| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 25.03.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Van) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sözlerime başlamadan önce, cezaevinde rehin tutulan tüm yoldaşlarımı buradan saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Yüreği özgürlük, barış, eşitlik ve demokrasi için atan herkesin geçmiş Ramazan Bayramı'nı ve "Nevroz"unu da en içten dileklerimle kutluyorum.
Küresel anlamda ekonomik ve politik ciddi sarsıntıların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz hep birlikte. Konvansiyonel savaşlar geride kalırken teknik ve ticari savaşların yaşandığını maalesef hepimiz çok net bir şekilde görüyoruz ve yaşıyoruz. Kısmen de olsa kuralların ve hukukun gözetildiği eski düzende en azından bir savaş gerekçesi bulunmaya çalışılırdı ama bugün kural yok, hukuk yok, güçlü olanın kendinde her şeyi yapma hakkı bulduğu yeni bir dünya düzeninin içerisindeyiz. Rojava'da Kürtlerin, Filistin'de Gazzelilerin karşı karşıya kaldıkları muamele ile Venezuela'dan İran'a uzanan müdahale de bunların birer yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Halkların özgürlük çağrısının baskılandığı bir düzende ekonomik refah bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da maalesef olmayacaktır çünkü savaşlar sadece fiziki bir yıkım yaratmıyor, savaşların ortaya çıkardığı belirsizlik iklimi önce tedarik zincirini ortadan kaldırıyor, sonra üretim ham maddesine erişimi engelliyor ve sonuç olarak yüksek enflasyonla tüm toplumu yoksullaştırıyor. Yıllardır Orta Doğu halklarını savaş ve diktatörlük parantezine sıkıştıran her anlayışın bunda payı vardır. Bundan kurtuluşun tek yolu da şüphesiz demokrasi ve özgürlük parantezi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bugün savaş ve gerginlikler arasında barış ve demokratik toplum sürecinin önemi daha net bir şekilde anlaşılmakta. Kürt sorununa güvenlikçi anlayışla yaklaşmanın nasıl bir ekonomik soruna neden olduğu hepimizin bildiği ve bizzat yaşadığı bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Karanlık dehlizden çıkışın yolunu nihayet bulduk, müzakereci bir demokrasi anlayışıyla sorunlarımızı çözebileceğimize dair bir konsensüs oluştu. Özellikle Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısı sadece çözüm yolunu açmadı, aynı zamanda Kürtler başta olmak üzere tüm halkları savaştan uzak tutmanın yolunu da ortaya koydu. "Nevroz"la açığa çıkan tablo da barış perspektifine verilen güçlü bir destek olarak hepimizin karşısına çıktı, kendini net bir şekilde gösterdi. Bu sebeple, jeopolitik gelişmelerin etkisini konuşurken demokrasi, özgürlük ve barışa vurgu yapmadan, demokrasi, özgürlük ve barışı merkeze almadan konuşmak eksik ve yetersiz kalacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Devamla) - Barış ve demokratik toplum süreci kritik bir aşamada; korku ve paranoya eşiğini aşacağımız yer de tam olarak burasıdır, Türkiye Büyük Millet Meclisidir çünkü kalıcı ve onurlu bir barış halklarımızın en somut güvencesi olarak karşımıza çıkacaktır.
Tüm Genel Kurulu ve halklarımızı saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (DEM Parti sıralarından alkışlar)