GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:25.03.2026

CHP GRUBU ADINA AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Saygıdeğer Başkan, değerli milletvekilleri; 259 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bayram öncesiydi, bu 259 sıra sayılı Kanun Teklifi'yle alakalı Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı Abdullah Güler Mecliste bir basın toplantısı yaptı, bu tartışmakta olduğumuz torba yasa hakkında birtakım bilgiler verdi. Evet, bayram öncesiydi ve herkes merakla bu torba içerisinde emeklilere yönelik, emeklilerin bayram ikramiyelerine yönelik bir düzenleme olup olmadığını merak ediyordu. Bu soruldu Sayın Güler'e ve verdiği cevapta "Kaynak yaratmakta zorlanıyoruz, bu yüzden emeklilere herhangi bir düzenleme yapamayacağız." dedi. Kaynak yaratmakta zorlanılıyormuş.

Şimdi, 17 milyona yakın emekli var. Bu 17 milyon emekliye geçtiğimiz bayramda 4 bin lira bayram ikramiyesi verdik. Bunu eğer 5 bin liraya çıkarmış olsaydık yani 1.000 lira artırmış olsaydık 17 milyar liralık bir ilave maliyeti olacaktı. Peki, bu tartıştığımız torba yasada ne kadar kaynak yaratıldı, biliyor musunuz? Bu torba yasada en azından 300 milyar liralık bir ilave kaynak yaratıldı ama ne yazık ki iş emekliye geldiği zaman, emeklinin bayram ikramiyesine geldiği zaman emeklilerimize dönülüyor, deniliyor ki: "Kaynak yok."

Mesela, madde 16, bedelli askerlik ücreti yüzde 25 artırılıyor yani 333 bin lira olan bedelli askerlik ücreti 416 bin liraya çıkarılacak ve bundan da 19,2 milyar liralık bir kaynak yaratılacak. Biraz evvel belirtmiştim yani 17 milyon emeklinin emekli ikramiyesini bin lira artırmanın maliyeti 17 milyar lira, burada bedelli askerlik ücretleri yüzde 25 artırılmak suretiyle 19,2 milyar liralık ilave kaynak yaratılmakta. Başka bir husus: Artık öyle gözüküyor ki gelen bu zamdan sonra -çünkü temmuz ayında bir kere daha zam gelecek bu bedelli askerlik ücretine- bedelli askerlik yapmak zenginlerin harcı olacak.

Kaynak yaratmakta o kadar mahirsiniz ki esasında madde 1'e baktığımız zaman, 3'e, 4'e, 5'e baktığımız zaman, kripto varlık gelirlerini vergilendiriyorsunuz. Kripto varlık işlemlerine on binde 3'lük bir işlem vergisi getirilmekte, bundan yıllık getiri ise 4,2 milyar lira. Emekliye geldiği zaman "Kaynak yok." diyorsunuz, alın, işte size 4,2 milyar liralık kaynak. Başka ne yapıyorsunuz? Bu işlemlerden elde edilen gelirler vergiye tabi olacak, yüzde 10 da stopaj getirilecek; alın size kaynak.

Başka neler var burada? Değerli taşlara yüzde 20 ÖTV getirilmekte, yıllık ilave gelir ise 1,9 milyar lira, yaklaşık 2 milyar lira. Hani kaynak yoktu? Alın size 2 milyar liralık daha kaynak. Siz emekliye gerçekten kaynak yaratmak istiyorsanız, şayet böyle bir derdiniz varsa mesela biz bir önerge verdik, maddelere geçildiği zaman önümüze önergemiz gelecek, o önergeye destek verin. Bu Mecliste koluna 10 milyon liralık saat takan milletvekillerimiz var, 3 milyon liralık, 4 milyon liralık, 5 milyon liralık saatler takan milletvekillerimiz var ancak bu saatlerde ÖTV yok arkadaşlar yani tüp gazda var, mazotta var, buzdolabında var ancak 10 milyon liralık saatlerde 1 lira ÖTV yok. (CHP sıralarından alkışlarlar) Biz de bir önerge verdik, dedik ki: Ederi 50 bin liranın üzerindeki lüks saatlerden ÖTV alınsın ve bundan da emeklilere kaynak aktarılsın. Göreceğiz bakalım, önergemiz geldiği zaman tavrınız ne olacak.

Bir de kaynak denilince aklınıza ilk gelen yer, her zaman olduğu gibi İşsizlik Sigortası Fonu. Şimdi, öyle bir düzenleme yapıyorsunuz ki İşsizlik Sigortası Fonu'ndaki devlet katkısını yüzde 1'den yarıma indiriyorsunuz ve böylece hazinenin 65 milyar liralık yükünü azaltıyorsunuz. Kaynak mı arıyorsunuz? İşte, size kaynak, 65 milyar lira.

Bir de gerekçeye baktığımız zaman, 2025 yılının sonu itibarıyla bu Fon'da 628 milyar lira para birikmiş, 2026 yılında da 150 milyar liralık gelir fazlası olacağı tahmin ediliyor yani 2026 yılı sonunda yaklaşık 800 milyar liralık bir fona ulaşmış olacağız ve siz diyorsunuz ki: "Fon'da yeterince para var, ben üzerime düşeni vermeyeyim." Peki, halkçı bir yönetim olsaydınız ne yapılırdı? Yani halkçı bir yönetim şu anda iktidar olsaydı ne yapardı? Mademki yeterli para var Fon'da, o zaman ne yapardı? Daha fazla işsizin bu Fon'dan para almasını sağlardı, maaş almasını sağlardı. Şu anda başvuran her 2 işsizden 1'isi eli boş dönüyor. Kolaylaştırırdık, kapsamını artırırdık; bunu yapmıyorsunuz, devlet katkısını azaltıyorsunuz. Başka ne yapılabilirdi? Mesela, bir asgari ücretli işsiz kaldı, İşsizlik Sigortası Fonu'na başvuruda bulundu. Alacağı aylık ne kadar, biliyor musunuz? 13.111 lira; bakın, 13.111 lira. Bu memlekette açlık sınırı 30 bin lira, biz işsiz kalmış olan insanlara ayda 13 bin lira para veriyoruz. Madem Fon'da fazlalık para var, o zaman bu fazlalık parayı en azından asgari ücrete çıkaralım, insanlar bir nebze olsun rahat nefes alsınlar. Yani öyle bir iktidarsınız ki bir yandan emekliye geldiğinde "Kaynak yok." diyorsunuz, emekliye verirken bir eliniz titreyerek veriyor; diğer yandan, diğer elinizi de işsizin fonundan bir türlü çıkarmıyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, madde 11'e, bu maddeye göre, bu düzenlemeye göre tüm kamu kurum ve kuruluşları, genel bütçeli, özel bütçeli kurumlar, üniversiteler, SGK, tüm kamu iktisadi teşekküllerinin ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri Özelleştirme İdaresi tarafından satılacak. Bu özelleştirme gelirleri hazineye gitmeyecek, özelleştirmenin yapıldığı kurumlara gidecek ve buradan da 35 ile 45 milyar lira arasında bir gelir elde ediyorsunuz. "Kaynak" diyorsunuz, alın size kaynak, 35-40 milyar lira; ciddi kaynak bu. Komisyonda sorduk, 230 tane taşınmaz varmış; 5,5 milyon metrekarelik bir alan bu, 95 tanesinin bize listesini verdiniz. Listeye baktığımız zaman şaşırmadık çünkü Türkiye'deki kupon arazilerin özelleştirileceğini biz biliyorduk, gayrimenkullerin; gördük ki gerçekten de kupon araziler. Ben 1-2 tanesini size getirdim. Bakın, bu, Millî Savunma Bakanlığına ait Didim Akbük'te denize nazır 1 milyon 500 bin metrekarelik bir taşınmaz, burası özelleştirilecek. Başka, Bursa Nilüfer'de Millî Eğitim Bakanlığına ait kupon bir taşınmaz, burası da özelleştirilecek. Bakın, İstanbul Beyoğlu, tam bir kupon arazi; Galataport'a yakın, milyonlarca, milyarlarca edecek bir arazi. Buna diyorsunuz ki: "İhtiyaç fazlası bir yapı." ve bunu özelleştireceksiniz. Antalya Kalkan, turizm tesislerinin ortasında kupon bir arazi, kupon bir gayrimenkul, bunu da özelleştireceksiniz.

Bir de neden kardeşim, neden Özelleştirme İdaresi? Yani geçmişe bakmış olduğumuz zaman Özelleştirme İdaresinin performansı ortada, yapmış olduğu özelleştirmeler ortada. TÜRK TELEKOM'a bakın arkadaşlar veyahut da TEKEL'in alkol bölümünün özelleştirilmesine bakın; 290 milyon dolara özelleştirildi, MEY aldı; aldıktan üç yıl sonra 900 milyon dolara sattı, 900 milyon dolara alan üç yıl sonra 2 milyar dolara sattı. Neyi sattı? Bu memleketin malını sattılar. Yani 300 milyon liraya sattık biz burayı arkadaşlar, 300 milyon liraya. (CHP sıralarından alkışlar)

Veyahut da TEKEL'in depoları... Ben şahidim ya, ben şahidim, Akhisar'daki sigara fabrikası; inanın hurda parasına bile değil, hurda parasına bile değil... Saruhanlı'daki depo, ne bileyim Selendi'deki depo, Muradiye'deki depo; burayı alanlar hurdalarını sattılar, ceplerine para kaldı. Yani şimdi böyle bir kurum... Diyoruz ki gel sen bu özelleştirmeleri yap. Bakın, bunların hepsi peşkeş çekilecek ve ben şunu iddia ediyorum: Bu gayrimenkulleri kimin alacağı bile şu an bellidir arkadaşlar; iddialı konuşuyorum, kimin alacağı bile şu anda bellidir. Aynı zamanda biz bunun Anayasa'ya aykırı olduğunu da düşünmekteyiz.

Neredeyse hemen hemen her sene karşımıza çıkan BOTAŞ'ın mahsuplaşma hikâyesi. Evet, hazine ile BOTAŞ devamlı bir mahsuplaşma içerisinde; rakam 10 milyar, 20 milyar, 50 milyar liradan şu an 500 milyar liraya yaklaşmış durumda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum.

BOTAŞ'la alakalı hiçbir bilgimiz yok çünkü BOTAŞ'la ilgili hiçbir veriye ulaşamıyoruz. Bütün veriler gizli, "ticari sır" deniliyor, bilmiyoruz ve bize deniliyor ki: "İşte, doğal gazı indirimli vermekteyiz, sübvanse etmekteyiz. Bu yüzden BOTAŞ'a bir görevlendirme gideri var, görevlendirme ödemesi yapılıyor fakat biz bunu zamanında yapamıyoruz. Biz bunu zamanında yapamadığımız için BOTAŞ KDV ödeyemiyor, vergi ödeyemiyor, faiz ödemek zorunda kalıyor." Arada 500 milyar liralık bir alacak verecek var, şimdi bunu mahsuplaştırma derdindesiniz. Ancak bu yapılan şey bütçe yapma hakkına bir saldırıdır çünkü bütçenin gayrisafi olması lazım, bizim görmemiz lazım, bütün kalemleri görmemiz lazım. Bunu da ne yazık ki göremiyoruz.

Ben, bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)