| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
CHP GRUBU ADINA GİZEM ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzülerek ifade etmek gerekir ki şiddet ülkemizin en derin ve yakıcı yaralarından biridir. Yaşamın her noktasında da karşımıza çıkıyor. Hayatları dağıtıyor, ilişkileri bozuyor, geleceğimizi çürütüyor. Baştan söyleyelim, şiddet bu ülkede tekil eylemlerle açıklanamaz; şiddet sürekli yeniden üretilen bir düzendir, dolaşıma sokulan bir kültürdür ve bunun en güçlü taşıyıcılarından biri de görsel medyadır.
Önümüzdeki veriler de son derece çarpıcıdır: 2014 ile 2024 yılları arasında incelenen 94 televizyon dizisinin yüzde 86'sında kadına yönelik şiddet yer almaktadır. Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet neredeyse tüm anlatıların içine yerleştirilmiş durumdadır ama mesele sadece şiddetin varlığı değildir; şiddet estetize ediliyor, dramatize ediliyor, hikâyenin merkezine yerleştiriliyor.
Bu tablo bize şunu söylüyor: Şiddet artık istisna değildir, norm hâline getirilmiştir ve tam da bu yüzden değerli milletvekilleri, biz burada şiddetin nasıl üretildiğini tartışırken bugün Muğla'da bir kadın daha hayattan koparıldı. Muğla'nın Seydikemer ilçesinde Vesile Elmadibi evli olduğu erkek tarafından öldürüldü, bir yaşam daha, bir hayat daha erkek şiddetiyle son buldu. Sadece Vesile Elmadibi mi? Bu yıl Milas'ta Özlem Arslan, Kavaklıdere'e Sermin Bacak yaşamından koparılmadı mı? Bu konuştuğumuz işte bu şiddet düzeninin sonucudur. Bu, eril tahakkümün sonucudur. Bu, şiddetin normalleştiği bir iklimin sonucudur.
Değerli milletvekilleri, İstanbul Kültür Üniversitesinin 2025 Yılı Türkiye Şiddet Haritası Raporu bu tablonun vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Rapora göre, şiddet vakalarının toplamı yalnızca bir yıl içinde yani 2024'ten 2025'e yüzde 75 artarak 2.289'a yükselmiştir, yüzde 75, tekrar ediyorum. Bu artış toplumsal bir alarmdır ve daha çarpıcı olan başka bir veri ise şiddet faillerinin yüzde 95,5'i erkektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
GİZEM ÖZCAN (Devamla) - Teşekkür ederim.
Bu veri bize şunu söylüyor: Şiddet üzerinden kurulan bir toplumsal düzenin sonucunu ortaya koyuyor.
Değerli milletvekilleri, devletin görevi yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değildir, o suçu doğuran koşulları ortadan kaldırmaktır. Kadınların, gençlerin, çocukların şiddetten arınmış bir yaşam sürmesini sağlamak devletin görevidir. Bu nedenle, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten yayıncılık ilkeleri hayata geçirilmelidir. Kadın örgütleri, akademi, sivil toplum bu süreçlerin asıl öznesi hâline getirilmelidir. Çocuklar ve gençler şiddet içeriklerine karşı korunmalıdır. Bu mesele nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz meselesidir. Bu nedenle, bu mücadele yalnız kadınların değil, hepimizin ortak mücadelesidir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)