| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
BİROL AYDIN (İstanbul) - Değerli arkadaşlar, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Tarihte bazı dönemler vardır ki böylesi dönemler sınanma dönemleridir. Bugün de hem kurumların hem de tek tek her bir ferdin sınandığı günleri yaşıyoruz. Duruşun, ahlakın, etiğin, vicdanın, cesaretin sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz. Değerli arkadaşlar, bu açıdan bugün İran'ın yanında durmak ahlakımızın, inancımızın ve insanlığımızın gereğidir. Zira iki haksız arasında bir savaştan bahsetmiyoruz. ABD-İsrail bloğu tüm değerleri çiğneyerek emperyalist hırsla haksız ve hukuksuz bir şekilde terör estiriyor. Zulmün olduğu yerde tarafsızlık olmaz. Zulmün olduğu yerde tarafsız olmak; diyorum, demiyorum dilimin ucuna geleni.
Milletimizin ve Türkiye'nin asırlar boyunca haksızlığa ve zulme karşı her daim tarihî duruşu olmuştur, rol üstlenmiştir. Milletimizi millet yapan, Türkiye'yi Türkiye yapan şey de işte bu haksızlık karşısındaki duruşudur. Hiç kimse kusura bakmasın ya da isteyen baksın, Dışişleri Bakanlığı kınama bakanlığı değildir. Diplomasi demek tarihin doğru yerinde durmaktır; diplomasi demek Trump'ı kızdırmayacak yerde durmak değildir.
Kıymetli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; bugün bazı şeyleri yeniden hatırlamak ve bazı soruları sormak mecburiyetindeyiz. Bülent Ecevit, Irak'ın işgali karşısında nerede durdu, nasıl durdu? Necmettin Erbakan, Başbakan olduğunda ilk ve vefatından önce son gezisini neden İran'a yaptı? Biz bugün tarihten gelen birtakım farklılıkları mı konuşacağız yoksa bugün tarihin doğru yerinde durup tarih mi yazacağız?
Değerli arkadaşlar, bu süreçte küreselcilerin, ülkelerin sadece ekonomik kaynaklarını değil, politikasını da ipotek altına aldığını bir kez daha yaşayarak gördük. Ne yazık ki İran'a karşı Trump'ın taşeronluğunu yapmak için sıraya dizilen dışişleri bakanlarını gördük. İslam Birliğinden İsrail'le iş birliğine kayanları gördük. Ayrıca, bu meselede bir kez daha gördük ki askerî müdahalelere her zaman ideolojik propaganda eşlik eder. Coğrafyalardan önce zihinler işgal edilir. Uçaklardan, gemilerden füzelerden önce medyadan bombardımanlar yapılır. Amerika yönetimi iktidarı, iktidar da içeride STK'lerden vakıflara, medyadan sözüm ona hocalara, akademisyenlere, herkesi hizaya sokar. Şuculuk buculuk tartışmaları yapanlara veya olup bitenler karşısında suspus olanlara soruyorum: Venezuela Şii olduğu için mi emperyalizmin hedefi oldu? Küba'ya ilaçlar sokulmuyor, ilaç yasağı var Küba'ya girişte. Küba Şii olduğu için mi Küba'ya ilaç sokulmuyor?
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; en acı olan da şudur: Biz bugün neden bir kısım iktidardaki arkadaşları ikna etmeye çalışıyoruz? Neden biz sizi uyandırmaya çalışıyoruz? Aslında biz İran meselesinde nerede durabileceğinizi sonunda kestirebiliyoruz, geçmişteki zikzaklarınızdan, keskin virajlarınızdan biliyoruz. Irak'tan biliyoruz, Suriye'den biliyoruz, Libya'dan biliyoruz, Filistin Gazze'deki sonuçlardan biliyoruz. Ancak konumlanacağınız her hususta karamsar olsak da en azından bu kez doğru yerde saf tutacağınızı ümit ediyor ve bu konudaki uyarılarımızı dile getiriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)