GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Bugün kıymetli Grup Başkan Vekillerimizin neredeyse tamamının değerlendirmesinde, bölgemizin içinde bulunduğu savaş hâlinin, Türkiye ekonomisi ve Türkiye'deki değişik üretim sektörleri üzerindeki etkileri üzerine kıymetli notlar paylaşıldı. Bölgesel bir savaşın küresel bir ekonomik krize dönüştüğü kabul ediliyor ve bununla ilgili çok ciddi olarak dünyanın dört bir yanında hükûmetler, ülkeler ciddi tedbir paketleri açıklıyor. İspanya, örneğin, tarım sektörüyle ilgili çok büyük bir paket açıkladı, az sonuna değineceğiz.

Önce bir şeyi samimice ifade edelim ve kabul edelim ki bu fırtınaya Türkiye günlük güneşlik iken yakalanmış değildir. Türkiye zaten, 2018 başkanlık dönemine geçişinden bu yana, 2020 yılında başlayan faiz deneyinden bu yana artan faiz ödemeleri, azalan çiftçi destekleri, azalan reel sektör destekleri, artan işsizlik ve bozulan piyasalar baskısı altındayken buraya yakalanmıştır. Örneğin, Türk tekstili son iki yılda üçte 1 oranında istihdam kaybına uğramıştır, üçte 1 oranında ihracat kaybına uğramıştır. Mesela, Türk tarihinde ilk defa ayakkabıcılık sektöründe ithalat ihracatın önüne geçmiştir ve bunun tek sebebi Türkiye'deki artan maliyetler, pahalı tedarik, baskılanan kur, yüksek faiz ve diğer finansman problemleridir.

Şimdi, hâl böyle iken içine girdiğimiz bu fırtınaya, bu tünele Hükûmet nasıl hazırlık yapıyor? Bakıyoruz, ekonomi yönetimi için sadece 3 ana unsur var: İMKB, kur ve faiz. Oysa şöyle bir etrafa bakınalım, "Acaba sektör temsilcileri ne diyor?" diye baktığımızda, sadece bir haftalık haberler arasından hızlıca bir seçki sunmaya çalışacağım size.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar... Biliyorsunuz, Şemsi Bey de -TOBB gibi, Esnaf Birliği gibi- konuşmayı seven, üyelerinin hakkını savunmayı seven bir Başkan değil ama buna rağmen dayanamamış; o da gübrede yüzde 26'ya, mazotta yüzde 23'e varan artışın, gıda sektörü üzerindeki, tarım girdileri üzerindeki artışın hasat döneminde yaratacağı etkiye dikkat çekmiş.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği ise 2026 yılı çiğ süt ve buzağı desteklerinin hâlâ açıklanamadığını, üretim planlamasına, yem tedarikine kadar birçok konunun bu nedenle tıkandığını ifade etmiştir ve çiğ süt fiyat tavsiyesinin üç ayda bir yenilenmesi gerekirken hâlâ 2026 verilerinin açıklanmadığını söylemiştir. Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Sayın Hidayet Muslu'nun ise uyarısı daha çarpıcı "Açlık kapıda." diyor ve uyarıyor: Geçen yıl Türk ekonomisi resmî verilere göre 3,6 büyürken tarım sektörü 8,8 küçülmüştü. Bu yaz meyveleri 3 veya 4 kat fiyatına dahi bulamayacaksınız çünkü rekolte düşük olacak. Şu anda bile pazar yerlerinde patlıcanın, biberin, domatesin 200 liraya, 300 liraya, 350 liraya satıldığını hep beraber görüyoruz. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu olumlu yağışlara rağmen mazot ve gübredeki artış nedeniyle çiftçinin ekim ve dikim yapamadığını açıklamaktadır. Bir başka yerden Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram bakliyat, mısır ve şeker pancarı ekiminin gübre ve mazot fiyatındaki artışlar nedeniyle başlayamadığını ve üreticilere borçlanarak alım yapmamaları tavsiyesinde bulunduklarını açıklamıştır. Dönüyoruz Karadeniz'e, Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan ton başına verilen 2 liralık ürün bazlı destek bu yıl kaldırıldığı için çiftçilerin mağduriyetini ifade ediyor ve artan fiyatlar nedeniyle çiftçilerin ekim ve dikim zamanı gelmiş olmasına rağmen gübre dahi alamadığını tekrardan hatırlatıyor. Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Makro Tarım Genel Müdürü Harun Öztürk ile Merkez Anadolu Kimya Genel Müdürü Osman Dirican da tarım sektöründeki maliyetlerin Türkiye'de gıda enflasyonuna olan etkisine dikkat çekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bakınız, şubat ayı verilerine göre dünyada gıda enflasyonunda Arjantin'i de geçerek 36,44 yıllık puanla 1'inci olduk ve yine az konuşan sektör temsilcilerinin biri İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan OVP'nin bütün sorumluluğu üreticiye bıraktığını ve bunun artık taşınamaz bir yük olduğunu neredeyse bir saatlik konuşmasında ifade ediyor. Kıymetli arkadaşlar, maksadımız bir durum tespiti yapmaktır, bir genel görüşme açalım; Ticaret Bakanımız gelsin, Hazine ve Maliye Bakanımız gelsin, Tarım Bakanımız gelsin ve burada alınması gereken tedbirleri hep birlikte alalım. Her yıl öngörülen faizin yüzde 20'sini, 25'ini fazla ödüyorken mecburen borçlanan hazinemiz; bu kez çiftçiyi ayakta tutmak için, bu kez tekstilciyi, üretimciyi, ayakkabıcıyı, hayvancıyı, davarcıyı ayakta tutmak için borçlansın diyoruz. Biz muhalefet olarak size bunu teklif ediyoruz, genel görüşmede gelin bu konuları tartışalım diyorum, saygılar sunuyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)