GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Ben bir kez daha Genel Kurulu, değerli halklarımızı ve zindanlardaki yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, sosyal devleti mumla arayacağımız bir dönemi yaşıyoruz çünkü devlet, devlet olma vasfını yitirdi, âdeta bir tahsildarlık organizasyona dönüşmüş hâlde. Ekonominin başına da bir şef atadılar. Bu şef âdeta bir şimşek gibi yurttaşın malına, mülküne iniyor. Hükûmet adına hareket eden bu şimşek şef, toplumsal yaşamda boşluk bulduğu her alana yeni bir vergi ihdas ediyor. Boşluğun olmadığı yerde de önce o boşluğu yaratıp ardından o boşluğa da yeni bir ihdas yoluna gidiyor. Bakın, son birkaç yılda devletin ekonomi politikası şu üç araçtan oluştu: Zamlar, vergiler ve trafik cezaları. Kripto varlıklar piyasası da milyonlarca yurttaşı etkileyen riskli bir alan. Yüzlerce insan bu piyasalarda yaptıkları işlemlerden dolayı mağdur oldu. Şimdi, devlet bu mağduriyetleri vergiyle yepyeni bir mağduriyet daha ekliyor. Büyük sermaye sahipleri manipülasyonlarla bu piyasalarda kasalarını doldururken bir umutla bu piyasaya sürüklenen yurttaşın cebindeki birkaç kuruş da vergiyle alınacak. Bu ekonomi politikası devlete her gün yeni bir rant, yurttaşa ise her gün yeni bir mağduriyet yaratıyor. Örnek verecek olursak, trafik cezalarından kaynaklı son süreçte yaşanan bu APP plakaları sorunu. Plakalarını değiştirmek zorunda kalan yurttaşlar önce Şoförler Odasına, sonra noterlere ve söküp takmak için sanayiye gidiyor, ödemeler yapmak zorunda kalıyor. Peki, daha öncesinde denetimi yapmayan -daha öncesinde ilgili görevli kişilerin gerekli görevlerini yerine getirmemesinden kaynaklı ortaya çıkan bu durumda- devletin bu cezaları ödemesi gerekmez mi, bu masrafları karşılaması gerekmez mi? Vatandaşın sırtına neden yük oluyor?

İkinci bir konu akaryakıt zamları. Akaryakıt zamları da aldı başını gitti. Şu an 80 liraya dayanan motorin nakliyecilik yapan yurttaşların da kazançlarına büyük bir darbe oldu. Öyle ki Van'da kamyoncu yurttaşlar kontak kapatmak zorunda kaldı. Bunu duymayan, görmeyen devlete, Hükûmete, Hükûmet mensuplarına buradan yurttaşlarımızın sesini duyurmuş olalım ve aynı şekilde onların göndermiş olduğu selamları da sizlere iletelim, üstümüze kalmasın çünkü yurttaşlar son süreçte, son yıllarda yaşanan vergilerden, trafik cezalarından ve zamlardan sonra iktidara, her birinize selamlarımızı iletmemizi istediler; bilginiz olsun.

Şimdi dönelim diğer gündemimize. Bakın burası Van, “Nevroz”u konuşacağız. Türkiye'nin her tarafında olduğu gibi Van'da da “Nevroz” programlarında büyük bir heyecan, aynı inanç ve aynı kararlılık vardı.

Bakın, Erzurum'da da on iki yıl sonra “Nevroz” kutlandı, Meral vekilimizle oradaydık, büyük bir heyecan vardı.

Aynı şekilde Bursa... Herhâlde en büyük coşkuyu orada yaşadık. Buradan Bursa'ya özel selamlarımızı gönderiyoruz. Ama aynı insanlar barışın bir ahlakının olması gerektiğini de söylüyor ve barışa her türlü sahip çıkacağını ısrarla söylüyor. Barışın, ahlakın olması gerektiğini söyleyen insanların sesini duymamız gerekiyor. Yurttaşlar "Barışın ahlakında zaman kaybı olmaz." diyor, tutsakların bu saatten sonra serbest bırakılmamasının barışın ahlakına uygun olmayacağını söylüyorlar. Hukuki güvencelerin ertelenmesi barışın ahlakına uymaz. Kayyımların devam etmesi barışın ahlakına uymaz. "Nevroz" alanlarındaki bu mahşerî kalabalık elbette Kürt halkının barışa, demokrasiye ne denli sahip çıktığını, barışın ahlakına ne denli sahip çıktığını ortaya koyuyor; artık sıra devlette.

"Nevroz"da milyonlarca insana verilecek olan cevap tutuklamalar, gözaltılar, işkenceler değil, yasal düzenlemelerin yapılmasıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)