| Konu: | İBB davasına ve bu sabah ünlü 16 kişinin gözaltına alınmasına, TÜİK’in yayınladığı işsizlik rakamlarına, Cihannüma Derneğine ve Türkiye’nin hava savunmasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 25.03.2026 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
İBB davası görüldükçe iftiracıların, "itirafçı" dedikleri kişilerin "Duymadım." "Görmedim." "Dediklerini duymuştum." "Bizzat tanık değilim." diyerek "Utanıyorum." diyerek ifadelerini geri aldığına tanık oluyoruz. Murat Kapki daha dün baskı altında ifade verdiğini itiraf etti. Yine, aynı şekilde, Ümit Polat iki üç gün önce üzüldüğünü, tanıklıktan çekileceğini ve para alışverişini görmediğini, sadece duyduğunu söylemek durumunda kaldı. Antalya'da bir itirafçı daha geçen hafta kendisinin baskı altında ifade verdiğini ve şu anda son derece üzgün olduğunu, daha fazla devam edemeyeceğini söyledi. Baskılarla, zorlamalarla, tutukluluk şantajlarıyla, bunlar üzerinden kurulan iddianameler tel tel dökülürken savcılık bir algı operasyonuna giriyor ve gündem değiştirmek üzere, başka şeyler konuşulsun diye defalarca yaptıkları gibi bu sabah da 16 ünlü kişi gözaltına alınıyor sabahın kör saatinde. Gerekçe, her zamanki gibi, yaratıcı da değiller; uyuşturucu kullanmak ve uyuşturucu kullanımına yardımcı olmak, kolaylaştırmak. Defalarca yaptılar, kişilerin masumiyet karinesini yok ettiler, lekelediler, görüntülerini çektiler, ifşa ettiler, peşinen yargıladılar, yandaş medyada yerden yere vurdular ve sonra ortaya çıktı ki birkaç istisna hariç neredeyse tamamında uyuşturucu kullanımı söz konusu değil; şimdi yine aynı algı operasyonunu yapıyorlar. Yargı, kolluk elbette işini yapsın, tabii ki yapacak ama Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konuda usulü var, geleneği var. Özellikle tanınan, bilinen kişileri değersizleştirmek, lekelemek adına yapılan bu operasyonları doğru bulmuyoruz ve bunun algı saptırmaya dönük olarak yapıldığını çok iyi biliyoruz.
Değerli arkadaşlar, TÜİK en son işsizlik rakamlarını yayımladı. Tabii, bu iktidar ve TÜİK -Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumu- bu iktidarın hatalarını, eksikliklerini, vatandaşın yoksulluğunu, enflasyonu, pahalılığı, işsizliği gizlemek için her şeyi yapıyor ve son verilerine baktığınızda, 2024 ve 2025 kıyaslamasında, 2025 rakamlarına baktığınızda, işsizlik 8,7'den 8,3'e düşmüş gibi görünüyor ama inanırsanız. Oysa, gerçek o değil. Gerçek işsizlik rakamını bulmanız için işsizleri, iş bulmaktan umudunu kesmiş yani "İş bulursam çalışırım." diyen ama son dört haftadır iş aramamışları katarsanız, haftalık belirli saat çalışan eksik istihdamı katarsanız 2025 yılında 2024 yılına nazaran 1,5 milyon kişi daha işsiz kalmış. İktidara sesleniyorum: Duyun bunu; son bir yılda Türkiye Cumhuriyeti'nde 1,5 milyon vatandaşımız daha işsiz kalmıştır, işsizlik artmıştır. TÜİK gerçekleri saptırmaktadır, TÜİK gerçekleri söylememektedir.
Değerli arkadaşlar, baktığınızda, özellikle gençler bakımından hepimizi kaygılandırması gereken çok daha acı verici rakamlar var. Ne eğitimde ne işte olan yani "ev genci" diyeceğiniz gençlerin oranı Türkiye'de yüzde 28 olmuş, yüzde 28. 100 gencimizden 28'i evde oturuyor, ne eğitimde ne işte "ev genci" diyoruz ve onları kaderine terk etmiş durumdayız. İşte, gerçekliğimiz budur, gerçek gündemi olması gereken budur, gözden kaçırılmak istenen de budur. Kadınlara baktığınızda bu rakam yüzde 41'e çıkıyor. Her zamanki gibi bu bozulmalardan en büyük payı yine kadınlar alıyor. Yüzde 41 kadınımız, 15-34 yaş arasındaki genç kadın Türkiye'de evinde oturuyor "ev kızı" diyorlar "ev kadını" diyorlar. Oysa bunlar üretecek, çalışacak, hayatın içine girecek ve bunları yapmadığımız için de saçma sapan, ilgili, ilgisiz birçok şey hakkında konuşmak durumunda kalıyoruz.
Değerli arkadaşlar, bir dernek var, eğitimi katleden, eğitimi tarikatların, cemaatlerin arka bahçesine çeviren...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MURAT EMİR (Ankara) - ...Millî Eğitimi, AKP'nin ve kendi beynindeki ideolojik saplantıları doğrultusunda şekillendirmeye ant etmiş, Millî Eğitim Bakanının kurduğu bir dernek var; Cihannüma Derneği. Bu derneğin daha önce yaptığı bir sürü yanlışı, üyelerinin işledikleri bir sürü suçu zaman zaman gündeme getirmiştik. Bunlar suçun kişiselliği üzerinden tartışılabilir ama bakıyorsunuz, Cihannüma Derneğinin bir üyesi bir paylaşım yapıyor, mesela, örnek veriyorum, Selim Cerrah isimli bir kişi -belli bir görevi var- bir paylaşım yapıyor ve bakıyorsunuz, neredeyse Ankara'daki il ve ilçe Millî Eğitim müdürlerinin tamamı bu paylaşıma destek veriyorlar. Böylesine siyasallaşmış, böylesine Bakanına yaranmaya çalışan ve kamu görevlisi olmanın ve eğitimci olmanın, o olması gereken ferasetinden tamamen kopmuş...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MURAT EMİR (Ankara) - ...kadrolar ve bu kadroların gençliğimizi 21'inci yüzyıla taşıyabileceğini iddia eden bir AKP iktidarı var. Çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden! Çocuklarımızın bilimsel, çağdaş eğitime ihtiyacı var ve ideolojik saplantılarınızı çocuklarımıza "eğitim iddiası" altında zerk etmeye çalışmayın.
Sayın Başkan, son bir konuyu gündeme getirmekte yarar görüyorum. Türkiye Cumhuriyeti, maalesef, yanı başımızdaki savaşa hazırlıksız yakalanmıştır, olması gerektiği gibi kendi savunmasını yapamayacağı maalesef itiraf edilmiştir. Bu gerçekten daha fazla kaçamayız. Biz S-400 projesinin doğru olmadığını, entegre olamayacağını, Türkiye'nin hava savunma sistemine elbette sahip olması gerektiğini, bu konuda her türlü özveriye bütün milletin hazır olacağını, hepimizin katkı vereceğini...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.
Buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) - ...ama bunun böylesine Rusya'ya yaranmak, günlük konjonktürel avantajlar elde etmek için yapılamayacağını söylediğimizde bizi anlamamakla, hatta vatansever olmamakla suçlamışlardı. Bugün topraklarımızın hava savunmasını NATO Patriot'larına terk eden bir iktidar var, NATO Patriot'ları olmasa Türkiye'nin hava savunması yok. Cumhurbaşkanının anımsarsınız "Onların Demir Kubbe'si varsa bizim de Çelik Kubbe'miz var." dediğini. Nerede Çelik Kubbe? Niye savunmuyor bizi? Nerede S-400'ler? Nereye koydunuz? Niye çalıştırmıyorsunuz? 2,5 milyar doları o çöp yığınına nasıl verdiniz ve bunun hesabını vermekten nasıl kaçacaksınız?
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)