maalesef, gençler uzmanlık eğitimini tamamlayacak nitelikli bir eğitime kavuşamıyorlar. Onlarca gencimiz yüksek sınav başarısıyla maalesef aylarca, bazen altı ayı geçen sürede işsiz ya da eğitimsiz kalıyor. Bu gençler tıp fakültesi eğitimi boyunca, meslek süresince pandemide topluma sağlık hizmeti sundular. Sizler, bizim her türlü uyarımıza rağmen YÖK'e, Sağlık Bakanlığına başvurmamıza rağmen hiçbir şekilde kılınızı kıpırdatmadınız. Hâlâ, onlarca gencimiz, onlarca meslektaşımız eğitim alamamaktan şikâyetçi, özlük haklarını ve sağlık güvencesini, sosyal güvencesini elde edememekten şikâyetçi. Biran önce vakıf kanunu getirecekseniz bu sorunla yüzleşin, bu sorunun çözümüne katkı sunun. Sağlık ordusu, sağlık emekçilerini bu süreçte rahatlatın.
Sizlere saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)