GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ'nin medyadaki şiddet içeriklerinin etkilerinin, özellikle kadına yönelik şiddeti beslediği gerekçesiyle vermiş olduğu önergeyi desteklediğimizi belirterek başlamak istiyorum. Evet, medya, bir eğlence aracı olmanın ötesine geçti çoktan, bir model alma kaynağı hâline geldi. Genci, yaşlısı ekrandan akan davranışları bilinçli bilinçsiz içselleştiriyor, maruz kaldığı şiddet içeriği şiddete karşı duyarsızlığını perçinliyor. Sorunlarını fiziksel güç kullanarak çözen karakter şiddeti çözüm yolu olarak aktarıyor. Sigaranın blurlandığı ekranlarda silahlı sahneler tanıtım görsellerinde ışıl ışıl parlıyor, silahı bırakın normalleştirmeyi çekici hâle getiriyor hatta. Güç, otorite, saygınlık ne eğitimde ne emekte, hepsi kendine şiddette yer buluyor. Televizyon kanallarının silahları, şiddeti teşvik ettiği artık hepimizin malumu ve bu dizilerdeki ekranlarda gerçek hayattakinin aslında çok ötesinde, aksine toplum nezdinde sempatik, karizmatik ve vatansever olarak gösterilen karakterler canlanıyor. Asıl tehlike devlet ve suç örgütleri arasında meşrulaştırıcı bir ilişki varmış gibi gösteriliyor. Bu, gençlerde bir algı bulanıklığına neden oluyor ve tehlike gerçekten burada. Bu içerikler şiddeti olgunlaştırıyor ve suçu romantize ediyor maalesef. 16-17 yaşındaki gençlerimizin suçla erken yaşta temas etmelerinin arkasındaki nedenleri ararken önemli bir nedenin de medyadaki etkilerin olduğunu görmezden gelmememiz gerekir, buna daha fazla kayıtsız kalamayız. Yaklaşık üç yıldır bu kürsüden hem RTÜK'e hem de siyaset kurumuna çağrıda bulunuyoruz "Toplumu ifsat eden dizilere, gündüz kuşağı programlarına karşı iradenizi ortaya koyun." diyoruz. Bu programların en büyükleri iktidara yakın medya kuruluşlarında yer aldığı için havaya ıslık çalınarak dinleniyoruz maalesef, kendilerinin çocuklarıyla, aileleriyle dinlemediği, izlemediği dizileri maalesef bu topluma reva görüyorlar. Biz dedik, dinlemediniz ama bakın, geçtiğimiz günlerde Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı çok değerli bir çağrıda bulundu; insanı, aileyi, toplumu ifsat eden, tehdit eden içeriklere karşı hepinizi göreve davet etti. Şimdi bize şöyle bir gerekçeyle geliyorsunuz: "Medya dünyası reytinge göre hareket eder, biz özel sektöre ne diyebiliriz ki?" diyorsunuz. Bu meseleyi gerçekten çözmek istediğinize inanmamız için şu iradeyi ortaya koymanız gerekirdi mesela, şunu denemiş olmanız lazımdı, küçük de olsa bir çözüm iradesi göstermeniz, samimiyet göstergesi emaresi olarak bunu yapmanız gerekirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Bunlara "Siz özel sektörsünüz, özel sektörün reklamlarıyla ayakta durun, kanallarınızdan kamu bankalarının reklamlarını kaldırıyoruz." demeliydiniz mesela, bunu dediniz mi? Hayır, demediniz. Bu yayınlara oluk oluk kamu bankalarından paralar akıyor. O yüzden "özel sektör" falan diyerek topu taca atamazsınız, sorumluluktan kurtulamazsınız sevgili dostlar. Bir taraftan "Aileyi koruyacağız." diyeceksiniz, bir taraftan "Şiddeti yok edeceğiz, şiddete sıfır tolerans." diyeceksiniz ama bir taraftan da o şiddeti besleyen, aileyi yok eden yayınlara karşı hiçbir tedbir almayacaksınız ve onlara göstere göstere aslında bir de destek olacaksınız.

Hepinizi bu önerge vesilesiyle tekrar samimiyete davet ediyor, "Şiddete sıfır tolerans." demenin karşılığını yerine getirmenizi bekliyorum.

Teşekkürler.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)