GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:24.03.2026

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Bugün Ağrı Doğubayazıt'ta meydana gelen bir araç kazasında şehit olan Mehmetçik'imiz Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'a Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı dileklerimizi iletiyorum.

Yine, bayramda yüreğimizi dağlayan, Katar'daki üssümüzde meydana gelen bir elim kaza sebebiyle Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, yine, millî gururumuz ASELSAN'ımızın personelleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can kardeşlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerine, ASELSAN ailesine ve milletimize başsağlığı dileklerimizi iletiyorum.

Bölgemizde yaşanan bir kaos ve küresel bir krizin tam ortasındayız. Türkiye, hem kuzeyde hem güneyde hem doğuda hem batıda tüm gerilim hatlarında birliğini, beraberliğini, huzurunu koruma adına diplomasiden çok güçlü bir şekilde istifade etmektedir, tüm diplomatik girişimlerini en güçlü bir şekilde sürdürmektedir. Bugün küresel bir kriz yaşıyor insanlık. Yine, bölgemizde, yanı başımızda da yanan ateş var. Biz ülkemizi bu yanan ateşten korumak, 86 milyonu bu ateş çemberinden uzak tutmak için çabalıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm kurumlarımız, Dışişlerimiz, ilgili tüm kurumlarımız bu konudaki çabasını ortaya koymakta. Hem siyonizmin ortaya çıkarmış olduğu gözü dönmüş bu soykırım girişimlerine, yine işgal girişimlerine, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına yönelik tutumumuz da çok nettir, biz bu saldırıları asla kabul etmiyoruz. Yine, komşumuz İran'da birliğin, beraberliğin, siyasi birliğin, toprak bütünlüğünün de korunmasını çok önemli görüyoruz. Bu konudaki tutumumuzu, Türkiye olarak devletimizin ve milletimizin görüşünü ilgili kurumlarımız ve başta Cumhurbaşkanımız kamuoyuyla ve bütün dünyayla paylaştı. Bu hususta, bir an önce bu acıların ve bu savaşın sona ermesi hususunda diplomasinin işlemesi ve masanın, barış masasının gecikmeksizin kurulması noktasındaki tüm çabalarımız da yine ayrıca devam etmektedir. Bu konuda bizim temel yaklaşımımız, ülkemizin bu anlamda birliğini ve güvenliğini koruma noktasındaki çabadır. Tam bu noktada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin stratejik önemi de oldukça ortadadır ve milletimiz de tüm bu gerçeği bizzat yaşamıştır, tecrübe etmektedir çünkü Recep Tayyip Erdoğan demek, kaosun ortasında bir stratejik akıl demektir. Ülkemizi bu anlamdaki ateş çemberlerinden korumak, ülkemizi bu yanan ateşten korumak ve bu ateşin sönmesi hususunda da tüm diplomasi çabalarını yine ortaya koymaktır. Burada tüm yaşanan gelişmelerde de Irak'tan Afganistan'a, yine Libya'dan Suriye'ye, Ukrayna-Rusya gerilimine kadar Türkiye, esasen, nerede bir çatışma varsa bu konuda, çatışmaların durdurulması hususunda çok aktif, proaktif bir rol, misyon üstlenmiştir ve tüm bu çatışmaların sona ermesi noktasında tüm taraflarla, ilgililerle bir diplomasi ve diyalog hususundaki çabasını da güçlü bir şekilde sürdürmüştür, sürdürmeye devam etmektedir. Tüm bunları yaparken de Türkiye'nin bir güvenli huzur adası hâlinde korunmasını yine en güçlü bir şekilde bir ana mesele olarak masasında tutmaktadır.

Değerli arkadaşlar, tabii, tüm bu çalışmaların temel yaklaşımında Türkiye'nin -bölgemizdeki tüm bu gelişmeler olurken- terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ifade edilmesi gereken bir konudur. Bölgemizde yaşanan son sarsıntılarla birlikte millî cephenin, iç cephenin güçlendirilmesinin ne kadar stratejik, ne kadar hayati, ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır, bir kez daha görülmüştür. Dolayısıyla, etrafımızda ateş çemberi varken bizim iç cephemizin güçlü olması en büyük kalemizdir, en büyük dayanağımızdır. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi ve Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konudaki çağrılarıyla kurulan ve tüm siyasi partilerin de burada verdiği destekle Komisyon bir neticeye varmış ve bundan sonra silahların bırakılması ve yasal adımların atılması en temel noktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Tüm bunları yaparken şunu net bir şekilde ifade etmek lazım ki 86 milyonun birliğini, beraberliğini, kardeşliğini biz hiç kimseye ciro edemeyiz. Bu birlik, beraberlik bizim en temel güvencemizdir. 86 milyon Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle, Çerkez'iyle, Laz'ıyla bizim en büyük gücümüzdür. Ülkemizdeki en büyük servetimiz bu birliğimizdir, kardeşliğimizdir ve buna kimse engel olamayacak; bu kardeşliği kimse bozamayacak. Türk'ün gururunu, Kürt'ün onurunu hiç kimse bozamayacak. Biz, kıyamete kadar kardeşliğimizi koruyacağız ve silahların da tasfiyesiyle beraber tüm bu süreci yapacağız. Ancak bu süreçte özellikle son günlerde kamu vicdanını zedelemeye çalışan açıklamalara ve provokatörlere de izin vermemek çok önemlidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - TUSAŞ gibi çok önemli, millî, göz bebeğimiz bir kuruma yapılan terör saldırısını yapan canilerin pankartlarını açarak bir gösteride bulunmak, provoke etmek ve buna benzer tüm girişimler hususunda tavizsiz bir şekilde terörün karşısında olmaya devam edeceğiz. Bu tür girişimlere asla prim vermeyeceğiz ve bu anlamda provokatif hiçbir adımı da asla ama asla tasvip etmek mümkün değil. Biz bu vatanı bize emanet etmiş şehitlerimizi, gazilerimizi incitecek hiçbir adım içerisinde olmayız ve bu anlamda bunu gölgeleyecek hiçbir çabaya da hiçbir girişime, provokasyona da izin vermeyiz. Kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek, tüm bu çalışmaları, süreci başarıyla sürdüreceğiz.

Son olarak, Adalet Bakanımıza yönelik son günlerde yapılan kişisel itibar suikastlarını da takip ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, son dakika.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bu anlamda, özellikle, Sayın Adalet Bakanımız kamuoyuna gerekli açıklamaları yapmışlardır. Konu yargıya intikal eden bir konudur ve bu hususla alakalı da organize bir çabayla Sayın Adalet Bakanımıza yönelik kişisel suikastı, itibar suikastını da kabul etmediğimizi ifade ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)