| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 25.03.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ARSLAN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ grup önerisi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz aldım. Gazi Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, Türk siyasetinde duruşu ve mücadelesiyle iz bırakan, büyük dava adamı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu rahmetle, minnetle anıyorum, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum; mekânı cennet olsun.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; basın, demokratik toplumların aynasıdır. Güçlü bir demokrasi ancak özgür, çoğulcu ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bir medya yapısıyla mümkündür. Basının siyasal ve toplumsal yaşamdaki varlığı demokrasiyle yaşıttır. Hükûmetlerimiz döneminde basın alanında önemli dönüşümler hayata geçirilmiştir. Yerel basının güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının genişletilmesi, Anadolu medyasının sürdürülebilirliğini sağlamak adına hem ekonomik hem de kurumsal düzeyde önemli adımlar atılmıştır. Bugün artık yalnızca geleneksel medya değil, dijital medya, sosyal platformlar, yeni iletişim araçları da demokratik tartışmanın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İfade özgürlüğünü korumayı temel bir ilke olarak görürken dezenformasyonla mücadeleyi de kamu adına yerine getirilmesi gereken önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Çünkü özgürlük ve sorumluluk demokrasinin sağlıklı işlemesini mümkün kılan ve birbirini tamamlayan 2 temel değerdir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; basın hayatımız 1831de yayımlanan Takvim-i Vekayi'yle başlayan yaklaşık iki asırlık köklü bir geçmişe sahiptir ve demokrasimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak günümüz dünyasında ifade ve basın özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir. Gelişmiş demokrasilerde de bu özgürlükler kamu düzeni, toplumsal barış ve birey hakları çerçevesinde belirli sınırlarla birlikte ele alınmaktadır. Türkiye'de basın özgürlüğü Anayasa’nın 26 ve 28'inci maddeleriyle açıkça güvence altındadır. Ayrıca, gazetecilerin hakları da yasal düzenlemelerle korunmaktadır.
Tutuklu gazeteciler tartışmasına gelince, hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, işlediği fiiller nedeniyle yargılanmaktadır. Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye'nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MUSTAFA ARSLAN (Devamla) - Sağ olun Başkanım.
İnsanlık tarihinin en acımasız soykırımını işleyen İsrail'de son iki yılda 250'den fazla gazeteci hayatını kaybettiği hâlde Basın Özgürlüğü Endeksi'nde İsrail'i Türkiye'den öne alan bir raporu hiçbir vicdan kabul etmez. Demokratik standartları tartışmalı olan bazı ülkelerin Türkiye'nin önünde yer alması bu değerlendirmelerin sorunlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)