| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
1'inci, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'inci maddelerin çekileceğine dair bir bilgi geldi ancak 8'inci madde daha önce çekilmişti, 8'inci madde yine hâlihazırda kanun teklifi içerisinde devam ediyor yani aynı 8'inci maddeye yaptığınız gibi bu diğer maddeleri de daha sonra getirmek üzere çekiyorsanız bunun hiçbir anlamı yok. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bunu özellikle ifade etmek istiyorum.
Ben burada bu kanun teklifi içerisinde olan bedelli askerlikle ilgili bir kanaatimi paylaşmak istiyorum. Tabii, bedelli askerlik 240 binden 300 bine çıkarılıyor, kalan 60 bin içerisinden Savunma Sanayii Destekleme Fonuna bir miktar ayrılacağına dair de bir bilgi var. Bendeniz daha önce kanun teklifi verdim, Avrupa'da yaşayan, çifte vatandaş olma arzusunda olan vatandaşlarımızın, gençlerimizin bir seferliğe mahsus üç aylık gibi kısa bir dönem için askerlik bedelinin bin euroya düşürülmesi talebiyle bir kanun teklifi verdim. Fakat, bu kanun teklifiyle ilgili burada Sayın Bakanla, Bakan Yardımcılarıyla yaptığımız görüşmelerde sanki bu kanun teklifimizin üzerine bir değerlendirme yapılacağını ve Avrupa'daki vatandaşlarımızın sesinin duyulacağına dair bir izlenim edindik ama gelinen noktada bakıyoruz ki hayır, aksine 8 bin eurolara kadar çıkmasına dair bir kararlılık var. Şimdi, ben burada aslında bunun bir zorunluluk değil, bir aidiyet meselesi olduğunu hatırlatmak istiyorum. Önemli bir meseleyi konuşuyoruz ve şimdi ben size bazı veriler vereceğim: Mesela, 2011 yılında 10 bin Euro askerlik bedeli, 2.394 kadın vatandaşlıktan çıkmışken 5.984 erkek vatandaşlıktan çıkmış; 2012 yılında yine 10 bin euro, 2.875 kadın vatandaşlıktan çıkmışken 7.722 erkek vatandaşlıktan çıkmış yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını terk etmiş. Neden böyle yapıyorlar? Çok açık bir şekilde 8 bin euro şu anda orada yaşayan, işçi olarak çalışan vatandaşlarımızın ödemekte zorlandığı bir şey. Bırakalım parayı bir tarafa, ben şimdi bütün burada, arkadaşlarımıza sesleniyorum: İçinizde Avrupa'dan gelen, oradaki gurbetçilerimizin desteğiyle aranızda oturan, Genel Başkan Yardımcısı olan arkadaşlar var. Onlar Avrupa'ya gittiğinde emin olun, bütün vatandaşlarımızın ortak talebi, "Askerlik bedelini belli, makul bir noktaya çekin. Burada 3'üncü nesil, 4'üncü nesil gençlerimizin Türkiye'yle olan aidiyet bağları zayıflıyor." diye her sefer gittiklerinde kendilerine söylüyorlar. Fakat bu nasıl bir anlayıştır bilemiyorum, neden böyle yapıyorlar, anlayamıyorum. Yani, bunu sadece Türkiye'deki miktarla, oradaki miktarı uyumlu hâle getirmek adına bir adım atıyorlar. Neden bu şekilde davranıyorlar, bilmiyorum ama şunu net olarak söyleyeyim size: Biz de işte, teşkilatlarımız, Avrupa'ya gidiyoruz, geliyoruz, oradaki vatandaşlarımızın AK PARTİ'li olsun, hangi partili olursa olsun ortak bir talebi var ve bu talepte diyorlar ki: "Buradaki çocuklarımızın, 4'üncü nesil çocuklarımızın ülkemizle olan aidiyetini sağlayın. Bu çocukların ödeyeceği parayı ekonomik bir değer olarak değil, bir aidiyet, bir onları davet şeklinde bunu yapın." diye özellikle talepleri var. Ve burada şunu da ifade edeyim değerli arkadaşlar: Tabii, biz bunları söylerken, hani bu niye "Bin euro olsun." diyoruz. Veya şöyle bir endişe mi var, onu da bilmiyoruz: Ya, arkadaşlar, işte, Türkiye'deki ekonomi ortada, Türkiye'deki ekonomi bu kadar zordayken biz hem de adı çıkmış olan gurbetçilere bin euro yaparsak Türkiye'de seçmen kaybına uğrarız, muhalefet bunu diline dolar diye bir kaygınız varsa söz veriyorum, Genel Kurul kürsüsünden söz veriyorum bu meseleyi siyasi bir malzeme hâline getirmeyeceğim yani getirmeyeceğiz. Bu noktada yapmanız gereken şey çok açık: Bakın, 1 milyon 400 bin vatandaşımız var şu anda Almanya'da yaşayan Türk vatandaşımız var. Çok ilginç bir şey söyleyeyim: Yıllardan beri bekledikleri çifte vatandaşlıkla ilgili kaç kişi başvurdu biliyor musunuz geçtiğimiz bir senede? 1 milyon 400 binden bahsediyoruz, başvuru sayısı sadece 30 bin arkadaşlar.
Diğerleri "8 bin euro bizim ödeme zorluğu çekeceğimiz bir miktar. Burada Türkiye Cumhuriyeti devleti bize bir adım atsın, istismara açık olmasın, tek sefere mahsus bunu makul bir seviyeye indirsin; biz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olalım, aynı zamanda Alman devletinin vatandaşlığını da almış olalım." diyorlar.
Ben buradan o Almanya'da, Avrupa'da bulunan arkadaşlarımıza bir daha sesleniyorum: Tekrar oraya gidip dinlenmek istiyorsanız bu çağrıya kulak verin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)