GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Muhsin Yazıcıoğlu’na, İsrail’in işgal girişimlerine, Türkiye’nin haklı ve güçlü tutumuna, milletin yanında olmaya devam edeceklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:25.03.2026

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Çok değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; 25 Mart 2009 tarihinde hayatını kaybeden bu milletin evladı, yiğit alpereni Muhsin Yazıcıoğlu Beyefendi'yi rahmetle minnetle yâd ediyorum. Bu ülkenin gelişmesi, kalkınması için mücadele etmiş, ömrünü vermiş milletin Muhsin ağabeyi her zaman bu milletin yanında durdu. Bu ülkenin demokrasi mücadelesinde, vesayet yıllarında da 28 Şubat sürecinde de namlusunu millete çeviren vesayetçilere karşı "Namlusunu bu millete çevirenlere karşı selam durmam." diyerek doğru duruşunu, milletin yanında, milletin değerleriyle beraber oluşunu bir kez daha göstermiştir. Bu duygu ve düşüncelerle Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyimizi rahmetle yâd ediyorum, Rabb'im mekânını cennet eylesin.

Değerli Başkanım, değerli arkadaşlar; bugün İsrail'i yöneten siyonist şebekenin yayılmacı ve soykırımcı anlayışı sürdürdüğünü hepimiz yakından görüyoruz. Bölgenin ve dünyanın küresel olarak huzursuzluğuna, istikrarsızlığına yönelik atmış oldukları adımlar karşımızda rasyonel bir aklın olmadığını, bir terör anlayışının olduğunu göstermektedir. Gazze'den Lübnan'a, Suriye'den İran'a kadar İsrail'in imza attığı tüm bu eylemler kirli, yayılmacı bir ajandanın birer parçasıdır. Şimdi de İsrail Gazze'deki hukuksuzlukların yanında, Gazze'de yapmış olduğu soykırım ve hukuksuzluğuyla beraber Batı Şeria'ya da yine yerleşim alanlarını genişleterek yeni bir işgal girişiminde bulunmuştur, yeni bir işgal dalgası başlatmıştır ve Gazze'de sergilediği bu tutumun Batı Şeria'da da yapılmasına yönelik bu adımları biz şiddetle kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz. Yine, aynı yıkım stratejisini bugün Lübnan'da da ortaya koymaktadır. Lübnan'ın da Gazzeleşmesine yönelik yapılan müdahaleleri asla kabul etmiyoruz. Yaklaşık 1 milyon kişinin evini terk ettiği, ülkesini terk etmek zorunda kaldığı bu girişimlerin, bu işgal girişimlerinin son bulması insanlık onuru adına elzem bir durumdur. Keza, Mescid-i Aksa da ramazanda, bayram namazında kapılarına kilit vurularak... Müslümanların ilk kıblesi, ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'nın bu mahzunluğu da ayrıca İsrail'in yine hesabını vereceği hukuksuz ve gayriinsani diğer bir terör girişimidir, bir işgal girişimidir. Bunu da, bütün İslam âlemi olarak ve Türkiye olarak şiddetle kınıyoruz ve biz şuna inanıyoruz: Bizim gönül coğrafyamız çizilen sınırların fersah fersah üzerindedir, ötesindedir. Halep'in mahzun sokaklarından Gazze'nin yaralı yavrularına, Sudan'dan Bosna'ya, Orta Asya'ya, Doğu Türkistan'a, Kafkaslara, Balkanlara kadar bizim her zaman Anadolu irfanı olarak tüm coğrafyalardaki kardeşliğimiz, birliğimiz ve ortak duygudaşlığımız bakidir, diridir ve her zaman bu coğrafyaların, tüm mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Güçlü ve büyük Türkiye, daha bağımsız, daha güçlü bir Türkiye her zaman mazlumlar için de bir şemsiye ve sarsılmaz bir kalkan olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu "one minute"ten itibaren ortaya koyduğu Filistin davasını savunan, Filistin'in her zaman haklı davasının yanında olan tutumu gerek Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda gerekse dünyanın her platformunda en güçlü bir şekilde bu mücadeleyi vermeye devam etmektedir ve bunun en büyük şahidi aziz milletimizdir. Her küresel kriz ve bölgesel sarsıntı, Türkiye'ye yönelik saldırılara karşı Türkiye'nin haklı ve güçlü tutumu milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir ve tüm dünya tarafından çok iyi bilinmektedir. Daha bugün İran Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada "Kardeşim Erdoğan'ın siyonist rejimin yayılmacılığına karşı tutumu takdire şayandır." diye yapmış olduğu takdirleri var. Bugün biz bütün dünyada mazlumların yanında olan ve tüm savaşların karşısında olan vakur duruşu stratejik akılla, dirayetle, basiretle yöneten bir siyasal akılla süreci yönetiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gül.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugün Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla, bizi ateş çemberine çekmek isteyenlerin bu tavırlarına karşı, bu tutumlarına karşı rasyonel bir şekilde bir vatandaşımızın bile burnunu kanatmadan ve bir vatandaşımıza bile bir zarar gelmeden, etrafımız ateş çemberiyken milletimizin huzuru için, birliği için çalışmalarımızı, gayretimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda ABD ve İsrail'in komşumuz İran'a yapmış olduğu saldırıları başından beri kınadık ve buna karşı olduğumuzu söyledik, söylemeye devam ediyoruz. İsrail'in yayılmacılığının asıl sorun olduğunu hep ifade ediyoruz ve bu anlamda keza Körfez ülkelerine yapılan saldırıyı da kabul etmediğimizi yine ifade ediyoruz. Tüm bu gelişmelerde bizim temel yaklaşımımız vatandaşlarımızın birliğidir, vatandaşlarımızın dirliğidir. Türkiye tüm bu süreçte de doğrunun yanında, doğru tarafta, kendi vatandaşlarının birliğinin, beraberliğinin ve mazlumların yanında olan tutumunu sürdürmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Ve bu anlamda milletimiz çok iyi biliyor, Recep Tayyip Erdoğan demek dünyada Türkiye'ye karşı meydan okumalara karşı stratejik akılla, vatandaşımızın, 86 milyonumuzun dimdik bir şekilde huzur içerisinde yaşaması için verilen mücadelenin adıdır. Biz milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz, milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, milletimiz el ele bu ateş çemberinden de ülkemizi, milletimizi en güçlü bir şekilde, inşallah dik bir şekilde koruyacağız ve daha güçlü bir Türkiye'ye doğru yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)