| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Evet, bu sene 100'den fazla yerde "Nevroz" ateşini yaktık ve "özgürlük ve demokrasi Nevroz'u" şiarımızla yüz binlerle bir araya geldik. Amed'de, Urfa'da, Van'da, İstanbul'da, İzmir'de, Balıkesir'de milyonlarla "Nevroz"u kutladık. Halk hep bir ağızdan "Özgürlük, barış ve demokrasi" dedi. Bakın, yıl 1992, yer Cizre, halk "Nevroz" kutlaması için sokaklarda ve yaklaşık yüze yakın insan katledildi. Neden? "Nevroz"u kutladığı için ama bu halk "Nevroz" ateşini yakmaktan vazgeçmedi. Yıl 2017, Amed "Nevroz"unda herkesin gözünün önünde Kemal Korkut katledildi ama bu halk "Nevroz" direnişinden vazgeçmedi. Yıl 2026, bugün artık geçmişte kalmasını istediğimiz bu tekçi, yasakçı zihniyet ne yazık ki hâlen tamamen sona ermiş değil. Bakın, Amed, Urfa ve pek çok ilde aslında gerek mülki idare amirleri olsun gerek personelleri olsun gerçekten de bu "Nevroz"un güvenlikli bir şekilde, sağlıklı bir şekilde, gerçekten halkın bayramını yaşamasına katkı sunacak durumda, pozisyonda oldular. Onları tenzih ediyorum ama gelin görün ki bazı "Nevroz" alanlarında geçmiş yılların kalıntılarını görebildik. Kocaeli'de, Van'da, Ankara'da ne yaptılar biliyor musunuz? Bakın, sarı, kırmızı, yeşil iplerden oluşan, saç örgüsünden oluşan bu ipleri "Nevroz" alanına almadılar. Bakın, 6 Kasım 1991'de Leyla Zana bu kürsüden bu renklerle seslendi ve yeminini etti ve yılmadı, tüm yasaklamalara rağmen bunu yaptı. Yıllardır "Nevroz" kutlamalarında kıyafetlerimizde, renklerimizde bu renkleri kullanırız. Kürt halkının bir sembolüdür bu renkler. Bu renkler, öyle alelade renkler de değildir. Kürt edebiyatında yeri olan renklerdir, bilmeyenler için bir kez daha burada söyleyeyim. Bin yıllardır bu renkler kullanılır ve yeşil renk Demirci Kava'nın önlüğünden gelir ve aynı zamanda doğanın yeşilliğinden gelir. Yine, sarı renk güneşi temsil eder; aydınlığı, umudu, zaferi temsil eder; kırmızı ise fedakârlığı ve mücadeleyi temsil eder. Yani, öylesine oluşturulan renkler değil ama gelin görün ki dağ kabul etti, taş kabul etti bu renkleri ama yıl olmuş 2026 hâlen bu renklere alerjisi olan bir kısım marjinal olduğunu görebiliyoruz.
Bakın, Güldür Güldür diye bir komedi dizisi vardır, bilenler bilir; bir de onun Kürtçesi var, ismi "..."(*) diye bir skeç var, o skeçte şöyle bir şey yapmışlar: 2 anne "Nevroz" kıyafetlerini giymişler "Nevroz" alanına doğru gidiyorlar, ellerinde de bir tencere sarmaları var. Polis durduruyor, aramasını yapıyor, diyor ki: "Giremezsiniz." "Niye giremeyiz?" diyorlar. "Bakın, sizin tencerenizi açıyorum yaprağınız yeşil; üzerine limon koymuşsunuz sarı; sizin bu tencereniz de kırmızı. Bu sarı, kırmızı, yeşille biz sizi içeri almayız." diyorlar çünkü neden? İzahı olmayan şeylerin artık mizahı yapılıyor, akıl almaz tutumlarla hâlen bunu devam ettiriyorsunuz. Bu, geçmişin köhnemiş bir aklıdır arkadaşlar; içi boş, anlamsız bir düşmanlıktır, bunun artık miadı dolmuştur. Kabullenin, hiçbir halkın renklerinin, dilinin, kültürünün kimseye zarar vermeyeceğini anlayın artık.
Evet, değerli arkadaşlar, İstanbul'da, Ankara'da ve bazı yerlerde yine ne yaptılar biliyor musunuz? Yaklaşık on yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan bu ülkenin 3'üncü büyük partisinin Eş Genel Başkanlığını yapmış Selahattin Demirtaş'ın üzerinde resminin olduğu şu atkıyı içeri almadılar arkadaşlar. Bir suç unsuru oluşturuyor diye bu atkıyı içeri almadılar. Aklınız alabiliyor mu arkadaşlar? geçtiğimiz haftalarda komisyonda Avrupa İnsan Hakları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasına dair bir tavsiye çıkmış bir süreçten geçiyoruz eğer şu an o kararlara uyulmuş olsaydı o "Nevroz"da binlere hitap edecekti Selahattin Başkan belki ama hâlen Selahattin Başkanın resminin olduğu atkıları içeri almak istemeyen bir anlayışla karşı karşıyayız ve buna karşı gelen, Kocaeli'nde bulunan Gebze İl Eş Başkanımız Ömer Yıldırım şiddet gördü, işkence gördü ve gözaltına alındı. Akıl tutulmasını yaşayan bir durumdan bahsediyoruz. Yine, Van'da ne yaptılar? Eş Genel Başkanımızın da içerisinde olmuş olduğu "Nevroz"a katılmak için bir heyet gidiyor, Eş Başkanımızın içinde olduğu heyete kendini Van Güvenlik Şube Amiri olarak tanıtan, abartısız her eylemi provoke eden şahıslar "Hayır, bu heyete biz GBT yapacağız." diyor. Nerede görülmüş bir Genel Başkanın içerisinde olduğu heyete GBT yapıldığı? Bu, açıkça barışa alerjisi olanların...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Uzatmıyoruz.
DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Öyle mi Başkanım?
BAŞKAN - Evet, öyle karar aldık, kararı bildirdim zaten.
DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Ben onu duymamışım. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)