GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

CHP GRUBU ADINA AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada sıradan bir ekonomik tabloyu değil savaşın gölgesinde kırılgan hâle gelmiş bir ekonomiyi konuşuyoruz. Evet, bölgemizde savaş var ama asıl soru şu: Türk ekonomisi bu şoku kaldırabilecek durumda mı? Cevap açık: Hayır. Bakın, sadece geçtiğimiz iki ayda en az 351 bin kişi işini kaybetti. Bu ne demek biliyor musunuz? Her gün yaklaşık 6 bin kişi, her saat 250 kişi işsiz kalıyor; sanayi üretimi düşüyor, hizmet sektörü daralıyor, borçlar ve icralar artıyor. Türkiye ekonomisi daha yılın başında küçülme sinyalleri veriyor. Peki, böyle bir ekonomiye savaş ne yapmaz ki? Enerji maliyetini artırır, gıda fiyatlarını yükseltir, cari açığı büyütür. Nitekim, daha ocak ayında cari açık 6,8 milyar dolara çıktı ve bu daha başlangıç, savaşın etkisi önümüzdeki aylarda çok daha ağır hissedilecek ama asıl mesele şu: İktidar bu riske karşı hazırlıklı mı? Hayır çünkü ekonomi üretimle değil, ne yazık ki borçla dönüyor. Bakın bütçeye, sadece iki ayda 640 milyar lira faiz ödedik; günde 10 milyar lira, saatte 400 milyon lira, dakikada yaklaşık 7 milyon lira faiz ödüyoruz, her saniye yaklaşık 120 bin lira faiz ödeniyor. Peki, yatırım? Yatırım harcamaları yüzde 44 düşmüş yani bu ülke üretime değil faize çalışıyor.

Değerli milletvekilleri, bugün vatandaşın sırtındaki yük sadece borç değil aynı zamanda da belirsizliktir çünkü bölgemizde yaşanan savaş ekonomide zaten var olan kırılganlıkları da büyütmekte.

Geçtiğimiz hafta seçim bölgem Kayseri'de nakliyeci esnafımızla bir araya geldim, hepsinin ortak cümlesi şu: "Diğer tüm sektörler gibi ne yazık ki önümüzü göremiyoruz." Akaryakıt fiyatları sürekli artıyor, maliyet hesabı yapılamıyor, taşımacılık sektörü ciddi bir baskı altında. Brent petrol 100 doların üzerine çıkmış durumda. Bu sadece pompaya yansıyan zam değil, üretimden lojistiğe, gıdadan ihracata kadar tüm zincirin maliyetlerinin artması demek ama asıl mesele şu: Türk ekonomisi yaşanan sürece güçlü bir yapıyla girmedi, yüksek cari açık, artan dış finansman ihtiyacı ve zayıflayan rezerv yapısı; bunlar tabloyu daha da kırılgan hâle getirmekte. Nitekim sadece üç haftada 30 milyar dolara yakın rezerv eridi yani sorun sadece savaş değil Türk ekonomisinin bu tür şoklara karşı dayanıklılığını da kaybetmiş olmasıdır. İşte, bu yüzden bu mesele sıradan bir ekonomik tartışma değil, Türkiye'nin ekonomik güvenliği meselesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

AŞKIN GENÇ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye ekonomisi yüksek borç, yüksek faiz, düşük üretim ve yüksek risk sarmalına ne yazık ki girmiştir. Risk primi artıyor, güven azalıyor; bu tabloyu görmezden gelmek ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. İşte, bu yüzden diyoruz ki: Meclis bu tabloyu konuşmak zorundadır, önümüzdeki riskleri görmek zorundadır. Savaşın gölgesinde derinleşen ekonomik kırılganlık genel görüşmeyi de ivedilikle zorunlu hâle getirmektedir; bu nedenle, önergeyi desteklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Ayrıca da belirtmek isterim ki dün itibarıyla şehrimizin çok önemli bir değeri olan Kayseri pastırması Avrupa Birliğinden coğrafi işaret tescili alan 46'ncı ürünümüz olmuştur. Bu nedenle, bu konuda emek veren tüm hemşehrilerimi kutluyorum, çalışmalarında başarılar diliyorum, şehrimize ve ülkemize de hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)